KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Üye
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2544 - 2024/2591
- Dosya no
- 2022/2544
- Karar no
- 2024/2591
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ... Sigorta Anonim Şirketi -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 3- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 31.10.2024
Karar Metni
1.858 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.07.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ek kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...'in 21.09.2019 tarihinde davalı ...’nun sevk ve idaresinde olan, ruhsatından ...’a ait olduğu anlaşılan ... plakalı motosikleti gerekli dikkat ve özeni göstermeden kullanmasından ötürü meydana gelen kaza sonucu hayatını kaybettiğini, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik;
müteveffanın eşi ..., çocukları ..., ..., ..., ... bakımından her biri için 1.000,00'er TL olmak üzere toplamda 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılardan müteveffanın eşi ... adına 20.000,00 TL, müteveffanın annesi ... adına 10.000,00 TL, müteveffanın çocukları ..., ..., ...’in her biri adına 10.000,00’er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 11.10.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat yönünden; davacılardan ... yönünden 1.363,00 TL'ye, ... yönünden 4.075,00 TL'ye, ... yönünden 8.054,00 TL'ye, ... yönünden 51.237,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini ve herhangi bir kabul beyanı olmamak kayıt ve şartıyla müvekkili şirkete ait poliçenin “Ölüm tazminat talepleri” sorumluluğunun, poliçe teminatı dâhilinde ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının asli kusurlu olduğunu, maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile; davacı ... yönünden 1.363,00 TL, davacı ... yönünden 4.075,00 TL, davacı ... yönünden 8.054,00 TL, davacı ... yönünden ise 51.237,00 TL destekten yoksunluk tazminatının davalılardan ...
Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 17/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 21/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; davacı ..., ..., ... ve Hatice yönünden 8.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihi olan 21/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görüldü.
Karar sonrasında davacılar vekilinin feragat dilekçesi üzerine kurulan 19.07.2022 tarihli ek karar ile; davacıların davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın diğer hükümlerinin ise aynı bırakıldığı görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden davadan feragat ettiklerini ve müvekkilleri adına ayrı ayrı tazminata hükmedilmesine rağmen vekalet ücretinin tazminat miktarının toplamı üzerinden verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bu yönüyle kararın bozulmasının elzem olduğunu, müvekkillerinin murisine yüklenilen kusur oranını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının kabul edilemeyecek kadar az olduğunu, dosyadan aldırılan iki rapor arasında çelişki olduğundan,
çelişkinin giderilmesi için tekrar rapora gönderilmiş ise de 3. raporda dosyadaki çelişkilerin giderilmemiş olduğunu ve itirazlarına rağmen mahkemece kusur oranındaki çelişkiyi giderecek ve hükme esas alınacak nitelikte bir rapor aldırmamış olduğunu beyan ederek, davalının tam kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Ek karar sonrası davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; asıl karara karşı verdiği istinaf nedenlerini tekrar etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55, ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davası yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, ek karar ile maddi tazminat davası yönünden kısmen davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı ve ek kararı davacılar vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, 21/09/2019 günü saat 08:00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... Caddesi üzerinde ... Caddesi istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan sinyalize kavşağa gelerek kendisine hitaben yeşil ışıkta geçiş yaptığı esnada aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre sol tarafında trafik akışına göre ters istikamette orta göbeğin solundan kavşağa giren destek sürücü ... ... yönetimindeki bisiklete çarpması neticesi dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma aşamasında tanzim edilen 12/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...’nun tali kusurlu olduğu, maktul sürücü ... ...’in asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut 12/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...’nun %25 oranında tali kusurlu olduğu, destek sürücü ... ...’in %75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut 15.01.2021 tarihli ATK kusur bilirkişi raporunda davalı sürücü ...’nun %10 oranında tali kusurlu olduğu, destek sürücü ... ...’in %90 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde mevcut 28.04.2021 tarihli Emekli Karayolları Fen Heyetince düzenlenen kusur bilirkişi raporunda davalı sürücü ...’nun %10 oranında tali kusurlu olduğu, destek sürücü ... ...’in %90 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve mevcut verilere göre; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile kavşakta yeşil ışıkta geçişini sürdürdüğü esnada hızını yeterince azaltarak kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmediği olayda alt düzeyde %10 oranında kusurlu olduğu,
destek sürücü ... ... sevk ve idaresindeki bisikleti ile kavşakta orta göbeğin sağından girerek kavşakta kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta durup yeşil ışığın yanması ile birlikte geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği trafik akışına ters istikamette tehlike ortamı oluşturacak şekilde kavşakta geçiş yapıp yeşil ışıkta geçiş yapan motosikletliye geçiş hakkını vermediği, trafik akışına ters istikamette gelip ışık ihlali yaparak kavşağa girip motosikletlinin seyir istikametini kapatarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %90 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacılar vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 21.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... 'nun sürücüsü, diğer davalı ...'un nın işleteni olduğu aracın, davacılar murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 10 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Her bir davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. md.leri gereği ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davalı yönünden talep edilen maddi ve manevi tazminat ayrı ayrı uyuşmazlıklardır.
Yapılması gereken öncelikle, yukarıdaki açıklama gereği her bir davacı yönünden maddi ve manevi tazminat hükümdeki gibi belirlenmeli ve yine her bir davacı yönünden ayrı ayrı hüküm kurulan hükümde kabul edilen kısım için A.A.Ü.T. 7., 10 ve 13 md. birlikte değerlendirilerek, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2544, K. 2024/2591, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama