KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2637 - 2024/2238
- Dosya no
- 2022/2637
- Karar no
- 2024/2238
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
Karar Metni
2.911 kelime·15 dk okuma·15 bölüm
Asıl dosya tarafları;
DAVACI
VEKİLİ : Av.
DAVALI
... Sigorta Anonim Şirketi - VEKİLLERİ : Av. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyası tarafları;
DAVACI : ... (T.C. )
VEKİLİ : Av.
DAVALI
... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle tazminat)
KARAR TARİHİ : 03.10.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03.10.2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.06.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; 03.08.2016 tarihinde çift taraflı kaza meydana geldiği, ... plakalı araçta yolcu müvekkili davacı ...'in kazada yaralandığını, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'un kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tarihinin 03.08.2016 olması nedeniyle; kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının 20 Şubat 2019 Tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Çerçevesinde tespit edilmesini, sürekli iş görmezlik tazminatının tahsilini talep ettiklerini, şimdilik 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davanın dava dilekçesinde özetle; 03/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile müvekkilinin yaralandığını bu yaralanma nedeni ile şimdilik 100,00 TL kalıcı yaralanmaya ilişkin maddi tazminatı davalıdan tahsilini talep etmiş, bu kaza nedeni ile daha önce ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasında dava açmış olduklarını, bu davanın henüz derdest olduğunu ve dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 08.06.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini asıl dosya yönünden 255.491,00 TL'ye, birleşen dosya yönünden ise 85.163,67 TL'ye olmak üzere toplam 340.654,67 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Asıl dosya davalısı ... Sigorta A.Ş (Yeni ünvan ...
Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle: dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğundan en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı olmaksızın bulunup bulunmadığının tespiti davalı şirketin sorumululuğu açısından büyük önem taşıdığını, bir başka deyişle somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde,
aleyhlerine hükmedilme ihtimali olan tazminat miktarında yerleşik içtihatlar gereği indirim yapılması gerekeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ... plakalı motosikletin davalı şirket tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığını, davacı yanın söz konusu motosiklette yolcu konumunda iken mezkur kazanın meydana geldiğini, davacı yanın söz konusu zararın meydana gelmesinde ağır kusuru bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, asıl dava yönünden; 163.514,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; 54.504,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı asıl ve birleşen davalar davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin haksız olarak müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapmış olduğunu, hatır taşıması indirimini kabul etmemekle birlikte, hatır taşıması indiriminin de hatalı uygulanmış olduğunu beyan ederek asgari ücret ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı asıl dava davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan başvurunun eksik evrakla yapılmış ve usulüne uygun olmayan bir başvuru olduğunu, bu nedenle işin esasına girilmeden doğrudan usulden ret kararı verilmesi gerekirken müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının yaralanma modeli dikkate alındığında dava konusu kaza öncesinde de işitme kısıtlılığı olabileceğinin akla geldiğini,
bu nedenle kaza öncesine dair varsa işitme testleri ve e - devlet kayıtlarının gönderilmesi sonrasında evrakların Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca maluliyet tespiti yapılması gerektiğini bu nedenle dosyadaki hükme esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı olduğunu, kaza sırasında davacının 18 yaşın altında olması ve aktif çalışma hayatı bulunmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu,
SGK tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ve bağlanan gelirinin peşin sermaye değerinin sorulmasının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, en doğru tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, davaya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması,
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının belirlenmesinin gerektiğini, kusur oranı belirlenirken bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmemiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleşen dosyalar davacı vekili ve asıl dosya davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 12.12.2018 gününde, Kaza Tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araçlara ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri, hastane kayıtları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Somut olayda, dava dışı Sürücü ..., 03.08.2016 günü saat 22:00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Mahallesi istikametinden ... Merkez istikametine çift yönlü ... Caddesini takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, karşı istikametten gelip ... Caddesine, sola dönüşle önüne geçen sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sağ yan arka kesimlerine çarpması sonucu, ... plakalı motosiklet yolcu konumunda olan davacının yaralanacak biçimde kaza meydana gelmiştir.
Dosya kapsamındaki ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı, ATK kusur bilirkişi raporları, araçların kaza esnasında darbeyi aldığı kesimleri ve tespit edilen diğer tüm veriler incelenip, mevcut verilere göre; dava dışı ... plakalı araç sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti, meskun mahaldeki çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, karşı istikametten gelen aracın hız ve mesafesine dikkat etmeden, kontrolsüzce sola dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan arka kesimlerine, karşı istikametten gelen,
önünü kapattığı ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücü ...’nın kullandığı motosikletin çarpmasıyla meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... plakalı araç sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti, meskun mahaldeki çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken, hızını ve sürüşünü mahal ile far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamadan seyredip, hız azaltmadan yaklaştığı olay mahalli kavşakta, karşı istikametten gelip sola dönüşle önüne geçen sürücü ...’un kullandığı kamyonetin sağ yan arka kesimlerine çarpmasıyla meydana gelen kazada %25 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 10.06.2021 tarihli ATK 2. ihtisas dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 03.08.2016 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %12 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 20.05.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yöntemi….” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı, asgari ücret üzerinden gelir elde ettiğinin kabulü ile belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Dosya içinde mevcut 07.10.2019 tarihli SGK ... İlçe Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükmedilen geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Geçici iş göremezlik tazminatı; kaza geçiren kişinin tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışmaması ve bu nedenle iş ve kazanç kaybına uğramış bulunmazı durumudur. Zarar belirlenirken, davacının elde ettiği gelir üzerinden, yani bilinen gerçek gelir üzerinden, bu belirlenemiyorsa, genel aktif çalışmaya 18 yaşında başlayacağı kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı vekili tarafından geçici iş görmezlik tazminatı yönünden yapılan incelemede; davacının 20.03.2000 doğumlu olup, kaza tarihi olan 03.08.2016 tarihi itibari ile 16 yaş 5 aylık olduğu anlaşılmaktadır. Davacının geçici iş görmezliği 10.06.2021 tarihli maluliyet raporuna göre 6 ay olarak belirlenmiş olup, bu sürenin sonunda halen davacının 18 yaşını doldurmamıştır.
Buna göre Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ve Dairemizin bu içtihatlar ile uyumlu kararları gereğince yaşı küçük olan herhangi bir yerden geliri bulunmayan çocuklar lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Ancak davacı vekil gerek dava dilekçesi ve gerek ıslah dilekçesinde açıkça ve tereddüte yer vermeyecek biçimde geçici iş görmezlik talebinde bulunmadığı ve ilk derece mahkemesince de bu hususta bir hüküm kurulmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükme esas alınan müterafik kusur indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dosya kapsamında bulunan kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş kaza tespit tutanağı incelendiğinde, motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının kaza sırasında motosiklet seyahatı için gerekli ve zorunlu koruyucu tertibat olan kask kullanmadığı anlaşılmıştır. Davacının sürücünün maluliyeti kafa bölgesine aldığı darbeye bağlı olarak oluştuğu, davacının kask ve koruyucu ekipman takmadığını, bu neden yazalı şekilde hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hatır taşıması indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 2918 sayılı KTK 87. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması benimsenmiştir. Öte yandan hatır taşıması indirimi davacının içinde (üzerinde) yolcu olarak bulunduğu araç işleteni (veva ZMMS) yönünden ve resen gözetilmeksizin davalının savunmasında bu hususu ileri sürmesi halinde uygulanması icap eder. (Yargıtay 17. Hd. 2016/14352 esas ve 2019/6316 karar sayılı ilamı)
Davacının ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunduğu, motosiklette bulunan 3 kişini arkadaş oldukları kolluk beyanlarından anlaşılmış olup %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması yerinde görülmüştür.
Ancak, davacının ... plakalı motosiklet yolcu konumunda olduğu ve ... plakalı arazın ZMMS policisinin birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı yönünden hatır taşıması indirimi sadece birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu tazminat miktarından yapılması gerekirken, asıl dosya davalı ... Sigorta A.Ş. sorumlu olduğu tazminat miktarı yönünden de indirim yapılması hatalı görülmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, asıl ve birleşen dosyalar davacı vekili ve asıl dosya davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2637, K. 2024/2238, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama