KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3247 - 2025/953
- Dosya no
- 2022/3247
- Karar no
- 2025/953
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14/09/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ... ...
Karar Metni
2.936 kelime·15 dk okuma·11 bölüm
2- ... ... (Kendi adına asaleten ayrıca davacı/ müteveffa ... ... mirasçısı) - Davacı/ müteveffa mirasçıları; DAHİLİ DAVACILAR : 3- ... .. 4- ... 5- ... .. VEKİLİ : Av.
DAVALILAR
1- ... Sigorta A.Ş. VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR : 2- ... 3- ... Gıda Maddeleri Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 17.04.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17.04.2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 18.01.2018 tarihinde davalılardan ... Gıda Ltd.
Şti.’nin işleteni olduğu davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın, ... ... idaresindeki ... plakalı araçla yaptığı kazada ... ...'nun vefat ettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, davacılardan ... ...'nun müteveffanın eşi diğer iki davacının ise anne ve babası olduğunu, müteveffanın ölümü ile eşi ve ebeveyni olan davacıların desteklerinden yoksun kalmış olduklarını, sigorta şirketine başvuru yapılmasına karşılık zararın tazmin edilememiş olduğunu, davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmin edilemediğini,
fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 1.500,00 TL maddi (her davacı için 500,00 TL) tazminatın kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsil olarak (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) ve davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki diğer iki davalıdan müteselsil olarak alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacılar vekili 19.09.2019 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat talebi yönünden davacılardan ... için 352.686,14 TL'ye (275.489,49 TL'nin tüm davalılardan, 77.196,65 TL'nin ise davalı ... Ltd. Şti. ve ...'tan olmak üzere), ... için 66.523,50 TL'ye (51.751,80 TL'nin tüm davalılardan, 14.771,70 TL'nin ise davalı ... Ltd. Şti. ve ...'tan olmak üzere) ... için 41.668,24 TL'ye (32.547,81 TL'nin tüm davalılardan, 9.120,43 TL'nin ise davalı ... Ltd. Şti. ve ...'tan olmak üzere) olmak üzere tüm davacılar yönünden toplamda 460.877,88 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 31.11.2017/2018 dönemi ZMMS poliçesinin taraflarınca düzenlenidğini, kusur raporunun adli tıp kurumundan aldırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Gıda Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın ... ilçesinde meydana geldiğini, görevlilerin soruşturma yaparken duygusal davranmış olduklarını, kusur raporunun adli tıp kurumundan aldırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 206.961,96 TL, ... yönünden 66.523,50 TL, davacı ... yönünden 11.787,43 TL maddi tazminatın müteselsil olarak tüm davalılardan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine (Davacı/ müteveffa ... yönünden mirasçılarına verilmesine,) fazlaya ilişkin istemin reddine. hükmedilen bu tutarlara kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizinden ... Gıda Ltd.
Şti ve ...'un, 26/02/2018 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizinden davalı ... Sigortanın sorumlu olmasına, manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 50.000,00 TL, ... yönünden 30.000,00 TL, ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Gıda Ltd.
Şti ve ...'tan 18/01/2018 tarihinden uygulanacak avans faizi ile birlikte müteselsil olarak alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hükme dayanak yapılan 13.03.2022 tarihli ek ve 04.02.2022 tarihli kök raporların bir an bile hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu ayrıca raporlara karşı yaptıkları itirazların ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olduğunu,
ilk derece mahkemesince hükme esas alınan raporların bir an doğru olduğu kabul edilse dahi ilk derece mahkemesi dosyası içerisinde bulunan BAM kaldırma kararından önce tanzim edilmiş 19/02/2019-22/05/2019 ve 11/07/2019 tarihli raporları ile bozma sonrası yeni tanzim olunan 04/02/2022 tarihli kök ve 13/03/2022 tarihli ek rapor birbirinin aynısı olup raporlar arasında çok büyük çelişkiler ve yanlış hesaplamaların mevcut olduğunu, yapmış oldukları itirazları ile düzenlenen ek rapor arasındaki çelişkilerin ilk derece mahkemesince giderilmemiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı öncesi ilk derece mahkemesinin 24.01.2020 tarih, ... Esas, ...
Karar sayılı dosyasından verilen kararın davalılar vekillerince istinaf edildiği ve dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderilerek 2020/1087 Esasa kaydının yapıldığı, dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda kurulan 28/06/2021 tarih, 2020/1087 Esas, 2021/1148 Karar sayılı karar ile, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince kabulü ile ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/01/2020 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararımız sonrası dosyanın ilk derece mahkemesinin ... Esasına kaydının yapıldığı, bu dosyadan yapılan yargılama sonucunda kurulan 14/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın dairemize gönderildiği ve dosyanın dairemizin 2022/3247 Esasına kaydının yapıldığı görüldü.
Davacılar vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Destekten yoksunluk zararının hesabında, desteğin kaybı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle desteğin gelirinin ve desteğin başlangıç tarihinin doğru saptanması gerekir.
Destek payları hesaplanırken, Yargıtayın ve dairemiz uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başladığı kabulü ile askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek,
desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması,
desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı,
daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği yerleşik uygulaması gereğidir.
Dairemizin ortadan kaldırma ilamından önce temin edilen 21.02.2019, 16.07.2019 ve dairemizin ortadan kaldırma ilamından sonra temin edilen 14.03.2022, 04.02.2022, 02.06.2022 havale tarihli hesap bilirkişi raporu bu husular gözardı edilerek hazırlandığı, yine davacı ...'nin evlenme ihtimaline ilişkin indirim oranının hükme esas alınan son raporda uygulanmamış olması ve nihayet peşin değer sermaye formülünü de hatalı uygulandığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu yönleri ile haklı bulunmuştur.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilebilmesi bakımından; dosyanın hesap uzmanı bilirkişi ...'na tevdii edilerek, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı ve bu karar ile uyumlu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararlarında belirtilmiş olduğu gibi TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre ve (davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına istinaf etmediğinden,
davalılar lehine usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) 2019 yılı asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile davacıların desteği ... ...'nun 18.01.2018 tarihindeki tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle davacıların uğramış olduğu zararların belirlenebilmesi için ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli 23.03.205 havale tarihli bilirkişi raporu temin edilmiştir. Tarafların itirazları değerlendirilmiştir.
Buna göre iş bu rapora göre; davacı eş ...'nin 355.187,31 TL, davacı baba ... için 11.239,05 TL ve davacı anne ... için 132.493,05 TL destekten yoksun kalma zararlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Böylece toplam zarar miktarının 498.919,41 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ise 360.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğu, KTK'nın 96. md.si gereğince yapılan garame hesabına göre davalı sigorta şirketin davacı ... için oluşan zararın 256.288,52 TL miktarından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketin davacı anne ... için oluşan zararın 95.601,60 TL miktarından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketin baba ... için oluşan zararın 8.109,64 TL miktarından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Ancak davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin ... esas, ... karar ve 24.01.2020 tarihli kararını istinaf etmediği dikkate alındığında; iş bu karardaki davacı ... lehine hükmedilen 352.686,14 TL maddi tazminat miktarı yönünden, davacı anne ... yönünden 66.523,50 TL maddi tazminat miktarı yönünden davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. Öte yandan ilk derece mahkemesinin ... Esas, ... Karar ve 14.09.2022 tarihli kararını tüm davalıların istinaf etmediği dikkate alındığında bu kararda davacılar lehine miktar yönünden oluşan usuli kazanılmış haklarda dikkate alınmıştır.
Dairemizce hükmedilecek tazminat miktarı, ilk derece mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı, 24.01.2020 tarihli karardaki davacılar ... ve ... yönünden hükmedilen maddi tazminat miktarı geçemeyeceğinden ve yine ilk derece mahkemesinin ... Esas, ... Karar ve 14.09.2022 tarihli kararında davalılar aleyhine davacılar ... ve ... lehine poliçe limitini aşan miktar yönünden oluşmuş usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3247, K. 2025/953, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama