KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/2888
- Karar no
- 2024/2670
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07.11.2024
Karar Metni
1.643 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26/02/2017 günü sürücü müvekkili davacı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Bulvarı üzerinde ...
Bulvar istikametine yolun sağında seyir halinde iken kendi istikametinde önde seyir halinde bulunan beyaz renkli araç ile aralarında 10 mesafede ilerlerken, ... civarına yaklaştığında sol şeritten plakasını ve modelini bilmediği ... renkli bir aracın çok süratli bir şekilde gelerek sağa manevra ile önünde bulunan araç ile kendi aracı arasına girmeye çalışmasıyla birlikte sürücü ...'un kullanmakta olduğu ... plakalı aracın sol ön kısmından çarpıp olay yerinden kaçarak sürücü ...'ın yaralanmasına sebebiyet verdiği trafik kazasının meydana geldiğini, firari araç sürücüsü hakkında da ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasından da daimi arama kararı verildiğini, kazanın oluşumunda plakası ve sürücüsü bilinmeyen ... renkli firari araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K'nun 56/a (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek) maddesini ihlal ettiğini ve asli kusurlu olduğunu, diğer sürücü davacı ...'un ise kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, kazada ağır derecede yaralanan müvekkili ...'un kaldırıldığı ...
Hastanesi'nin acil servisinde ilk müdahalelerinin yapılarak aynı hastanenin Genel Cerrahi Servisinde tedavilerinin yapıldıktan sonra yine aynı hastanenin Beyin ve Sinir Cerrahisi Servisine yatışının yapıldığını ve belinde meydana gelen kırıklar için ameliyat edildiğini, müvekkilinin belinde meydana gelen omurilik kırıkları nedeniyle iş gücü kaybına ve kalıcı sakatlığa maruz kaldığını, müvekkilinin sigortasız çalıştığını ve resmi herhangi bir gelirinin olmadığını, davalı ...'na 30/01/2018 tarihli dilekçeleri ile yapılan başvuru neticesinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığını fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...
Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun olmadığının, kusurun %100'ünün faili meçhul araçta olduğunun tespit edildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak ve ıslaha tabi olmak üzere davalıdan kalıcı maluliyet nedeniyle dava tarihi itibariyle 1.000,00 TL maddi tazminatın, 30/01/2018 tarihli dilekçeleri ile yaptıkları başvuru tarihine müteakip 15 günlük yasal sürenin bitiminden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 09.05.2022 dilekçesi ile dava değerini 330.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminata konu kaza davacının kendi kusuru neticesinde meydana geldiğinden müvekkili kurumun ilgili tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, beyan ederek davanın esas ve usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile, 330.000,00-TL'nin 13/02/2018 tarihi itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekilince müvekkilinin maluliyet raporunun aldırıldığı bildirilen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. sayılı dosyasında, davanın takipsiz bırakıldığından dosyanın işlemden kaldırıldığını, devamında ise davanın bu nedenle reddine karar verildiğini, bundan sonra müvekkili kuruma tazminat talepli başvuru yapılmadığını, 01.06.2015 tarihinden sonra açılacak tüm davalarda dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna başvuru şartının getirildiğini, dava şartının hakimin resen gözeteceği hususlardan olduğunu, cevap dilekçesinde dava şartı bulunmadığına ilişkin itirazları belirtilmiş olmasına ve mahkemenin davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen itirazları değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verildiğini,
tazminata konu kazanın davacının kendi kusuru neticesinde meydana geldiğinden müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin ve araç plakasının tespit edilemediği hususunun davacı tarafça ispatlanamamış olduğunu, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin adli tıp veya alanında uzman bir kusur bilirkişisi vasıtasıyla yapılmasının gerektiğini, kusur tespitinin hatalı yapıldığını ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur tespitinin net olarak yapılamaması halinde, taraflara ancak eşit kusur yüklenebileceğini,
hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınmasının gerektiğini, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yöntemi hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, usulüne başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan, dava öncesi tarihten itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı kuruma 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ve faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 30.01.2018 gününde kaza tespit tutanağı, davacıya ait TC kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ruhsat bilgisi, nüfus kayıt örnekleri muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacının başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu ve buna bağılı olarak temerüt tarihine ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin kazanın gerçekleşme biçimine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır.
Bu hale göre haksız fiilini bir türü olan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada iddia olunan trafik kazasının varlığının ve varsa diğer araç sürücüsünün kusurunun iddia eden tarafından ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında bulunan olay yerine ait fotoğraflar ile diğer tüm bilgi ve belgeler de ayrıntılı olarak incelenerek değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, olay yerinin iki şeritli bölünmüş, düz, eğimsiz yol olduğu, vaktin gündüz, hava ve görüşün açık bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında ... plakalı araca başka bir aracın çarptığı yönünde herhangi bir tanık veya kamera kaydı bulunmadığı, yine 18.03.2017 tarihli tutanakta belirtilen ... plakalı aracın sol yan kesimi ile yaya kaldırımı üzerindeki ağaca çarpması nedeni ile aracın sol ön ve arka kapısının hasarlanması haricinde ön kesiminden de hasarlandığı ve sürücü ...'un ifadesinin doğrulayan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan dosya içinde mevcut kaza tespit tutanağında ''Sürücü ... idaresindeki ... plakalı otosu ile hastaneler kavşağı istikametinden gelip ... caddesini takiben ... Koleji kavşağı istikametinde seyir halinde iken 50. yıl apartmanına yaklaştığında direksiyon hakimiyetini kaybederek spin atıp aracının sol yan kısımlarını kaldırımdaki ağaca çarpması ve sürücünün yaralandığı kazanın meydana geldiği'' tespit edilmiştir.
Kaza tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar resmi nitelikte tutanak olduğu da dikkate alındığında ve tüm dosya kapsamından gerçekleşen kazaya dava dışı 3. bir aracın karıştığı davacının beyanı dışındaki bir delille ispatlanamadığından, yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2888, K. 2024/2670, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama