KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/6
- Karar No
- 2024/828
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.604 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/6
KARAR NO : 2024/828
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Danışmanlık hizmeti sektöründe iştigal eden davacı şirket ile davalı yan arasında 21.03.2019 tarihinde Sigorta Teşvik Sistemi alanında danışmanlık hizmeti sunulmasına ilişkin danışmanlık hizmet sözleşmesi akdedildiğini, hizmet alan davalının, sigorta teşviklerinden faydalandırılmasını sağlamak amacıyla danışmanlık hizmeti veren davacının söz konusu hizmeti sunabilmesinin ön koşulunun, davalının e-bildirge şifrelerini davacı ile paylaşması olduğunu, hizmet akdi md. 3/b uyarınca müşteri sıfatına haiz davalının e-bildirge şifrelerini davacı ile paylaşmasının asli yükümlülüğü olduğunu, dava konusu somut uyuşmazlıkta,
davalı yanın e-bildirge şifrelerini davacı şirket ile paylaşmayarak davacının danışmanlık hizmeti sunmasını engellediğini, bu doğrultuda hem alacaklı hem de borçlu temerrüdüne düştüğünü, bunun yanı sıra davacı şirkete sözleşme bedelini ödemeyen davalı yan edim borcunu ifa etmediğini, davacı şirketin danışmanlık hizmeti sunması için, hizmet alan tarafın yani davalının işbirliği içerisinde hareket etmesi,
davacı şirketin hizmet sunması için gerekli teknik ve diğer olanakları sunması gerektiğini, davacının sunduğu danışmanlık hizmeti neticesinde hak ettiği hizmet bedelinin miktarının, hizmet alan firmanın kazandığı teşvik tutarı üzerinden yüzdelik olarak hesaplandığını, dava konusu sözleşme imzalanırken tüm şart ve koşulları bilerek ve onaylayarak kabul eden davalı tarafın, davacı firmanın çalışması ve danışmanlığı neticesinde elde ettiği sigorta teşvik kazançlarını elde etmesinin akabinde davacının süreç boyunca sarf ettiği emek ve çabalarını yok saydığını ve sözleşmeyi ihlal ettiğini,
davacı firma ile davalı arasında 24.05.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Prim Teşviklerine ilişkin danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme madde 4/b'de davalıya sunulan danışmanlık hizmetinin kapsamının belirlendiğini, Ek-2'de sunulan ve 46.237,59 TL meblağın iş bu davaya konu olmakla birlikte, madde 4/b'de yer aldığı üzere 5510 sayılı Kanun uyarınca 21.03.2019-21.03.2020 tarihleri arasında 1 yıl süresince davalı cihetinde doğan teşvikler de alacak taleplerine dahil olduğunu, sözleşmenin "Genel Şartlar" başlıklı 5. maddesinin "L" bendinde "müşteri tarafından e-posta,
e-bildirge şifreleri veya yetkili personel değişikliğinin bildirilmemesi, teşvik kapsamına dâhil olup da her ayın 15'ine kadar bilgilendirme yapılmaması, danışman tarafından bildirilen teşvik kapsamındaki kişilerin bilgilerinin yasal süresi içerisinde SGK'ya bildirilmemesi hallerinde danışmanın sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisine haizdir." hükmüne yer verildiğini, bununla beraber ilgili sözleşmenin "Süre ve Fesih" başlıklı 6. maddesinde "Müşterinin mükellefiyetlerini sözleşmede yer alan süreler dâhilinde, yerine getirmesindeki herhangi bir gecikme hali, danışmana akdi fesih hakkını verir.
Fesih tek taraflı gerçekleşse bile sözleşme imzalanmasından 1 yıl boyunca alacağı tüm teşvikleri veya hak edişleri müşteri danışmana şartsız koşulsuz öder." hükmüne yer verildiğini, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde tarafların sözleşmede belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeyi hür iradeleri ile üstlendiğini, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ise yine sözleşmede ceza-i şartın öngörüldüğünü beyan ederek,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüne, sözleşmeye aykırılık nedeniyle, (bilirkişi marifetiyle 21.03.2019 tarihinden itibaren 1 yıl boyunca alacağı tüm teşvik veya hak ediş tutarları hesaplandıktan sonra -5510 sayılı Kanun uyarınca 1 yıl süresince davalı cihetinde doğan teşvikler dahil edilerek- daha sonra artırılmak üzere) şimdilik 10.000,00 TL cezai şartın 21.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davaya konu edilmiş alacağın dayandırıldığı sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalı ile danışmanlık hizmeti sektöründe faaliyet gösteren davacı arasında 21.03.2019 tarihinde Sigorta Teşvik Sistemi alanında danışmanlık hizmeti sunulmasına ilişkin danışmanlık hizmet sözleşmesi akdedilmiş olup iş bu sözleşme üzerinde davalı şirketin onayı ve imzası alınmadan birtakım değişiklikler yapıldığını,
yargılamaya konu edilmiş 21.03.2019 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesinin "Süre Ve Feshi " başlıklı 6.maddesi ile "ücretlendirme" başlıklı 7. Maddesinin b ve c bentlerinde değişiklikler yapılmış olup iş bu değişiklikler yalnızca davacı tarafça imza altına alınmış olup söz konusu değişikliklerin onayına ilişkin davalı şirketin sözleşme metninde herhangi bir imzası bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş danışmanlık hizmet sözleşmesi iradi şekil şartına bağlanmış olup adi yazılı şekilde düzenlediğini,
TBK md.13/f.1 hükmü uyarınca yazılı şekilde akdedilmiş iş bu danışmanlık hizmet sözleşmesinde yapılacak değişikliklerin de adi yazılı şekilde yapılarak taraflarca imza altına alınması gerekirken yalnızca tek bir tarafça imzalanmış olması ve değişiklik getirilen hususların sözleşmenin esaslı unsurlarına ilişkin olmasından mütevellit 21.03.2019 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi mutlak butlanla malul olduğunu, talebe konu cezai şart sözleşmede açık hüküm altına alınmamış olup geçersiz nitelikte olduğunu,
davalı şirket ile davacı taraf arasında akdedilmiş danışmanlık hizmet sözleşmesi 9 (dokuz) maddeden ibaret olup söz konusu sözleşme maddelerinde cezai şarta ilişkin herhangi bir açık düzenleme bulunmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti-i vekâletin karsı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 04.07.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle.
Islah taleplerinin kabulü ile 46.237,59 TL tazminat taleplerinin 10.000,00 TL'si için dava tarihinden 36.237,59 TL için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle.
Taraflar, aralarında akdedilmiş bulunan sözleşmeyi iradi şekil şartına bağlamış iseler işbu sözleşmenin esaslı unsurlarından yapılacak tüm değişikliklerin de iradi şekil şartına tabi kalınarak yapılması gerekli olup yapılan değişikliğin aleyhe veya lehe olduğuna bakılmaksızın şekil eksiliğinin sözleşmeyi mutlak butlan sebebiyle geçersiz kıldığının göz ardı edilmemesi gerektiğini, kaldı ki şekil eksikliğine ilişkin yasa koyucu tarafından getirilen hükümler emredici nitelikte olup taraflar aksini kararlaştırmayacağını,
dava konusu yapılmış sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle asıl borca bağlı nitelikte olan ceza koşulunun da geçersizliği söz konusu olduğunu beyan ederek ıslahı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.------ Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ---- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Danışmanlık hizmet sözleşmeleri alanında kariyer sahibi sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedildiği belirtilen danışmanlık hizmet sözleşmesinin, sözleşmedeki cezai şart maddesinin geçerli olup olmadığı, ortada geçerli bir sözleşme var ise, sözleşme uyarınca tarafların edimlerini eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, buna bağlı olarak davacının davalıdan şimdilik kaydıyla açılmış 10.000,00 TL cezai şart alacağı olup olmadığına dair tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, danışmanlık hizmet sözleşmeleri alanında kariyer sahibi sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
12.09.2023 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, sözleşme ışığında, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu sözleşmeler ile ilgili Kanunda özel bir şekil şartı düzenlenmediği, sözleşmenin 6. ve 7. maddesinde sözleşmenin süresi ile ilgili "üç" yıllık kısmının çizilerek "bir" yıl olarak değiştirildiği, yine sözleşmenin 7. maddesinde %20 hak ediş oranının %10'a düşürüldüğü, bu değişiklikler yanında sadece ---- isim ve parafının bulunduğu, sözleşme taraflarının değişiklik paraflarına rastlanılmadığı,
mevcut durumda üstü çizilen kısımların sözleşmenin geçerliliğine etki etmeyeceği, sadece değişikliklerde sözleşme taraflarının tamamının imza parafına rastlanılmadığından, üstü çizilen hükümlerin tatbik edilebileceği, fakat ilgili sözleşme davacı tarafından sunulduğundan ve değişikliklere binaen sözleşme sonu ve hak ediş oranı daha düşük olacağından, davacı yüklenici için hakediş oranı olarak %10 oranın uygulanacağı ve bir yıllık sözleşme süresine göre cezai şartın tahakkuk edeceği,
21.03.2019 tarihli sözleşmenin sonu olan 21.03.2020 tarihine kadar davalı iş sahibinin ne kadar teşvike hak kazandığına dair dosya içerisinde SGK dan gelen bir veri bulunmadığı, bununla beraber davacının sunmuş olduğu listede 2019-04 ayı ile 2022- 01 ayları için, 6111, 7103 ve 27256 s. Kanun kapsamında, davalının toplam 462.375,94 TL teşvik elde ettiğinin beyan edildiği,
mevcut durumda sözleşme süresince davalının SGK hesabına toplam 462.375,94 TL'lik teşvik alacağı kaydedilmesi durumunda, davacının davalıdan cezai şart kapsamında 46.237,59 TL talep edebileceği rapor edilmiş olup, rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişi heyetinin ek rapordaki görüş ve kanaatinin kök rapordaki ile aynı olduğu görülmüştür.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 04.07.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 46.237,59 TL cezai şart alacağı yönünden talebini ıslah etmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, taraflar arasında kurulan geçerli sözleşmeye istinaden, davalının edimini yerine getirmemesine bağlı olarak, davacının cezai şart alacağının gündeme geldiği ve bundan sorumlu tutulması gerektiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, davacının usulüne uygun ıslah yaptığı, her ne kadar taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle 3095 sayılı kanun uyarınca ticari faizin talep edilebilmesi mümkün ise de, davacı tarafça yasal faizinde bulunulduğu,
taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilebileceği, yine davacı tarafça 10.000,00 TL için dava tarihinden, 36.237,59 TL için ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiği, buna bağlı olarak taleple bağlı kalındığı ve sonuç olarak davanın kabulü ile, toplam 46.237,59 TL'den, 10.000,00 TL'sinin 03.01.2023 dava tarihinden, 36.237,59 TL'sinin 04.07.2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/6, K. 2024/828, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama