KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3046 - 2024/3042
- Dosya no
- 2022/3046
- Karar no
- 2024/3042
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/12/2024
Karar Metni
1.920 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08/06/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek 100,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 15.03.2022 günlü talep arttırım dilekçesi ile; a yönetmelik değişikliği sonrası maluliyet oranı artış, sürekli iş göremezlik, asgari ücret artışından kaynaklı artış, hesap yöntemi değişikliği ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 4.937,76 TL geçici iş göremezlik ve 1.071,00 TL bakıcı gideri tazminatlarının temerrüt tarihinden işleyecek faizi, yargılama gideri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin reddine, davacının kalıcı maluliyetine ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maluliyetine ilişkin olarak açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, (50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 4.937,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.987,76 TL maddi tazminat miktarı üzerinden % 20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle) 3.990,21 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece her ne kadar talep ile bağlı kalınarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş ise de 19.01.2022 tarihli hesap raporuna ilişkin sunmuş oldukları 07.02.2022 tarihli beyan dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, buna göre mahkemece sürekli iş göremezlik talepleri yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğini,
mahkemece dava dilekçesinde belirtmiş oldukları maddi tazminat taleplerinin sadece sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olduğu varsayımına varılarak bakıcı gideri taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, ayrıca hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemesince ilk kurulan 05.12.2019 günlü davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 30.03.2021 günlü kararı ile ilk derece mahkemesi kararının hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe düzenlendiği gerekçesi ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapılmış ve bu kez 24.05.2022 günlü karar ile davacının bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin reddine, davacının kalıcı maluliyetine ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maluliyetine ilişkin olarak açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
(50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 4.937,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.987,76 TL maddi tazminat miktarı üzerinden % 20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle) 3.990,21 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, mahkemenin iş bu kararına karşı yine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin sürekli iş göremezlik talepleri yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili mahkemece her ne kadar talep ile bağlı kalınarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş ise de 19.01.2022 tarihli hesap raporuna ilişkin sunmuş oldukları 07.02.2022 tarihli beyan dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, buna göre mahkemece sürekli iş göremezlik talepleri yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemesince alınan 21.01.2022 günlü ek aktüer raporuna göre davacının 216.366,22 TL kalıcı iş göremezlik, 4.937,76 TL geçici iş göremezlik ve 1.071,00 TL bakıcı zararının bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu zarardan davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmiş olması ve emniyet kemeri takmamış olması nedeni ile %20 müterafik kusur indirimi yapılması neticesinde davacının 173.092,98 TL kalıcı iş göremezlik, 3.950,20 TL geçici iş göremezlik ve 856,80 TL bakıcı zararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 15.03.2022 günlü beyan ve talep arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı için davalı aleyhine 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL geçici iş göremezlik ve 25,00 TL bakıcı gideri tazminatı talep etmiş, aynı dilekçe ile geçici iş göremezlik tazminatını 4.912,76 TL, bakıcı iş göremezlik tazminatını 1.046,00 TL arttırarak 4.937,76 TL geçici iş göremezlik ve 1.071,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Buna göre, mahkemesince belirlenen 173.092,98 TL kalıcı iş göremezlik zararından kabul edilen 50,00 TL tazminat dışında hüküm altına alınmayan kısım için davacının kalıcı iş göremezlikten kaynaklı gerçek zararının 173.092,98 TL olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği halde, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise davacının bu talebi yönünden ıslah ile belirtilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verildiğinden davacının bu talep yönünden fazlaya dair hakkı bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin bakıcı gideri zararı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Eldeki dosyaya baktığımızda, davacı vekili 16.10.2017 günlü dava dilekçesi ile cismani zararının tazminini talep etmiş ve yine 15.03.2022 günlü dilekçesi ile talebini açıklayarak 100,00 TL olarak talep etmiş olduğu cismani zararının 50,00 TL'sinin kalıcı iş göremezlik, 25,00 TL'sinin geçici iş göremezlik ve 25,00 TL'sinin bakıcı gideri tazminatına ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Buna göre davacı vekili 25,00 TL bakıcı gideri zararının tazminini talep ettiğine ve ATK İhtisas Kurulunun 25.10.2021 günlü raporu ile davacının 1 ay süre bakıcı ihtiyacı olduğu belirlendiğine göre, davacının bakıcı gideri zararı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Dosyada hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre davacının bakıcı gideri zararının 1.071,00 TL olduğu tespit edilmiş, söz konusu zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması neticesinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 856,80 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 15.03.2022 günlü dilekçesi ile 1071,00 TL bakıcı gideri zararı talep ettiğine göre bu miktardan %20 oranında müterafik kusur indirim yapılarak 856,80 TL bakıcı gideri zararının kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu istemin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin müterafik kusuru indirimi yapılmasının hatalı olduğuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili her ne kadar hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de,
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.
Mağdurun yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün ehliyetsiz olduğu, davacının sürücünün arkadaşı olması nedeni ile ehliyetsiz olduğunu ve bu şekilde araç kullandığını bilebilecek durumda olduğu, yine dosya kapsamındaki beyanlara göre davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı, bu şekilde davacının emniyet kemeri takmayarak ve ehliyetsiz sürücünün aracına binerek zararın artmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, mahkemece belirlenen zarardan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin uygulamasına uygun şekilde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3046, K. 2024/3042, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama