KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/4 Esas
- Karar no
- 2024/207
- Dava
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
- Dava tarihi
- 05/01/2023
Karar Metni
3.328 kelime·17 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Türkiye'nin müzik sektöründe müzik yapımı, dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden en büyük firmalarından olduğunu, müvekkilinin Türkiye'deki müzik yapımcılarının meslek birliği ...'ın, dünya genelinde ise Londra'da merkezi bulunan ...'nin üyesi olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri 14 yıl boyunca ... yönetiminde aktif görev yaptığını, müvekkili şirket ve grup şirketlerinin bünyesinde ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi önemli sanatçılar başta olmak üzere 100'den fazla sözleşmeli sanatçı bulunmakta ve ayrıca müvekkili ...,
150 bin müzik eserinin de mali hak sahibi olduğunu, müvekkili FSEK md.80/B kapsamında dava konusu müzik albümlerinin fonogram yapımcısı haklarına sahip olan bağlantılı hak sahibi olduğunu, 2 numaralı davalı ise yine müvekkili ile aynı şekilde dava konusu eserlerin bağlantılı hak sahibi olup FSEK md.80/A kapsamında icracı sanatçı sıfatını haiz olduğunu, davalı ..., ...'de herhangi bir müzik faaliyetine sahip olmadığını, tamamen Türk sanatçı ve yapımcılar tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nde yapımı gerçekleşmiş müzik albümleri üzerinde hak iddia eden, taciz amacıyla ..., ...,
... gibi dijital müzik platformları üzerindeki uyar-kaldır mekanizmalarından yararlanarak Türk müzik yapımcılarının müzik yayınlarını durdurarak onlara zarar verme amacı güden bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin "...", "..." ve "..." albümlerinin hak sahibidir ve eser işletme belgelerine sahip olduğunu, davalılar veya yetki verecekleri üçüncü kişiler tarafından yapılacak her türlü yayın, müvekkilinin sahip olduğu haklara tecavüz teşkil edeceğini, tecavüz teşkil eden eylemlere karşı taraflarınca ...
4. FSHHM'nin ... d.iş dosyası nezdinde delil tespiti talebinde bulunulduğunu, davalı sanatçının üye olduğu müzik meslek birliklerinin kayıtlarının, üyelik sözleşmesi, dijital umuma iletim yetkisi ve dijital yayınlardan elde edilen gelir ile sanatçıya yapılan ödemeler ..., ... ve ... kaytlarında yer aldığını, davalı ..., başka sanatçılar da olduğu gibi müvekkili şirketten izinsiz olarak dava konusu albümleri dijital ortamda yayınlamaya çalışmakta, ...
Mahkemesinde açtığı davada albümler üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu iddia etmekte ve dava konusu eserlerin yayın gelirlerini tahsil etmeye çalıştığını beyan ve gerekçelerle listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin fsek md. 80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespitine, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ve kardeş şirketleri ...., ..., ... vb. şirketleri, uzun yıllardır gerek dava dışı ... ve ... Şirketleri'nin 2007 yılındaki iflası sonrası iflas masasından satın aldığı eser işletme belgeleri, gerek içerisine sızdığı ...'ten usulsüz işlemlerle devraldığı eser işletme belgelerine dayanarak, böyle bir hakları olmamasına rağmen sanatçılara ait dijital haklara tecavüz ederek,
bunlardan haksız şekilde gelir elde etmekte ve sebepsiz zenginleşmeye devam ettiğini, geçtiğimiz 10 yıllık süreçte, sanatçılar tarafından kendilerine açılan veya bu şirketler tarafından sanatçılara açılan davaların sonucunda, eserlerin dijital mecralarda kullanım haklarının münhasıran sanatçılara ait olduğu hüküm altına alındığını, bu sanatçılar, dijital mecralarda haklarının daha doğru ve adaletli şekilde yöneteceğine inandıkları müvekkili şirkete dijital haklarını devrettiğini, müvekkili ..., tamamen Türk sermayesi ile ...'de kurulmuş bir müzik yapım ve dağıtım şirketi olduğunu, şirketin ortakları %50 hisseyle ...,
%25 hisseyle İbrahim ... ve %25 hisseyle ... olduğunu, ...’da mukim bir ofisi bulunan, tamamen yasal faaliyet gösteren yeni bir şirket olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ... sahte vekaletnameler ve imzalarla 17.11.2011 tarihinde bir genel kurul düzenlediğini, bu genel kurul ile ... kendisini ...Genel Müdürü olarak 6 ay süreyle münferit imza yetkilisi olarak ilan ve tescil ettiğini, bu sayede...’e ait eserleri usulsüz bir şekilde kendisine ait ...’e devretmiş ve bu mahkeme kararı ile kesinleştiğini, davaya konu albüm ve eserler ilk olarak ... ve/veya Grup şirketleri tarafından piyasaya çıkartıldığını,
ancak ... ve grup şirketleri 2007 yılında iflas ettiğini ve sonrasında içinde davaya konu albüm ve eserlerin de bulunduğu bir çok eser işletme belgesi ... İflas Müdürlüğü tarafından satışa çıkartıldığını, dava dışı ..., yapılan ihale ile eser işletme belgelerini satın aldığını ve ardından davacı şirkete devrettiğini, davacıların dosyaya sunmuş oldukları eser işletme belgelerine bakıldığında, dava konusu albümün yapımcı ve üretici sıfatıyla ilk önce ... Tic.
A.Ş. veya alt şirketleri ..., ..., ..., ... adına düzenlenmiş olduğunu davacıların sunmuş oldukları eser işletme belgeleri, yapımcı-üretici sıfatıyla ...Tic.
A.Ş. adına ve sadece plak, kaset ve kompakt disk gibi fiziki ses taşıyıcılar ile sınırlı olarak düzenlendiğini, iflas masası tarafından satılan ... ve grup şirketlerine ait eser işletme belgeleri, içeriğinde FSEK 52. maddeye uygun sözleşmeleri barındırmadığından, hiç bir mali değeri veya hak doğurur yönü olmadığını, yani ..., basiretli bir tacir gibi davranmayarak, iflas masasından hiç bir değeri olmayan ve hiç bir işe yaramayan belgeler satın almıştır.
İflas masası tarafından satılan ve... tarafından satın alınan bu değersiz belgelere bir değer yüklenmesi her şeyden önce kanuna aykırı olduğu gibi, "Eser Sahibi Lehine Yorum İlkesi"ne aykırı olarak hiç bir kusuru olmayan müvekkiller nezdinde de adaletsiz bir durum yaratacağını, dava dışı ...tarafından, ...'e yapılan devirler de fsek md 49, 52 ve 54 kapsamında hukuka aykırıdır ve geçersiz olduğunu, ... tarafından, davacının ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olduğunu belirten belgelerin hiç bir geçerliliği olmadığını, dava konusu icraların sahibi,
eserlerinin izinsiz olarak dijital mecralarda kullanılması ve pursantaj payını alamaması nedeniyle ...
13. Noterliği'nden gönderilen 17.01.2014 tarih ve 00449 numaralı ihtarname ile 5846 sayılı FSEK 58. Maddesi uyarınca cayma hakkı kullandığını, davacının tespit talebinin ve/veya tecavüzün önlenmesi talebinin dinlenebilmesi için, dava konusu eserler üzerinde FSEK 80/b veya 52. maddelerinde belirlenmiş şekil şartlarına uygun bir sözleşme ile hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu eserlerin eser sahipleriyle FSEK 52. madde kapsamında yazılı olarak tesis etmiş olduğu kanuna uygun dijital hak devir sözleşmeleri mevcut olduğunu beyan ve gerekçelerle haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini,
bu talebimizin reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Bilirkişiler Müzik Yapımcısı ...ve FSEK uzmanı ... tarafından sunulan 27/06/2024 tarihli raporda; "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve... isimli eserler açısından davacının fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğu, ... ve ... isimli eslerin eser sahipleri ..., ...,..., ...'tir. Davalı bu eserlerde icracı sanatçı konumundadır. 14618 sayılı Muvafakatname'de fonogram yapımcısına, işbu eserlerin mali haklarının üçüncü kişilere devir yetkisi de verilmiştir.
Bu eserler açısından eser sahiplerinin bu devir yetkisine onaylarının olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiği; ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli eserler açısından davacının fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli eserler açısından davacının fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğu" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
KANAAT VE GEREKÇE
Bilindiği üzere fonogram yapımcısı; icracı sanatçının izniyle yapılmış bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kişiye açık yerlerde temsil suretiyle o kayıttan faydalanma hakkına sahip olan kimselerle, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari amaçlarla haklı olarak çoğaltan ya da yayan kimsedir.
Fonogram yapımcısının hakları icraya ve bazen de eser sahibinin iznine bağlı, sınırlı, ancak aslen iktisap olunan haklardır. Yine bu haklar hukuki niteliği itibariyle eserin veya icranın korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunması mahiyetindedir”. Söz konusu bağlantılı haklar, eser sahibinin haklarını ne değiştirebilir, ne sınırlayabilir ne de ortadan kaldırabilirler.
Bu sebeple, FSEK'in hem 1/B Maddesinin (j) ve (k) bendleri, hem de 80. maddesi “eser sahibinin manevi ve maddi haklarına zarar vermemek kaydıyla” bağlantılı hakların var olduklarını” belirtmiştir”
FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama haklarını münhasıran haizdir. Bu çerçevede fonogram yapımcısının hakları şunlardır;
1. Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,
2. Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması,
3. tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi,
4. Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),
5. yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,
6. Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi,
7. Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi.
FSEK 80/B hükmünde de açıkça beliritldiği üzere fonogram yapımcısının eser sahibinin mali hakları FSEK 48 ve FSEK 52 çerçevesinde devraldıktan sonra tespitin kullanım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır.
Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür.
Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup FSEK. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir”.
5846 sayılı yasının 80. maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır.
Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir.
Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274.
İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir.
Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir.
Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir.
Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240).
Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır.
5846 sayılı yasının 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir.
Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.
FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir.
Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır.
Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ... K.)
Dosya kapsamına göre fonogram haklarına sahipliğin tespiti talebi yönünden, aşağıda hüküm kısmında belirtilen davaya konu albümler ve albümlerdeki icralar yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılarak eser işletme belgelerinin dosya içerisine alındığı, eser işletme belgeleri incelendiğinde davalılardan ...'ın davaya konu albümlerdeki icraların icracı sanatçısı olduğunun belirtildiği, yine eser işletme belgelerinden yapımcılarının dava dışı ....A.Ş.
Olduğunun anlaşıldığı, dava dışı bu şirketin iflas etmesi nedeniyle ihale edilerek bu tespitlerdeki hakların cebri icra yoluyla dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'ye devredildiği, dava dışı ...Tic. Ltd. Şti tarafından da ...
22. Noterliği'nin 10/02/2010 tarih 2650 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile davacıya devredildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafça davaya konu bu albüm ve icraların tespitine ilişkin olarak davalı icracı sanatçı tarafından verilen muvafakatnamelerin sunulduğu, bu muvafakatnameler yönünden davalı sanatçının herhangi bir itirazının bulunmadığı, dijital umuma iletim hakkının yukarıda belirtildiği üzere 2001 yılında yapılan değişiklik ile birlikte FSEK'nda düzenlendiği,
bu nedenle davaya konu ...ve ... isimli albümler ve bu albümlerdeki icralar ile ... isimli albüm ve albümdeki icraların ayrı değerlendirilmesi gerektiği, ... ve ... isimli albümler ve bu albümlerdeki icralar yönünden muvafakatnameler incelendiğinde davalı sanatçının davaya konu icraların mali haklarını 5840 saylı FSEK madde 80/B kapsamında ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı ...Tic.A.Ş.'ye süresiz olarak devrettiği, bu albümler yönünden muvafakatnamelerin ve eser işletme belgelerinin düzenlenme tarihinin değişikliğin yapıldığı 2001 yılından önce olduğu,
bu nedenle FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü kapsamında muvafatkanemelerde dijital iletim hakkının devredildiğine ilişkin beyan ve düzenleme bulunsa bile geçersiz olacağı, 2001 yılındaki düzenlemeden sonra da davalı icracı sanatçı yönünden dijital umuma iletim hakkının devredildiğine ilişkin yazılı sözleşme veya belgenin davacı tarafça sunulmadığı ve ispat edilemediği,
bu albümler yönünden muvafakatnamelerdeki devirlerin FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılmakla geçerli olduğu, yukarıda belirtilen ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı ....A.Ş.'den davacıya kadar yapılan devirlerin, icracı sanatçının hakları yönünden FSEK 49.maddesinde düzenlenen devren iktisap niteliğinde olduğu,
mali hak devirlerinin yapıldığı muvafakatnamelerde mali hakların devir yetkisinin de verildiği bu nedenle icracı sanatçının hakları yönünden devren iktisapların da geçerli olacağı, FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılan devirle ilk tespiti yapan dava dışı ...Tic.A.Ş'nin FSEK 80/B kapsamında fonogram yapımcısı olarak bağlantılı hak sahibi olacağı, dava dışı ...
Tic.A.Ş'nin davalı icracı sanatçıdan devir yetkisini de almış olması nedeniyle bağlantılı hak sahipliğine ilişkin haklarını devredebilecek olup, devralanların dava dışı ...
Tic.A.Ş'nin icralar yönünden sahip olduğu haklara devir yoluyla sahip olabilceği yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davacının bu albümler yönünden dijital yolla umuma iletim hakkı dışında diğer fonogram yapımcısının haklarına sahip olacağı, davaya konu ... ilişkin albüm ve bu albümdeki icralar yönünden muvafakatname ve devirlere ilişkin yukarıda yapılan tespitler aynen geçerli olmakla birlikte bu albüm ve icralara ilişkin muvafakatname ve eser işletme belgelerinin 2001 yılında yapılan değişiklikten sonrasına ilişkin olduğu,
bu albüme ilişkin muvafakatnamede davalı icracı sanatçı tarafından dijital umuma iletim hakkının da FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak devredildiği bu nedenle davacının bu albüm ve icralar yönünden dijital umuma iletim hakkına da sahip olacağı, tecavüzlerin önlenmesi talebi yönünden ise, davaya konu ...ve ... isimli albümler ve bu albümlerdeki icralar yönünden her ne kadar davacı dava konusu icraların dijital umuma iletimi hakkı sahibi değil ise de,
davalıların dava konusu tespitleri dijital yolla umuma iletimini önleme imkanı sair münhasır bağlantılı hakları (FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkı) nedeniyle mevcut olduğu, öyle ki dijital yolla umuma iletim, umuma iletim hakkının özel bir görünüm şekli olduğundan;
davacı tarafından dava konusu tespitlerin icracı sanatçından izin almadan dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün olmadığı gibi, bu eylemin davacıdan izin alınmadan davalılarca gerçekleştirilmesi de mevcut yasal düzenlemeler uyarınca mümkün olmadığı, dava konusu icra tespitinin dijital yolla umuma iletilmesi için, ya icracı sanatçının, icrasının daha önceden yapılan bu tespitinin dijital platformlarda yayınlanması için umuma iletim hakkını icrayı tespit eden fonogram yapımcısına devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi,
ya da fonogram yapımcısının tespit ettiği bu icra üzerindeki umuma iletim hakkını icracı sanatçıya veya icracının izniyle (ya da ondan umuma iletim hakkını devralan) üçüncü kişiye devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi gerektiği, somut dava dosyasında davacının bu yönde bir devir veya lisans verme hali bulunmadığı, sonuç olarak dava konusu bu icraların davalı icracı sanatçıdan FSEK m. 80/1A.4’de düzenlenen dijital umuma iletim hakkını devralmadan davacı tarafından dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün değil ise de;
bu tespitler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatıyla davacının münhasır hak sahipliği de dikkate alındığında, yapılan tespitlerin, FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına davacı sahip olduğundan;
davacının hak sahibi olduğu tespitlerin, davacının izni olmadan gerek davalı şirket gerek diğer üçüncü kişilerce herhangi bir şekilde (digital yolla dahil) umuma iletilmesi de mümkün olmadığı ve diğer davaya konu ... isimli albüm ve bu albümdeki icralar yönünden yukarıda değerlendirildiği üzere davacının zaten dijital umuma iletim hakkına da sahip olduğu, davalılar arasında düzenlenen dosyaya sunulan mali hakların devrine ilişkin sözleşme de dikkate alınarak tecavüzün önlenmesi talebinin kabul edilip davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/4, K. 2024/207, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama