KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3401 - 2025/8
- Dosya no
- 2022/3401
- Karar no
- 2025/8
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/06/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... TC.
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/01/2025
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait ... plakalı aracın 19.11.2020 tarihinde ... plakalı aracın % 100 kusurlu olması sebebiyle oluşan kazada hasar gördüğü, bu aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortasıyla sigortalandığını, aracın onarımının müvekkili tarafından yapıldığını, taraflarınca haricen HMK md. 293/f'ye göre tanzim ettirilen eksper raporunda aracın onarım bedeli olarak 14.497,94-TL KDV hariç olmak üzere tespitinin yapıldığı,
KDV dahil onarım parça ve işçilik tutarı olan 17.107,56 TL'nin ve eksper rapor ücreti olan 289,10-TL'nin 15 gün içinde hesaplarına ödenmesini talep eden başvurularının 02/12/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine yapıldığı, fakat sigorta şirketince herhangi bir ödemenin yapılmadığı ve taraflarına Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğunu, ancak hakemlikçe taleplerinin hukuka aykırı ve gerekçesiz nedenlerle bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın keyfi olarak reddedildiğini, uyuşmazlık tutarının 5.000,00 TL üzerinde bulunması sebebiyle,
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'ne yeniden hüküm tesis edilmesi amacıyla karara itiraz yoluna gidildiği, İtiraz Hakem Heyeti'nce ..., ... sayılı karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin dosyanın kendilerine tevdiinden itibaren karar vermeleri gereken yasal sürenin dolması sebebiyle heyetçe dosyadan el çekildiği, yeni dava açılma muhtariyeti verildiğini ve işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile.
1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Uyuşmazlık konusu 19.11.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile başvuran tarafın hasar onarım bedeli, ekspertiz ücreti talebi olduğu, ilgili kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili ...
Sigorta A.Ş. tarafından 12.06.2020/2021 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, başvuran tarafın almış olduğu eksper raporunda aracının hasar onarım bedelinin tespitini yaptırdığını, kaldı ki araç onarılmış olduğundan gerçek zararın da belirli olduğunu, belirsiz alacak davasını genel dava haline dönüştürmeye yönelik uygulamalar başta anayasa olmak üzere hukuk muhakemeleri kanunu ve usul hukukuna hakim olan silahların eşitliği ilkesine açıkça aykırı olduğu,
bu nedenle koşulları mevcut olmadığı hallerde belirsiz alacak davasının açılmasına izin verilmemesinin gerektiği, bununla birlikte ilgili hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden, davanın her aşamasında ve normal şartlarda re’sen incelenen bir husus olduğu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile, 17.107,56 TL tazminatın 02/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; belirsiz alacak davasının özel bir dava türü olup bu uyuşmazlığın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından aracın onarımı için yapılan işlemler ve onarımı için ödemiş olduğu ücretin somut olarak ispat edilmesi gerekirken bunun ispatının yapılmadığını, müvekkili şirkete ihbarda bulunmadan aracın onarımını sağlayan davacı zararının artmasına neden olduğunu, davacı tarafın aracını kendisi yaptırmaya diretmeyip müvekkili şirket ile koordineli şekilde yaptırmış olsaydı yedek parçaların orijinal tedarik edileceğini ve işçilik ücretlerinin daha makul olacağını, ekspertiz ücreti hususunun TTK 1426. madde kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen trafik kazası sonucu açılan hasar bedeline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Somut olayda, davacının dava açıldığı tarihte miktar ve değeri belirleyememe durumu söz konusu olduğundan ve bu hususun özel bir uzmanlık gerektirdiğinden dolayı belirsiz alacak davası açılabileceği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketince ödendiği iddia edilen hasar tazminatının davacının aracında meydana gelen zararı gerçek anlamda karşılamadığı için işbu başvuru yapılmıştır. Sigorta şirketi gerek TTK, gerek Yargıtay ve Danıştay içtihatlarına göre gerçek hasarı ödemekle yükümlüdür.
Ayrıca her ne kadar davalı sigorta şirketi davacı tarafından yapılan ödeme dekontları vs gibi ödeme belgelerini talep etmiş ise de, rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortacının tazmin yükümlülüğü doğmaktadır. Dolayısıyla hasar meydana gelen aracın tamiri yapılmamış olsa da tazmin sorumluluğunun yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple aracın onarımı için fatura, makbuz sunulması gerekmemektedir.
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere sigorta şirketinin tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zarara göre tazmin yapılması gerektiği ifade edilmekle zarar KDV'nin dahil edilmesi yerindedir. Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli olup hükme esas alınması yerindedir. Yine ekspertiz ücreti yargılama giderlerinden olup davalıdan tahsiline karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3401, K. 2025/8, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama