KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/313 - 2023/2184
- Dosya no
- 2022/313
- Karar no
- 2023/2184
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/11/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Birleşen Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyası DAVACI :... ... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2023
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2017 yılında ...-... arası çift taraflı trafik kazasına karıştığını, bu kazada karşı tarafın tazminat ödemesini gerektirir derecede kusurlu olduğunu, davalı sigortacı Halk Sigorta şirketine başvurulduğunu, 31.05.2018 tarihinde 84.290,00 TL ödeme yaptıklarını, bu ödemenin yetersiz olduğunu, bu nedenle 100,00 TL'şer olmak üzere geçici, kalıcı, bakıcı gideri tazminatının temerrrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle talep ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.05.2018 tarihinde davacı tarafa 89.290,00 TL ödediklerini ve ibra edildiklerini bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, davanın reddi gerektiğini, savunmalarının kabul manasında olmamakla birlikte; müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, karayolları fen teknik ekibiyle kusur raporu alınmasını, yeni yasa değişikliine göre maluliyetin hesaplanmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu olayın trafik iş kazası olduğunu buna bağlı aldığı tüm ödemelerin toplam bakiyeden düşmesi gerektiğini, usulüne uygun olmayan başvuru nedeni ile temerrütlerinin bulunmadığından dava tarihinden itibaren faiz işlemesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmişlerdir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
04/10/2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracıyla müvekkilinin idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli oranda kusurlu olduğunu, davalı aleyhine Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosyaya gelen önceki hesap bilirkişi raporu baz alınarak bedel arttırım ile dava değeri yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 126.213,27 TL'ye arttırıldığını,
söz konusu davada yargılamaya devam edilmekte olduğunu, dosyaya ek hesap bilirkişi raporu sunulmuş olup, halen iş bu davanın derdest olduğunu, usul ekonomisi açısından aynı davalıya karşı, aynı trafik kazasına ilişkin maddi tazminat talepleri mevcut olduğundan dosyanın Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı maddi tazminat dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, dosyamızda alınan 14.06.2021 tarihli ek hesap raporunda belirlenen miktarı, daha önce ıslah yapılmış olması nedeniyle , ana rapor ile ek rapor arasındaki fark için açığı dava usuli kazanılmış haklar nedeniyle davasının reddine karar verilmesine, müvekkil şirkete zmss sigorta poliçesi ile sigortalı aracın poliçesinin 26.09.2017 tarihinde yapılmış olması nedeniyle davacı yanın geçici iş göremezlik tazminat istemleri ve bakıcı gideri tazminat hesabı poliçe teminatı dışında olduğundan bu yönden yapılan hesaplama doğrultusunda yapılan bedel artttrımı da hükme esas alınamadığını, birleşen davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, asıl davasının kabulü ile, 5.362,74 TL bakıcı gideri tazminatı, 14.775,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 106.074,90 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davasının kabulü ile, 34.435,45 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili.
Ana dosya yönünden hükme esas alınan 23.02.2021 tarihli hesap raporunda, davacı yanın dava açmadan önceki başvurusu üzerine TRH 2010 %1,8 teknik faize göre hesaplanarak ödenen ve 84.290,00-TL tutardan, müvekkili şirketi ibra eden davacı yanın bakiye karşılanmamış alacağının sabitken, Pmf yaşam tablosu profrasif rant hesabına göre bakiye alacağını raporlandıran bilirkişi raporunu hükmüne esas alan Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, TRH-2010 %1,8 teknik faiz formülüne göre hesap raporunun alınması gerektiğini, birleşen dava yönünden tahkikat aşamasında dosyaya alınan 23.02.2021 tarihli hesap raporuna,
davacı vekilinin hiçbir itirazda bulunmadığını ve bu rapora göre yapılan hesaplamayı kabul etmesi ve bu rapora göre dava değerini arttrıması nedeniyle, davalı müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, müvekkili şirket lehine doğan usuli kazanılmış hak nedeniyle dosyaya birleşmeyle gelen ek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici-kalıcı işgöremezlik ve bakıcı giderine yönelik maddi tazminat, birleşen dava bakiye kalıcı işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin karar tarihinden önce 09/10/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk Dairesi vermiş olduğu 2019/2861 esas ve 2021/2725 karar sayılı 15/03/2021 günlü kararında ve yine 2021/2772 esas 2021/3174 Karar sayılı 23/03/2021 günlü kararında yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 17/06/2021 gün ve 2021/9757 esas ve 2021/3262 karar sayılı kararlarında ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3173 E.-2944 K. numaralı 14/06/2021 günlü kararlarında davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Davalı vekili davadan önce yapılan ödemenin zararı karşıladığı ve bakiye tazminat miktarı kalmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuş ise de; Yerel Mahkemece alınan ve dosya arasında bulunan hem PMF yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği esas alınarak düzenlenen 23.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda ve hem de TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant tekniği esas alınarak düzenlenen 14.06.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda olmak üzere her iki raporda da; davadan önce yapılan ödemenin davacının gerçek zararı karşılamadığı ve bakiye tazminat miktarı kaldığı, davacının gerçek zararını tazmini amacı ile ile bakiye zararın tazminini talep etmek amacı ile iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yerel Mahkemece alınan ve PMF yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği esas alınarak düzenlenen 23.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmeksizin ve bu raporda belirlenen bedeller esas alınmak suretiyle talep arttırım dilekçesi sunulduğu görülmektedir. Yerel Mahkemece söz konusu raporda belirtilen tazminat miktarları, davacı tarafın talep arttırım dilekçesi doğrultusunda asıl davada davanın kabulüne karar verilerek hükmolunmuştur.
Davacılar vekili tarafından, Mahkemece alınan TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant tekniği esas alınarak düzenlenen 14.06.2021 tarihli ek bilirkişi raporundan sonra ek dava açılmış ise de, davacılar vekilince 23.02.2021 tarihli hesap raporuna itiraz edilmediği için bu rapordaki miktarlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu nedenle davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasının hatalı olduğu, ek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, birleşen davanın reddine karar verilmek üzere yeniden hüküm kurulmak suretiyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/313, K. 2023/2184, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama