KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/2393
- Karar no
- 2024/2297
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2019/325 Esas- 2022/205 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile taraflar arasında 20.05.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme kapsamında İstanbul Kartal'da ... Ada, ...
Parsel .. blok ...kat da bulunan 2+1 dairenin, 625.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaşıldığını, davacının satış bedelini ödediğini, buna rağmen sözleşmenin 7.1 maddesine aykırı davranılarak taşınmazın teslim edilmediğini, bu sebeple taşınmazın tescili ve kira kaybı ile TBK madde 125 den kaynaklı zararlarının giderilmesi bu mümkün olmaması halinde taşınmaz bedeli olan 625.000,00 TL'nin şimdilik 8.000,00 TL'sinin ve rayiç kira bedeli ile sözleşmenin zamanında ifa edilmemesinden kaynaklı şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul And.
Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, inşaatın bitirilme aşamasında olduğunu, inşaatın bitiminin yüklenici şirketlerde yaşanan ölümlü iş kazalarından sebeple ve darbe girişiminden kaynaklı ülkedeki gelişmelerden kaynaklı uzadığını, kira bedeli talebinin hukuka uygun olmadığını, taşınmaz devri sözleşmesinin resmi biçimde yapılması gerektiğini bu nedenle sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkemece 02/03/2022 tarihli karar ile "...1-Davanın kısmen kabulü ile terditli taleplerden takyidattan ari olarak tapu iptali ve tescili istemi yönünden imkan bulunmadığından 625.000 TL'nin 30/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının kira kaybı ve değer kaybı zararı isteminin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Yerel mahkemece karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde satıcının temerrüdünü düzenleyen TBK'nun 125.
Maddesinde ,temerrüt halinde alıcının seçimlik hakları düzenlendiğini,davacı olan alıcının bu haklarını kullanabilmesi için ortada şekil şartları yönünden geçerli sözleşme bulunması gerektiği,davaya konu satım sözleşmesinin konusunun taşınmaz olduğu,taşınmaz satım sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması gerektiği ,olayda resmi şekil şartına uyulmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğu,bu sebeple kira kaybı ve değer kaybı zararı istemimizin reddine,ödediğimiz 625.000.00TL'sının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verildiğini, Mahkemenin hukuki nitelendirmesi hatalı olduğunu,
Mahkemenin hukuki nitelendirmesi hatalı olduğunu, Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkındaki Yönetmeliğin şekil şartı başlıklı 6. Maddesi uyarınca sözleşmenin yazılı şekilde yapılması yeterlidir.Aynı maddeye göre "Satıcı,sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez." bu sebeple mahkemenin sözleşmenin geçersizliğine yönelik iddiaları yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bir an için davacının tüketici olmadığı düşünülse dahi; taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan "taşınmaz satış bilgisi ve ödeme planında" satış bedeli olan 400.000.00-TL’nin 20.05.2015 tarihinde ödendiği,bakiye 225.000.00-TL’nin sözleşme gereğince ...
AVM (Çarşı) kısmında kullanılacak alüminyum cephe,doğrama ve sürme sistemlerinin davacının distribitörü olduğu Alumil marka ürünler ile yapılacağı ve bu malzemelerin davalı tarafından davacıya siparişi geçilip malzeme bedeli+Kdv tutarındaki davalı çeklerinin davacıya teslimini müteakip 7 gün içinde nakden ödeneceği belirtildiğini, bakiye 225.000.00-TL’de 15.01.2016 tarihinde davacının banka hesabına ödenmiştir.Taraflar arasında sözleşmenin belirtilen bölümü incelendiğinde dava konusu uyuşmazlığın taşınmaz satış vaadi değil de takas usulüne dayanan ticari bir alış veriş olduğu anlaşılacağını,
bu sebeple de yerel mahkemenin hukuki tespiti yerinde olmadığını, kira kaybı ve taşınmaz değer kaybı ve diğer taleplerine de hükmedilmesi gerektiğini, sözleşme tarihi olan 2016 yılından karar tarihi olan 2022 yılı arasında ülkemizdeki yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki aşırı artış sebebiyle dava konusu taşınmazın piyasa değeri 2.500.000.00-TL-3.000.000.00-TL olduğunu, hal böyle iken müvekkil şirket çok büyük miktarda zarara uğramış ve mağdur olduğunu, Hakkaniyet ilkesi de gözetilerek müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların en azından taşınmazın karar tarihi itibarıyla piyasa değeri oranında karşılanması gerektiğini,
Bu bağlamda karar tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın takyidatsız olarak tapu iptali ve tescili olanaklı hale geldiğinden,bu konuda gerekli araştırmanın yapılarak dava konusu taşınmazın müvekkil şirket adına tescilini talep ettiklerini, ödemiş olduğu harçların (ıslah harcı-nisbi harç-tamamlama harcı vs) davalıdan tahsili ve fazla yatırılan harçların iadesi yönünde karar kurulmadığını,
açıklanan nedenlerle Tehiri icra talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02.03.2022 tarih E:2019/325,K:2022/205 sayılı kararının ortadan kaldırılmak suretiyle talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; ön ödemeli konut satış sözleşmesi uyarınca konutun davacı adına tescili olmadığı takdirde bedeli ile birlikte kira kaybı ve zararlarının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili e-imzalı 09/10/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davalı vekilleri e-imzalı dilekçeleri ile davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat davaya son veren taraf işlemlerinden biridir HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nun 309. maddesi gereğince feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. HMK'nun 310. maddesi gereğince feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Davacı tarafın davasından feragati ile HMK'nun 307. maddesi hükmü uyarınca davacı talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmiş sayılacağından ve HMK'nun 311. maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından davacının usul ve yasaya uygun davadan feragati nedeniyle İDM kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle davacının davasının feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
davalı vekilinin açık talebi doğrultusunda davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına ve kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı davadan feragat ettiğinden dairemiz kararı gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2393, K. 2024/2297, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama