KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/1 Esas
- Karar no
- 2024/230
- Dava
- Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men'i ve Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 02/01/2023
- Karar yazım tarihi
- 27/11/2024
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2004 yılından beri .....
Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanı adı altında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin sektörde tanınan , tercih edilen güvenilir bir firma olduğunu, müvekkili firmanın imalini ve satışını yaptığı kimyasal ürünler ile davalı tarafın iltibaslı bir şekilde yüzey metal kimyasallı adlı bir ürün üretip satışa sunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin sektördeki tanınırlığını kullanarak müvekkilin hem ticaret unvanına hem de markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerde bulunduğunu, bu nedenlerle davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti,
men'i ve ref'i ile şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 490.000,00 TL arttırarak 500.000,00 TL 'ye arttırmış olup, harcını yatırmıştır.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının marka muhtevasında tescil edilen logo ile müvekkilinin münhasıran sembolik manada salt tabela üzerinde kullandığı logonun gözle görülür mahiyette birbirlerinden farklı olup iltibas teşkil etmediğini, davacı firmanın logosu ve matuf ibaresi "......" biçiminde olup müvekkilinin kullandığı logo ise şekilsiz ve düz yazı olarak "..... KİMYA" şeklini ihtiva etmekte olduğunu, "......" unsurunun markasal himayede müvekkilinin ticari faaliyetlerine dair olmak üzere hiçbir üründe kullanmamakta olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının davacının markadan doğan haklara tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, 2010/81062 tescil numaralı "...... " ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya rapor tanzim etmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olupi bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda sonuç olarak; davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına iltibas
oluşturmayacağı tespit sonuç ve kanaatine ulaşıldığını,
markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki
değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu,
davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği tespit
edilmekle birlikte, Yüksek Yargıtay ...... Hukuk Dairesi’nin ..... Esas ve ......
Karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4
kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme
ve takdirin mahkemeye ait olduğunu,
mahkemece tecavüze karar verilmesi durumunda;
Davalının 2018-2022 yılları arası toplam net kazancının 2.874.631,79 TL olduğunu,toplam
net kazanç davalının kurumlar vergisi beyannamelerinden hareketle tespit edilmiş olup
Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri gereği maddi tazminat tutarının takdirinin
mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizin 30/11/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince, dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ciddi görülen davacı itirazlarını değerlendirir , ayrıca her iki tarafa ait ticaret sicil kayıtları da değerlendirilerek ve özellikle unvan nedeniyle haksız rekabete de dayanıldığından haksız rekabetin oluşup oluşmadığı ve haksız rekabet halinde davacı tarafın isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu ek raporda sonuç olarak; davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına
iltibas oluşturmayacağı tespit sonuç ve kanaatine ilişkin kök raporda ulaşılan
görüşlerde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus olmadığını , işbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip
gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait
olduğunu, ticaret ünvanı kullanımı açısından ise, ünvan üzerinde davacının öncelik hakkı
olduğu dikkate alındığında, davalının ticaret ünvanındaki benzer olan ek’i
kullanımı nedeniyle TTK. M.55/1a(4) uyarınca karıştırılmanın ve haksız rekabetin
mümkün olacağını, işbu tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme
ve takdir mahkemeye ait olduğunu, mahkemece haksız rekabete karar verilmesi durumunda;
davalının 2018-2022 yılları arası toplam net kazancının 2.874.631,79 TL olduğunu, toplam
net kazanç davalının kurumlar vergisi beyannamelerinden hareketle tespit edilmiş olup
Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri gereği maddi tazminat tutarının takdirinin
mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; "......" şeklindeki davacı markası ve davalının "..... KİMYA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ" şeklindeki tescilsiz kullanımları
dikkate alındığında;
davacı markası ile davalıya ait esasen ticaret unvanı şeklindeki kullanımda yer alan kelimelerde “ayt” ibaresi ortak ise de, davacı
markasının asıl ve ayırt edici unsurunun bir bütün olarak “......” olması ve şekil
unsuruyla birlikte davacı markasının bütünsel ve farklı bir marka haline geldiği, davalı kullanımının farklı bir kompozisyon, anlam ve içerik kazandığı, taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı
bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında
yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı bir marka algısı yarattığı, markalar arasındaki farklılığın, malın/hizmetin yöneldiği tüketici kesimince fark
edilip algılanabilecek nitelikte olduğu, bu açılardan markaların
karıştırılmayacağı,
karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için
kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiği, işaretsel
açıdan farklılığın söz konusu olduğu,
bu haliyle davalı kullanımının davacı markasına yanaşma iradesi göstermediği,
markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma
ihtimalinin söz konusu olmadığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın
oluşmayacağı,
sonuç ve kanaatine varılarak, davalı kullanımının
SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığından bu talep yönünden davanın reddi gerekmiştir. Keza, haksız rekabet yönünden yapılan değerlendirmede ise , esasen davalının kullanımının markadan ziyade ticaret unvanı şeklinde olduğu, unvanın kötü niyetle tescil edildiğine dair bir iddia bulunmadığı gibi unvan terkinine dair bir talep de bulunmadığından, unvan terkin edilmedikçe kullanılması engellenemeyeceğinden bu talep yönünden de davanın reddi gerekmiştir. Marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin varlığı ispatlanamadığından buna bağlı olarak tazminat taleplerinin de reddi gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ...... Hakim ...... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/1, K. 2024/230, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama