KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2444
- Karar No
- 2024/2616
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2505 - 2024/2637
- Dosya no
- 2022/2505
- Karar no
- 2024/2637
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/05/2022
- Numarası
- 2019/546 Esas, 2022/557 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2022 tarih ve 2019/546 Esas, 2022/557 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/05/2011 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sanayi sitesi yakınlarında yolun kenarındaki ağaçlardan birisinin aracın üzerine düşmesi sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak sigorta şirketinin yapılan başvuruyu reddettiğini belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, doğa olayı kazanın oluşumunda yan etken olduğunu, bu nedenle illiyet bağını kesmeye yeter bir durumun söz konusu olmadığını, gerçekleşen kaza sonucu müvekkilinin yaralanmasının sigorta teminatı kapsamında kaldığını belirterek usul ve hakkaniyete aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan cismani zarar kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde:
Davacı vekili kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmediğini ve mücbir sebebin söz konusu olmadığını, rüzgarın olayda etkisi bulunsa da % 100 etken olmadığını savunmuştur.
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (aynı uyuşmazlığa ilişkin olup davanın açılmamış sayılmasına karar verilen) 2015/854 Esas sayılı dosyasında alınan 13/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı aracın sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 04/02/2020 tarih ve 922 sayılı raporunda, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, ağacın kamyonetin üzerine devrilmesi olayının % 100 etken olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporları arasında çelişki mevcut ise de, 13/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitte araç sürücüsünün yola rüzgardan devrilmiş vaziyette bulunan ağaca çarpmış olduğu şekilde dosya kapsamının ve kusur durumunun değerlendirilmiş olduğu, oysa 04/02/2020 tarihli AKT raporunda, olay ve görgü tespit tutanağı ve kazalanan araç üzerinde yapılan incelemelerden aracın ağacın devrildiği ön cam kısmının boydan boya çökmüş vaziyette olduğu değerlendirmesinin yapılmış olduğu,
buna göre ... plakalı araç sürücüsünün yola devrilen ağaca çarpmak suretiyle değil seyir halindeyken rüzgarın etkisiyle üzerine yol kenarında bulunan ağacın devrilmesi suretiyle kazalanmış olduğu, kaldı ki kazada yaralanan davacı ... ve araç sürücüsü ...'un da alınan beyanlarında olayın oluş şeklini bu yönde beyan etmiş oldukları anlaşılmakla, 13/12/2015 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, mahkemece hükme İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 04/02/2020 tarih ve 922 sayılı raporunun esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre davalının da sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, mahkeme hükmünün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2444, K. 2024/2616, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama