KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/7 Esas
- Karar no
- 2024/896
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/02/2016
Karar Metni
4.266 kelime·21 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin kendisine vaat edilen şartların bir türlü gerçekleşmemesi üzerine sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmekte zorlanmaya başladığını ve akaryakıt sektöründeki rakiplerinden satış anlamında geri kaldığını, davalı tarafın kusurlu davranışları sonucu ticari ilişki kapsamında cari hesabı kapatma konusunda zorlanan davacının karşı taraf ile tüm iletişimlerin sonuçsuz kaldığını,
davalı taraf 650.000,00 TL teminat senedi ve iki adet miktar kısmı boş çek veren davacının yeterli teminatı olmasına rağmen cari hesaptaki miktar bahane edilerek akaryakıtsız bırakıldığını ve benzin istasyonunun atıl durumda bırakılmaya zorlandığını, bu sürede ... ... numaralı çekin davalı tarafından 450.000,00 TL miktar üzerinden doldurularak tahsil edildiğini, cari hesaptaki tüm alacak miktarının söz konusu çek ile doldurularak alınabilecekken davalının arada cari hesap bırakacak şekilde kötü niyetli davranış sergilediğini, davacı şirketin "..." adresinde ...
İli ...
Mahallesinde kain ve tapuda ... ada ... parselde kayıtlı 3.532,65 TL metrekare taşınmaz üzerinde kurulu ... ofisi niteliğindeki taşınmaz için davalı şirket ile 04.10.2011 tarihli "Satış Çerçeve Protokolü" ve eki niteliğindeki "Bayilik Anlaşmasını imzaladığını, sözleşme imzalanmadan önce konuşulan ve davacı lehine olan hükümlerin hiçbirinin imza altına alınan sözleşmeye eklenmediğini, davalı tarafın çeşitli yanıltmaları sonucu iradesi tam olarak sözleşmeye yansımamış davacının güven esasına ve davalı tarafça şartların iyileştirileceği sözlerine itibar edilerek iyi niyet ile sözleşmede kendi adına düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini,
imzalanan sözleşmeye ek olarak davacı tarafından davalı şirkete 650.000,00 TL tutarındaki ... Şubesi'ne ait 30.10.2014 tarihli ve ... numaralı teminat senedinin yanında ... Şubesi ... ve ... numaralı iki adet çek vade ve miktarları boş şekilde imzalanarak davalı şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğini, ....
Noterliği'nin 25.12.2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek davacıyı 3 gün içinde vadesi gelmemiş borçlarının da ödenmesini aksi taktirde sözleşmeyi fesh edeceğini bildirdiğini, davalı tarafın elinde boş çeki ve teminat senedi olan davacının tüm bu teminatlarına rağmen kalan cari hesabın bu şekilde kapatılmasının istenmesi üzerine akaryakıt istasyonunu satarak ödemesi gereken borcu ödeyip haksız bir durumla karşılaşmamak adına teminatlarını kurtarmak istediğini ve bu durumu ... ...
Noterliğinin 07.01.2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirdiğini, davalı tarafın bunun üzerine ...
Noterliği'nin 09.01.2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ve sözleşmelerini haksız olarak fesh ettiğini ve sözleşmede kararlaştırılan 200.000.- Amerikan Doları tutarındaki cezai şartla birlikte günlük 500.- Amerikan Doları fuzuli işgal tazminatını ayrıca sözleşme sonuna kadar ki mahrum kalınan kar miktarını da talep ettiğini, davacı tarafından ... ....
Noterliği'nin 19.01.2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı keşide edilerek, sözleşmeyi haksız nedenle feshettikleri, Borçlar Kanunu ilgili maddelerine göre sözleşmeyi haksız neden ile fesh ettikleri gerekçesiyle cezai şart isteyemeyeceklerini, cezai şartın ödenmiş olması halinde dahi ayrıca müspet ve menfi zarar talep edemeyeceklerinin davalıya bildirildiğini, davacının son olarak 21.01.2015 tarihi itibariyle davalı şirkete cari hesabını teminat senedinin bedeli kadar banka hesabına yatırarak kapattığını, davacının cezai şart ödemek bir yana müspet ve menfi zararlarını isteyebilecek duruma geldiğini,
ancak tüm bu yaşanlara rağmen davalı şirketin teminat senedini ve ... Tuzla Şubesi ... numaralı çeki iade etmediği gibi bu çeki hakkaniyete uygun olmayan bir şekilde doldurmakla tehdit ettiğini, iddia ederek 04.10.2011 tarihli Satış Çerçeve Protokolü ve eki niteliğindeki Bayilik Anlaşması'na istinaden davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitini ve dava sonuna kadar ...
Tuzla Şubesi ... numaralı çekin bedel kısmının boş olması sebebiyle teminatsız olarak, Mahkemece tedbir kararına hükmedilinceye kadar ki geçen zamanda çekin bedel kısmının doldurulması halinde Mahkemenin takdiri doğrultusunda belirlenecek teminat karşdığında tedbiren durdurulmasını ve dava sonunda iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüzel kişiliğini dava tarihinden önce kaybettiğini, dava açma ve tedbir talep etme ehliyeti bulunmadığını bu nedenle davanın ve tedbir talebinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'nın dava dışı ... ... Nakl. İnş. Tur. Otom. ve Den. San. Tic.
Ltd.Şti. ile birleştiğini ve 23.01.2015 tarihinde Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil edildiğini, bu kapsamda davacı ...'nın tescil ile birlikte tüzel kişiliğini yitirdiğini, birleşmenin ticaret siciline tescil ile birlikte geçerlilik kazandığını, TTK 152.
Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca devrolunan ortaklık (...) birleşmenin tescili ile birlikte infisah edeceğini, 23.01.2015 tarihinde infisah eden davacı ...'nın 28.01.2015 tarihinde iş bu davayı ikame etmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın davaya konu çekin boş olarak teslim edildiği ya da anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarını şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından düzenlenmiş yazılı bir belge ile ispat etmeye mecbur olduğunu, "Çekteki imza davacı tarafça kabul edilmesine göre,
çekin diğer kısımlarının özellikle bedele ilişkin kısmının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının davacının yasal delille ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacının Bayilik Anlaşmasındaki kabul ve taahhüdüne rağmen davalıya olan borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, satış yerindeki faaliyetini aksattığını, davacının davalı şirkete vadesi geçmiş borçlarının bulunması ve münakit Anlaşma ve Protokollerinin ihlal edilmesi nedeniyle ....
Noterliği'nden keşide edilen 25.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarın keşide edildiğini, söz konusu ihtara rağmen davacı tarafın ihlallerini sonlandırmaması nedeniyle davalı tarafından ... Noterliğinden keşide edilen 09.01.2015 tarih ve 716 yevmiye numaralı ihtarı davacı ile davalı şirket arasında aktedilen 04.10.2011 tarihli Satış Yeri Çerçeve Protokolü, Bayilik Anlaşması ve eklerinin kar mahrumiyeti ile diğer yasal hakları saklı kalmak kaydı ile,
tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğini, Bayilik Anlaşmasında öngörülen 200.000.-USD cezai şart bedelinin ifa tarihinde uygulanmakta olan TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının ödenmesinin davacıya bildirildiğini, bu kapsamda ... no.lu 470.140,00 TL meblağlı fatura düzenlendiğini, davacı tarafın cari hesapta mevcut 1.119.740,00 TL borcunun ödenmesi amacı ile dava konusu çeki keşide ettiğini ancak çekin ibrasında karşılığı bankadan tahsil edilemediğini, davacının davalı nezdinde yer alan teminatından yapılan tahsilat neticesinde ödenmemiş bakiye çek bedeli, tazminatı ve fer'ilerinin tahsili için ....
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, takibin halen derdest olup borcun ödenmediğini, davalının kar kaybı ve diğer alacaklarının tahsili için dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek davacının davalıya bir borcunun bulunmadığı iddiasına dayandırdığı hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı dosyasından verilen yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Dava, sözleşmeden ve bu sözleşme gereğince verilen teminat çekinden dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıve çekin iptali davasıdır. Davacı tarafça dava açılışında harca esas değer 1.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de 1.119.740,00 TL'lik olan çekten dolayı yatırması gereken eksik harcın tamamlanmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin ... esas sayılı doyası üzerinden yapılan yargılama:
Mahkememizce tarafların defter ve kayıtları üzerinde iddia ve itirazlar, sözleşme hükümleri, fesih, çek mahiyetleri, ödemeler, ticari ilişkide denetlenemek suretiyle bilirikişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler, taraflar arası ilişkiye dayanak 04.10.2011 tarihli Satış Çerçeve Protokolü ve Eki Niteliğindeki Bayilik Anlaşmasının iş bu davaya dayanak uyuşmazlığın konusunu oluşturduğunu, ....
Noterliği tarafından düzenlenen 09.01.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı tarafından davacıya ve Bilgi mahiyetinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na keşide edildiği, muhatap Bayi ile müvekkil arasında 04.10.2011 tarihli Satış Çerçeve Protokolü ve eki niteliğindeki Bayilik Anlaşmasının tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin 14. Maddesine göre ...her bir gün için 500.-USD fuzuli işgal tazminatı ile 18. Maddeye göre 200.000.-USD cezai şart bedelini ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde talep edildiğini,
davalı şirket tarafından 200.000.-USD cezai şart bedeli Bayilik Anlaşmasının 18. Maddesine göre 23.01.2015 tarih ve ... no.lu fatura ve 470.140,00 TL bedel ile davacı ...' ya düzenlediği, söz edilen fatura davacı şirket kayıtlarına alındığı ve ters kayıt ile çıkartılmış olduğunu, tarafların ticari defterlerine göre 31.12.2014 tarih itibari ile davacının davalıya 847.422,56 TL borçlu olduğunu, davalının davacıdan 847.422,56 TL alacaklı olduğu, tarafların bu hususta mutabık kaldığı, cari hesaptaki uyuşmazlığın 2015 yılında oluştuğu, 23.01.2015 tarihi itibari ile ...
Akaryakıt ile ... ... birleşmiş olup, devrolan şirketin hesapları ... ...'e aktarılmış olduğundan ...'nm davalı şirket ile borç/alacak bakiyesinin kalmadığını, 31.12.2015 tarihi itibari ile ... ...'ün davalı ... Petrollerinden 399,44 TL alacaklı durumda olduğunu, 31.12.2015 tarih itibari ile davacının davalıdan 474.696,00 TL alacaklı olduğu, bu meblağa uyuşmazlık konusu ...
28.01.2015 tarih ve 1.119.740,00 TL bedelli çek tutarının dahil olmadığı, söz edilen çekin cari hesaplarda bulunmadığını, 2015 yılında taraflar arasındaki bakiye farkının davalı tarafından davacıya düzenlenen 23.01.2015 tarih ve ... no.lu 200.000.-USD cezai şart bedeli olan 470.140,00 TL bedelli fatura ile davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen 10.03.2015 tarih ve ... no.lu ve 4.956,00 TL bedelli akaryakıt söküm vs. işlerine ait masraf yansıtma faturasının davacı ... ve ... ... tarafından kayıt altına alınmamasından kaynaklı olduğu,
... ... no.lu davacı tarafından vadesi ve meblağı boş olduğu ileri sürülen ancak davalı iddiasına göre 1.119.740,00 TL ve 28.01.2015 vadeli çek, davalının 23.01.2015 tarihi itibari ile davacı ...
Şirketinden alacağı rakam ile eşleştiği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ... ... no.lu vadesi ve meblağı boş olan çek fotokopisinin ise ...'a 21.08.2013 tarihinden elden teslim aldım şerhi ile teslim edildiği, davacının, ödemede zorlanıldığını ve cari hesaptaki alacak miktarının çek ile ödenebileceği buna rağmen çekin cari hesap bırakacak şekilde doldurulduğunu iddia ettiği, buna karşılık davalının, kendilerine boş çek teslim edilmediğini savunduğu,
Mali incelemede, boş çekin varlığına ilişkin "Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ... ... no.lu vadesi ve meblağı boş olan çek fotokopisinin ise ...'a 21.08.2013 tarihinden elden teslim aldım şerhi ile teslim edildiği görülmektedir" şeklinde tespit yapıldığı, bu tespit uyarınca, davalıya boş çek teslim edildiği sonucuna ulaşıldığı,
bu doğrultuda, Sayın Mahkemece, {davalının iddia ettiği ve dosya kapsamından somut bilgi ve belgeye ulaşılamayan diğer borca aykırılık iddiaları dışında) cari hesap alacağının davacının iddia ettiği şekilde ödenebileceği kabul edilirse davalı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayanmadığı ve MK m. 2 Dürüstlük Kuralına aykırı davranıldığı, aksi kanaate ulaşılması halinde haklı sebebe dayandığı sonucuna ulaşılacaktır şeklinde rapor olunmuştur.
Dava dilekçesi, davalı taraf savunması, davacı şirketin ticari kayıtlıarı ve incelenen tüm dosya kapsamınca davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda verilen karar istinaf yoluna başvurulmuş, istinaf incelemesinde istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu sefer de istinaf kararı hakkında temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/10/2022 tarih 2021/3077 Esas 2022/7047 Karar sayılı ilamıyla "Dava dilekeçesinde davacı olarak gösterilen ... şirketinin, ... şirketi ile birleşmesi kararının 23.01.2015 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil edildiği ve bu tescil kararının 29.01.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, dava dilekçesinde imzası bulunan Av. ...’nun sunmuş olduğu 28.01.2015 tarihli vekaletnamede ... ... ... Ltd. Şti. ile ... ... ... Ltd.
Şti. adına ayrı ayrı vekil kılındığı anlaşılmış olup, dava tarihinde ... .... ... Ltd. Şti.’nin birleşme nedeniyle tüzel kişiliği sona ermiş ise de, bu şirket ... ... ... Ltd. Şti. tarafından devralındığından, şirketin külli halefi olan ... ... ... Ltd. Şti.'nin davacı sıfatının bulunduğu ve kabul edilebilir yanılgıya dayalı olarak dava dilekçesinde davacı olarak ... Akaryakıt ... Ltd.
Şti.’nin davacı olarak gösterildiği anlaşılmış olup, bu durumda, mahkemece, HMK’nın 124/4. maddesi gereğince davacı vekilinin taraf değişikliği isteminin kabul edilip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu karara karşı istinaf istemlerini esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararının istinaf talebini reddeden istinaf kararı bozulmuştur.
YARGITAY BOZMA İLAMI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA
Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce 13/03/2023 tarihli duruşma zaptı ara kararı ile Davacının, 07/01/2015 tarihli " ticari faaliyetlerin akaryakıt istasyonunun satışı sebebi ile son bulduğu"na ilişkin ihtarnamesi ile, davalının 09/01/2015 tarihli " 25/12/2014 tarihli ihtara rağmen muhatabın ihlallerine son vermediği sebebi ile bayilik anlaşmasının tek taraflı olarak feshedildiği" ne yönelik ihtarnamelerin inclenerek, taraflar arasındaki bayilik anlaşmasının hangi tarihte kim tarafından feshedildiğinin tespit edilip, davalı tarafça düzenlenen 470.140,00 TL tutarındaki cezai şart faturası ile söküm bedeline dair 4.956,00 TL'lik yansıtma faturasının miktar ve yerindelik olarak uygun olup olmadığının belirlenmesi için ek rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/10/2023 tarihli raporda özetle;
"A) Mali Yönden Yapılan İnceleme ve değerlendirme neticesinde;
Taraflar arası ilişkiye dayanak 04.10.2011 tarihli Satış Çerçeve Protokolü ve Eki Niteliğindeki Bayilik Anlaşmasının iş bu davaya dayanak uyuşmazlığın konusunu oluşturduğu,
.... Noterliği tarafından düzenlenen 09.01.2015 tarihli ve 00716 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı tarafından davacıya ve Bilgi mahiyetinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na keşide edildiği, muhatap Bayi ile müvekkil arasında 04.10.2011 tarihli Satış Çerçeve Protokolü ve eki niteliğindeki Bayilik Anlaşmasının tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmenin 14. Maddesine göre …her bir gün için 500.-USD fuzuli işgal tazminatı ile 18. Maddeye göre 200.000.-USD cezai şart bedelini ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde talep edildiği,
Davalı şirket tarafından 200.000.-USD cezai şart bedeli Bayilik Anlaşmasının 18. Maddesine göre 23.01.2015 tarih ve ... no.lu fatura ve 470.140,00 TL bedel ile davacı ...’ ya düzenlediği, söz edilen fatura davacı şirket kayıtlarına alındığı ve ters kayıt ile çıkartılmış olduğu, ancak davacı şirketin 470.140,00 TL tutarlı faturaya nasıl itiraz ettiğinin tespit edilemediği,
Tarafların ticari defterlerine göre 31.12.2014 tarih itibari ile davacının davalıya 847.422,56 TL borçlu olduğu, davalının davacıdan 847.422,56 TL alacaklı olduğu, tarafların bu hususta mutabık kaldığı, cari hesaptaki uyuşmazlığın 2015 yılında oluştuğu,
23.01.2015 tarihi itibari ile ... Akaryakıt ile ... ... birleşmiş olup, devrolan şirketin hesapları ... ...’e aktarılmış olduğundan ...’nın davalı şirket ile borç/alacak bakiyesinin kalmadığı,
31.12.2015 tarihi itibari ile ... ...’ün davalı ... Petrollerinden 399,44 TL alacaklı durumda olduğu,
31.12.2015 tarih itibari ile davacının davalıdan 474.696,00 TL alacaklı olduğu, bu meblağa uyuşmazlık konusu ... 28.01.2015 tarih ve 1.119.740,00 TL bedelli çek tutarının dahil olmadığı, söz edilen çekin cari hesaplarda bulunmadığı,
2015 yılında taraflar arasındaki bakiye farkının davalı tarafından davacıya düzenlenen 23.01.2015 tarih ve ... no.lu 200.000.-USD cezai şart bedeli olan 470.140,00 TL bedelli fatura ile davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen 10.03.2015 tarih ve ... no.lu ve 4.956,00 TL bedelli akaryakıt söküm vs. işlerine ait masraf yansıtma faturasının davacı ... ve ... ... tarafından kayıt altına alınmamasından kaynaklı olduğu,
... ... no.lu davacı tarafından vadesi ve meblağı boş olduğu ileri sürülen ancak davalı iddiasına göre 1.119.740,00 TL ve 28.01.2015 vadeli çek, davalının 23.01.2015 tarihi itibari ile davacı ... Şirketinden alacağı rakam ile eşleştiği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ... ... no.lu vadesi ve meblağı boş olan çek fotokopisinin ise ...’a 21.08.2013 tarihinden elden teslim aldım şerhi ile teslim edildiği, çek teslimine itiraz eden davalı vekilinin o halde bu çeki davacıdan hangi belge ile tahsil ettiğini belgelendirmesi gerektiği, ... ile davalı şirket arasındaki işçi/işveren vs. başka bir ilişki olup olmadığının araştırılması gerekip gerekmediği hususunun Sayın Mahkemenin takdirlerinde olacağı,
B) Genel İnceleme ve değerlendirme neticesinde ;
• .... Noterliği tarafından düzenlenen 25.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, davacıya 3 gün süre verilerek, 3 gün için belirlenen aykırılıkların giderilmemesi ve 1.360.932,70 TL’nin ödenmemesi halinde protokol ve anlaşmaların feshedilerek cezai şart ve kar mahrumiyetinin talep edileceği bildirilmiştir.
Şu hâlde Sayın Mahkemenin takdirine bağlı olarak somut olayda anılan ihtarnamenin karşı tarafın hakimiyet alanına varmasının eş deyişle tebliğinin üzerinden 3 gün geçmesi ile sözleşmenin feshedilmiş olacağı düşünülmektedir. Ancak dosya kapsamından anılan ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ edilip edilmediği, edildi ise hangi tarihte edildiği belirlenememektedir.
Bununla birlikte anılan feshin hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesi ve haklı olabilmesi için ayrıca sözleşmede veya yasada sayılan fesih sebeplerinden birinin gerçekleşmesi eş deyişle ihtarnamede anılan borca aykırılıkların gerçekleşmesi şarttır. Nihai takdir Sayın Mahkemededir.
• Her ne kadar .... Noterliği tarafından düzenlenen 09.01.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, “….muhatap Bayinin anılan kabul ve taahhüdüne rağmen müvekkile olan borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğü, satış yerindeki faaliyetlerini aksattığı, …. ...
Noterliğinden keşide edilen 25.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtara rağmen muhatabın ihlallere son vermediği, muhatap Bayi ile müvekkil arasında 04.10.2011 tarihli Satış Çerçeve Protokolü ve eki niteliğindeki Bayilik Anlaşmasının tek taraflı olarak feshedildiği,
sözleşmenin 14. Maddesine göre …her bir gün için 500.-USD fuzuli işgal tazminatı ile 18. Maddeye göre 200.000.-USD cezai şart bedelini ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde talep edildiği” ifade edilmişse de 25.12.2014 tarihli ihtarnamede verilen 3 günlük süre nedeniyle sözleşmenin -yasa veya sözleşmeden- doğan bir sebebin varlığı eş deyişle ihtarnamede anılan borca aykırılıkların gerçekleştiği ihtimaline dayalı olarak karşı tarafa tebliğinden itibaren 3 gün geçmekle sözleşmenin feshedildiği sonucuna varılabilir.
Ancak belirtildiği üzere anılan aykırılıkların gerçekleşip gerçekleşmediği ve 25.12.2014 tarihli ihtarnamenin karşı tarafça tebliğ edilip edilmediği, edildi ise ne zaman edildiği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Nihai takdir Sayın Mahkemededir. Ara kararda belirtilen diğer ihtarname ise ... ... Noterliği tarafından düzenlenen 07.01.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamedir.
Bu ihtarnamede, davacı“ticari faaliyetlerinin Akaryakıt istasyonunun satışı sebebiyle son bulduğu, bu sebep ile taraflarına ait istasyonda bulunan tüm kurumsal kimlik ve ekipmanlarının 3 gün içinde teslim alınması, alınmadığı taktirde tüm hukuki ve cezai sorumluluğun taraflarına ait olacağı” ihtaren bildirilmiştir.
Anılan ihtarnamede de fesih iradesi söz konusudur ancak davalı tarafından daha önce keşide edilmiş olan ve aykırılıkların 3 gün içinde giderilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği ihtarnamenin tebliğinden önce karşı tarafa varmış olması ve akaryakıt istasyonunun satışı sebebiyle davacının fesih hakkının sözleşmede yer alması halinde hüküm ve sonuçlarını doğurabileceği düşünülmektedir. Nihai takdir Sayın Mahkemededir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin 5 nolu celse ara kararı ile dosyanın akaryakıt sektör bilirkişisi ...'a tevdii ile, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi döneminde, bayi tarafından mal alım talebinin ( yazılı/sözlü) nasıl yapıldığı, dava konusu sözleşme kapsamında, sözleşmede belirlenen miktardaki alım taahhüdüne uyulmaması/uyulamaması hususlarının gerekçelerinin araştırılıp belirlenmesi, davalı tarafından gönderilen 25/12/2014 tarihli fesih ihtarnamesinde belirtilen ihlallerin gerçekleşip gerçekleşmediği, feshin haklı olup olmadığının sektörel açıdan değerlendirilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından sunulan 13/03/2024 tarihli raporda özetle;
Genel itibariyle,
Akaryakıt dağıtım sektöründe, akaryakıt istasyonu bayilerine yapılan akaryakıt ürün satışlarında, "Peşin Satış" ilkesi, uygulanmaktadır.
Akaryakıt istasyon bayileri, istasyonlarında satılacak akaryakıt ürün taleplerini, dağıtım şirketinin sipariş portalından akaryakıt ürün cinsi ve miktarı girerek talepte bulunurlar. Talep edilen miktar karşılığı ürün bedeli, dağıtım şirketinin dönemsel olarak uyguladığı satış/pazarlama politikaları kapsamında, Peşin, Vadeli Çek veya DBS (Doğrudan Borçlanma Sistemi) ödeme şekilleriyle, ödenir.
Kurumsal Akaryakıt dağıtım şirketlerinin satış/pazarlama politikaları doğrultusunda ve Sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında, bu ödeme şekilleri;
a-) Peşin satış uygulaması; Sektörel genel uygulama olup, Akaryakıt istasyon bayii tarafından sipariş edilen akaryakıt ürün bedeli, dağıtım şirketi banka hesabına havale edilerek, ürün satışı gerçekleşmektedir. Dönemsel olarak ve/veya taraflar arasında akdedilmiş sözleşme hükümleri kapsamında, peşin satışlara yönelik, dağıtım şirketi tarafından belirli iskontolar uygulanabilmektedir.
b-) Vadeli Çek uygulaması; Akaryakıt istasyon bayii tarafından, dağıtım şirketinin belirlediği bankadan ve dağıtım şirketinin hazırladığı metne uygun olarak, dağıtım şirketi lehine düzenlenen Banka teminat mektubu (BTM) ve/veya Gayri Menkul İpoteği karşılığı, bayinin risk/analiz değerlendirmesi ile dağıtım şirketi satış politikaları doğrultusunda belirlenen bir oranda, vadeli mal alımına yönelik LİMİT BEDELİ kadar, vadeli akaryakıt ürün satışı, yapılabilir.
Metni özel olarak sadece vadeli akaryakıt ürünü satışına yönelik düzenlenmiş banka teminat mektubunda, BTM bedeli kadar (%100) limit açılabilir ve bu limit dahilinde akaryakıt ürün satışı gerçekleşebilir.
Gayri Menkul İpoteklerinde ise, ipotek bedelinin azami %50-%60' ı oranında limit açılarak vadeli(Çek) akaryakıt ürün satış uygulaması, kurumsal dağıtım şirketi politikaları doğrultusunda uygulanabilir.
Bununla birlikte,
Sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında ve kurumsal dağıtım şirketleri nezdinde "BOŞ ÇEK", bir teminat aracı olarak kabul görmediği, sektörel olarak değerlendirilmektedir.
c- Direk Borçlanma Sistemi (DBS) uygulaması; Kurumsal dağıtım şirketlerinin, bayilere yapacakları akaryakıt ürün satışlarına yönelik fatura tahsilatlarının otomatik olarak banka üzerinden gerçekleştirilmesini sağlayan bir nakit/kredi sistemidir. Dağıtım şirketine, anlaşmalı banka üzerinden akaryakıt ürünü fatura ödemeleri yapılır.
Madde 2 ve 9' da, hüküm altına alındığı şekliyle, ödeme ve kesintisiz pompadan satış konularının sektörel teamül ve uygulamalarla uyumlu olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamında, davalı ... nezdindeki davacının Cari Hesap ekstresinden, davacı bayinin akaryakıt ürün alımlarında kısa vadeli ve Peşin akaryakıt ürün alımı şeklinde uygulama yapıldığı,
18.01.2014 tarihine kadar, davalı ... lehine düzenlenmiş 650.000.- TL bedelli BTM kadar Limit doğrultusunda cari hesap oluştuğu,
Bu tarih itibariyle mevcut cari hesap, kısa vadeli ve peşin akaryakıt ürün alımlarıyla devam edilerek, 650.000.-TL Banka Teminat Mektubunun üzerinde ve davacı bayi lehine arttırılarak devam ettiği, görülmektedir.
Banka teminat mektubuna yönelik olarak;
Taraflar arasında akdedilen SATIŞ ÇERÇEVE PROTOKOLÜ' nün VI - TEMİNAT başlığı altında;
"Taraflar arasında akdedilmiş Protokol, Bayilik Anlaşması ve sair taahhütlerden doğmuş ve doğacak borç, cezai şart ve kar mahrumiyeti ve sair her türlü borç ve taahhüdünün garantisini teşkil etmek üzere, ..."
Yazıl olduğu görülmekte olup, İşbu Banka Teminat mektubunun sadece vadeli mal alımlarına yönelik risk karşılığı değil, sözleşme kapsamında doğmuş ve doğacak her türlü borç ve taahhütten kaynaklı riskin karşılanması amaçlı olarak talep edildiği şeklinde hüküm altına alındığı, görülmektedir.
Bununla birlikte, Davalı ...' nin, davacı bayisi ile olan mevcut ticaretinde davacı bayi lehine pozitif risk alıp, finansal avantaj/destek sağlayarak, elindeki 650.000.- TL bedelli Banka Teminat Mektubu limitinin çok üzerinde mal satışı sağlayarak cari hesap limitleriyle çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından gönderilen 25/12/2014 tarihli fesih ihtarnamesinde belirtilen ihlallerin gerçekleşip gerçekleşmediği, Konusu;
a-) Davalı ... tarafından ... Noterliği’nden keşide edilen 25.12.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile hususları davacıya bildirilmiş olduğu, görülmektedir.
Dava dilekçesi ve devamındaki beyanlarda ;
Davalı tarafa sözleşme kapsamında 650.000 TL’lık teminat senedi ve iki adet miktar ve vade kısmı boş bırakılan çek verdiklerini, Tüm bu iyi niyetli davranışlarına ve yeterli teminatı olmasına rağmen cari hesaptaki miktar bahane edilerek istasyon akaryakıtsız bırakılmış ve istasyonunun atıl durumda bırakmaya zorlandıklarını, Cari hesap nedeniyle davalı şirkete ödenmesi gereken tüm tutar davalı şirkete verilen boş çekler ile karşılanabilecek durumda iken davalının kötü niyetli olarak müvekkil şirkete yakıt ikmali sağlamaması nedeniyle müvekkilinin rakip firmalar ile rekabet edemediğini ve ticari hayatta büyük zorluklar yaşadığı, Şeklinde beyanda bulundukları, görülmektedir.
Bu doğrultuda, Ödenmeyen cari borcun mevcut olduğu ve davalı ... nezdinde bulunan 650.000.- TL Banka Teminat Mektubunun da bu borcu karşılamadığı, görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Ve 18. maddesinde,b-) Davacı bayinin en son Peşin Bedelli olarak 28.10.2014 tarihinde Motorin ve Kurşunsuz benzin aldığı, cari hesap ekstresinden gözükmektedir.
İhtarnamenin düzenlendiği tarih 25.12.2014' dür. Dolayısıyla ihtarnamenin düzenlendiği tarih baz alındığında yaklaşık iki aylık süre bakımından, ortalama satış potansiyeline sahip olan bir istasyon için bile oldukça uzun bir zaman aralığında, akaryakıt ürünü alımı yapılmadığı, anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında davacının işlettiği akaryakıt istasyonunda nihai tüketiciye pompadan akaryakıt ürün satışının ne zaman sonlandırıldığı ve akaryakıt istasyonunun ne zaman işlevsiz hale geldiği tespit edilememekle birlikte, satış potansiyeli yüksek olan istasyonunun, bu son alınan akaryakıt ürünleriyle nihai tüketiciye vereceği hizmetin uzun süreli olamayacağı (azami 3-4 gün) ve pompadan nihai tüketiciye akaryakıt ikmalinin durduğu, sonucuna ulaşılabilmektedir.
Akaryakıt istasyonunda nihai tüketiciye yönelik Satış hizmetinin hangi tarihte tam olarak sonlandığının tespiti ise, EPDK' otomasyon bilgileri kapsamında EPDK'ndan talep edilebileceğni, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arzederim.
Bu doğrultuda, Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında, Davacının işlettiği akaryakıt istasyonunda nihai tüketiciye akaryakıt ürünü satışının kesintisiz olarak devam ettirme yükümlülüğünün hüküm altına alındığı, sabittir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin feshedilmesinin sektörel değerlendirilmesi;
Sayın mahkemenin 2023/7 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan huzurdaki davanın 15.12.2023 tarihli duruşmasında oluşturulan ara kararındaki görevlendirme konularıyla sınırlı olmak üzere;
Nihai sektörel değerlendirme ile; Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmelerde yazılı hükümlere rağmen davacı bayinin, davalı dağıtım şirketi ...' ye olan cari borcun mevcudiyeti ve ödenmemesi karşısında, istasyonun asıl işlevi olan nihai tüketiciye kesintisiz olarak pompadan satış yapılması yükümlülüğünü de aksatılmış olduğu, anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda, Davalı ...' nin , taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeleri tek taraflı feshetmesinin, Sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında geçerli nedenlere dayandığı, sektörel sonucuna ulaşılmaktadır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin 8 nolu celse ara kararı ile dosyanın bilirkişiler ..., ...'ye yeniden tevdii ile, sunulan raporlar ve raporlara yönelik itirazların değerlendirilmesi için heyet halinde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/09/2024 tarihli ek raporunda özetle;
"Davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesi değerlendirilerek düzenlenen işbu ek heyet raporunda, heyette bulunan diğer bilirkişilerin görüş ve değerlendirmelerinden bağımsız olarak; 13.03.2024 tarihinde sunmuş olduğum kök raporumdaki sektörel görüş ve kanaatlerimi muhafaza ederek aynen tekrar ettiğimi,
2.Genel değerlendirme bakımından kök ve ek raporda işaret edilen hususlarda değişiklik gerektiren bir durum söz konusu olmayıp, borca aykırılıkların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda sektörel bakımından değerlendirme yapılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre;
Taraflar arasındaki bayilik anlaşmasında, Anlaşmanın Feshi başlıklı 14. Maddesinde "..., taraflar arasında münakit “Satış Yeri Çerçeve Protokolü” ve/veya Protokolün eki niteliğindeki işbu Anlaşmanın ve Taahhütlerin ve/veya mevzuatın, herhangi bir hükmünün kısmen veya tamamen Bayi tarafından ihlali halinde, süre sonunu beklemeksizin işbu Anlaşmayı derhal feshetmek yetkisini haizdir. Bayi, ...'nin bu hakkını peşinen kabul etmiştir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Yine Taraflar arasında akdedilen Satış Yeri Çerçeve Protokolü'nün V. maddesinde, davacının ikmal ettiği ürün bedellerini vadesinde ödememesi ve/veya ürün ikmalini durdurması halinde davalı tarafın Protokol ve eki niteliğindeki Bayilik Anlaşması'nı haklı nedenle feshedebileceği düzenlenmiştir.
Mahkememizce aldırılan raporlarda sektör bilirkişisinin değerlendirmelerinde de belirtildiği üzere taraflar arasında akdedilmiş sözleşmelerde yazılı hükümlere rağmen davacı bayinin, davalı dağıtım şirketi ...' ye olan cari borcun mevcudiyeti ve ödenmemesi karşısında, istasyonun asıl işlevi olan nihai tüketiciye kesintisiz olarak pompadan satış yapılması yükümlülüğünü de aksatılmış olduğu, bu bağlamda da davalı ...' nin , taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeleri tek taraflı feshetmesinin, sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında geçerli nedenlere dayandığı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda davalı ... tarafından yapılan feshin haklı olduğu, buna göre de cezai şart bedelinin talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Dosyada alınmış olan 06.04.2018 tarihli Bilirkişi Raporunun 12. sayfasında, davacı şirket hesabını gösteren tabloda da görüldüğü üzere, 23.01.2015 tarihi itibarıyla davacı şiretin davalı şirkete cezai şart faturası hariç 649.600,00 TL tutarında borcu bulunmakta olup, bu borç tutarı davacı kayıtlarına göre fesih tarihi itibarıyla ödenmemiş olup, fesih tarihi olan 09.01.2015 tarihinde davacının davalı şirkete muaccel borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Davlı kayıtlarından görüleceği üzere sonrasında da 470.140,00 TL'lik ceza faturası eklenmiş olup, toplam borç 1.119.740,00 TL olmuş, davalı kayıtlarında 13/02/2015 tarihli teminat mektubu ödemesi açıklaması ile 650.000,00 TL bedelli teminat mektubu ödemesi mahsup edilmiş ve 4.956,00 TL'lik söküm bedeli faturası düzenlenerek davacı borcu 474.696,00 TL'ye ulaşmış olduğu belirlenmiştir.
Nihai olarak bayilik anlaşmasında öngörülen 200.000.-USD cezai şart bedelinin ifa tarihinde uygulanmakta olan TCMB döviz satış kuru üzerinden ... no.lu 470.140,00 TL meblağlı fatura düzenlendiği, davacı tarafın cari hesapta mevcut 1.119.740,00 TL borcunun ödenmemesi üzerine çekin 1.119.740,00 TL olarak doldurulup bankaya ibraz edildiği, tahsil edilememe üzerine sonraki süreçte 650.000,00 TL7lik teminat mektubundan yapılan tahsilat sonrasında 469.740,00 TL bakiye kaldığı,
davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen 10.03.2015 tarih ve ... no.lu ve 4.956,00 TL bedelli akaryakıt söküm vs. işlerine ait masraf yansıtma faturası ile birlikte toplam bakiye borcun 474.696,00 TL olduğu, dava konusu 1.119.740,00 TL bedelli çekin 470.140,00 TL'lik kısmının takibe konulduğu ve bakiye borç miktarının altında olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın dava konusu takip dolayısıyla borcu olmadığına dair davasının reddinin gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Dosya kapsamında verilen tedbir kararı infaz edildiğinden, İİK 72/4 Maddesi uyarınca duran takip miktarı olan 589.721,93 TL'nin %20'si olan 117.944,38 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İİK 72/4 Maddesi uyarınca dosya kapsamında verilmiş olan tedbirin kaldırılmasına,
4-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 27,70-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 17.755,85 TL harçtan mahsubu ile fazla alınmış olan 17.355,95 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacı tarafa iadesine,
5-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yatırılan gider avansından kullanılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verillesine,
7-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
8-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 92.458,29 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/7, K. 2024/896, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama