KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/418
- Karar no
- 2023/2095
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2019/... Esas, 2021/... Karar
Karar Metni
7.054 kelime·35 dk okuma·17 bölüm
Asıl dosya tarafları;
DAVACILAR
1- ... - ... 2- ... - ... - velayeten ... - ... 3- ... - ... - velayeten ... - ... 4- ... - ... - velayeten ... - ... 5- ... - ... - velayeten ... - ... 6- ... - ... 7- ... - ... 8- - ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI
1- .... - ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Maddi ve manevi tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
Birleşen Adana 3 . Asliye Tic. Mhk.'sinin 2019/... E., 2019/... K. sayılı dosya tarafları;
DAVACILAR
1- ... - ... 2- ... - ... - velayeten ... - ... 3- ... - ... - velayeten ... - ... 4- ... - ... - velayeten ... - ... 5- ... - ... - velayeten ... - ... 6- ... - ... 7- ... - ... 8- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR
1- ... - ... 2- ... - ...
VEKİLİ
Av ... Kapı - Uets
DAVA
Maddi ve manevi tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.11.2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle. 21.04.2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkillerinin ... araçta yolcu konumunda olan desteği ...”ın vefat ettiğini, müvekkillerinin maddi-manevi olarak destekten yoksun kaldıklarını, dava öncesinde aracın ZMMS poliçesi ...
Sigorta tarafından ödeme yapıldığını ancak zararın karsılanmadığını, davalıların sürücü işleten ve İMM sigortacısı olarak sorumluluk alanda bulunduğunu, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... yönünden 400,00TL diğer 7 davacı yönünden ise 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ... yönünden 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri tazminatı ile davacı ... yönünden 40.000,00 TL diğer 7 davacı yönünden ise 30.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı olarak gösterilen ... ve ... yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapıldığı ve asıl dosya yönünden davaya davalı .... yönünden devam edildiği görüldü.
Davacılar vekili birleşen davanın dava dilekçesinde özetle. 21/04/2019 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle 6100 sayılı Yasanın 107.
Maddesi uyarınca (fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere davacılardan ... icin 100,00 TL, davacılardan ... için 100,00 TL, davacılardan ... için 100,00 TL, davacılardan ... için 400,00 TL, davacılardan ... icin 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 1.000,00 TL cenaze giderinin tüm davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesini,
kaza sonucu müteveffa ...'in ölümü sebebiyle davacıların duymuş olduğu acı ve üzüntünün karşılığı olarak davacılardan ... adına 30.000,00 TL, davacılardan ... adına 30.000,00 TL, davacılardan ... adına 30.000,00 TL, davacılardan ... adına 30.000,00 TL davacılardan ... adına 30.000,00 TL, davacılardan ... adına 40.000,00 TL, davacılardan ... adına 30.000,00 TL, davacılardan ... adına 30.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılar yönünden kaza tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine,
konusu ve tarafları aynı olan Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esassayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacılar vekili 21.09.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... yönünden 549,00 TL'le, ... yönünden 11.573,00 TL'ye, ... yönünden 8.087,00 TL'ye, ... yönünden 18.457,00 TL'le, ... yönünden 19.514,00 TL'ye, ... yönünden 21.769,00 TL'ye ve ... yönünden 99.891,00 TL'ye olmak üzere toplamda 179.840,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın müvekkili ... adına kayıtlı ise de gerçek işletenin ölen ... olduğunu, kaza anında da aracın ölen ...'in işçisi ... tarafından kulanıldığını, sürücü ... kusuru bulunmadığını, kazanın oluşumunda ölen ...'in tam kusurlu olduğunu, olayın iş kazası olduğunu, davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunmadığını zira ölenin ailesinden ayrı bir hayat yaşadığını, gelir konusundaki iddiaları kabul etmediklerini müteveffanın borca batık vefat ettiğini, davacılarırı borçtan kurtulmak için mirası reddettiklerini,
kabul anlamında olmamak üzere hatır taşıması ve müterafık kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacıların dava konusu kaza nedeniyle almış oldukları ödemelerin mahsubu gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve tam kusurun belirlenebilmesi açısından dosyanın adli tıp kurumu’na gönderilerek kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, asıl dosya yönünden birleşen dosya ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere ve birleşen dosya davalıları ile asıl dosya davalısının müteselsilen sorumlu olmak üzere davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ile; davacı ... tarafından 1.000 TL değerli olarak açılan cenaze giderine yönelik talebin reddine, davacı ... tarafından 100 TL değerli olarak açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 305,27 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.435,16 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 4.496,77 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.263,01 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.850,75 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 12.104,64 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 55.544,37TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ...
Sİgorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, manevi Tazminat talebi ile ilgili; davalı ... AŞ'den 29/06/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 625'er TL manevi tazminatın ayrı ayrı tahsili ile ayrı ayrı her 8 davacıya ödenmesine, birleşen Adana 3 Asliye Tİcaret Mahkemesinin 2019/...-...
EK sayılı davanın asıl dosya ile tahsilde tekerrür oluşturmamak ve asıl dosya davalısı ile müteselsilen sorumlu olmak üzere kısmen kabulü ile kısmen reddi ile; davacı ... tarafından 1.000 TL değerli olarak açılan cenaze giderine yönelik talebin reddine, davacı ... tarafından 100 TL değerli olarak açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 329,40 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.943,80 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalılar ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.852,20 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 11.074,20 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 11.708,40 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 13.061,40 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
59.934,60 TL maddi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ...den müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ... müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... verilmesine,
bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ... müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ... müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ... müteselsilen kaza tarihi olan 21/04/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... verilmesine, bu davacı tarafından fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı .... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflarınca yapılan ödeme tarihi olan 31.10.2019 tarihindeki yasal düzenlemeye göre bu tarihte yaptıkları ödemenin tarafların zararını karşılayıp karşılamadığının tespiti gerekirken yasal olmayan prograsif rant yöntemine hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı ve davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacak olduğunu,
davacı arabuluculuk aşamasında yaptıkları anlaşma ile zarar miktarının belirlendiğini ve bu miktarın trafik poliçe limitinin altında kaldığını bu nedenle davacıların müvekkili şirketten trafik poliçe limitini aşan bir miktarı talep edebilmelerinin mümkün olmadığını, hatır taşıması indirimi konusundaki savunmalarının mahkemece dikkate alınmadığını ayrıca davacıların murislerinin emniyet kemeri takmaması sebebi ile müterafik kusur indirimi yapılması ile hatır taşıması indirimi de yapılmasının gerektiğini ancak mahkemenin bu hususları dikkate almadığını,
davacıların her biri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin 100.000,00 TL maddi tazminatın hükmedildiği davada müvekkili aleyhine 33.222,80 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu bu beyanlarının olumlu değerlendirilmemesi halinde müvekkili aleyhine eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu ve manevi tazminat bakımından her bir davacı yönünden müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu maddi tazminat yönünden ıslah dilekçesinde ıslah edilen miktarı hangi davalıdan tahsil edildiği hususunun belirtilmediğini ve bu nedenle müvekkili aleyhine tazminata
hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, buna rağmen müteselsil sorumluluğun düşünülmesi halinde ise reddedilen maddi tazminat miktarları yönünden her bir davacı aleyhine ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde araçta meydana yaşanan herhangi bir kusurun sebep olmadığını, müvekkilinin aracının bütün parçaların sağlam ve bakımları tam olduğunu, kazanın oluşumuna ilişkin raporlarda araçta meydana gelen bir kusurun belirtmemiş olduğunu, müvekkilinin yaşanan kaza ve meydana gelen zarardan ne kendisine ne de eylemlerinden sorumlu bulunduğu kimselere yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, kazanın, müteveffa ...'in ağır kusuru ile gerçekleşmiş olup, davacıların tazminat haklarının bulunmadığını,
kaza tespit tutanaklarında da açıkça görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tamamen kusurlu bulunmuş olduğunu, araç sürücüsünün de dosya kapsamı değerlendirildiğinde açıkça görüleceği üzere müteveffa adına çalışmakta olduğunu ve bu nedenle yaşanılan kaza da müvekkiline araç işleten sıfatıyla tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırılık oluşturmakta olduğunu, olayın bütünü değerlendirildiğinde müvekkilinin kusuru bile bulunmazken davacılar lehine fahiş miktarlarda manevi tazminata hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurlu olmadığını, dava konusu zararın müteveffanın kusuru nedeniyle gerçekleştiğini ve bu nedenle desteklerin tazminat taleplerinin olmadığını, bu kaza sebebiyle müvekkilinin ağır yaralanmış günlerce yoğun bakımda kalmış ve yüksek oranda kalıcı maluliyeti oluştuğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu,
mahkemece hükme esas alınan 31.08.2021 tarihli ek raporda müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması halinde yapılan ödemenin davacı ...'nin zararının tamamını karşıladığını belirtmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun gözden kaçırıldığı ve davacı ... ve ... yönünden maddi tazminata hükmetmiş olmasının hatalı olduğunu, araç sürücüsü müvekkilinin müteveffanın şoförü ve işçisi konumunda olduğundan,
müteveffa/ işverenin aracın işleteni konumunda olduğunu ve bu nedenle müteveffanın kendi kusuru ve sorumluluğundan kaynaklanmış olan zararlara kendisinin katlanması gerekeceğini ve davacı mirasçıların halefiyet ilkesi gereğince murislerinin kusur ve sorumluluğu altında olan zarara katlanmak zorunda olduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu,
davalı ... ve ...'in vekili olduklarını ve her bir davalı için reddedilen dava konusu miktar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55, ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen dosyalar yönünden davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı .... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ... vekili istinaf etmiştir. Davalı ... vekilinin hükme esas alınan kusur oranı ve kusur raporuna yönelik ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacıların talep ettikleri tazminat davasının hukuki dayanağı olarak gerçekleşen trafik kazasına bağlı 6098 sayılı TBK 49 md.si uyarınca haksız fiil ve yine 2918 sayılı KTK 89. v.d md.leri uyarınca davalıların gerçekleşen zarardan sorumlu oldukları iddia etmişlerdir. Dosya içinde dinlenen tanık ... soruşturma aşamasındaki "... isimli şahıs benim arkadaşım olur. ...'i sadece ... yanında 1-2 kez gördüm.
20.04.2019 günü Adana'dan Nevşehir'e gezmeye gitmiştik, bir gece konakladık. 21.04.2019 günü Nevşehir ilinden Adana iline gitmek üzere ... ve ... ile birlikte ... plakalı araç ile yola çıktık" şeklindeki beyanlarından kazanın gerçekleştiği sırada destek, davalı ve kendisinin gezmek için araba içinde gezmek için bulunduklarını beyan ettiği dikkate alındığında, artık kazanın gerçekleştiği sırada bir işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesinde belirtilen “Sürücüler Araçların Hızılarını Aracın Yük Ve Teknik Özelliğini, Görüş, Yol, Hava ve Trafik Durumunun Gerektirdiği Şartlara Uydurmak Zorundadırlar” kuralı ile yine aynı Kanununa bağlı yönetmeliğin 157/a-6 maddesi (doğrultu değiştirme manevraları yanlış yapma) kurallarına aykırı hareket ettiği, sevk ve idare ettiği araç ile 3 şeritli 12 mt. genişliğinde sağ kısmında 2 metre banket bulunan (14 metre platform genişliğinde) yolda araçların seyretmelerini zorlaştırıcı herhangi bir engelin bulunmadığı,
düz virajsız görüşün açık ve uzun olduğu yolda sürücü aracın hızını mahal hız sınırlarında sürüp seyrettiği doğrultuya odaklanması ve dikkatini yola vermesi gerektiği, ancak davalı sürücünün düz yolda dikkatsizliği ve hıza bağlı manevra hatası veya dikkatini başka bir şeye (cep telefonu vb.) vermesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek karayolu üzerinde yolun solundan sağına doğru 37 metre fren izi ile birlikte en sol şeritten en sağda banket dışında bulunan çelik ve beton bariyerlere şiddetli şekilde çarpıp tekrar sola doğru savrularak orta refüj kenarında durduğu, kaza öncesi lastik patlaması yaşanmadığı,
bu hususun karayolunda ... plakalı araca ait fren izleri ve otomobilde yolcu konumunda bulunan ...'nın beyanından da anlaşıldığı, lastik patlaması yaşanması halinde karayolu üzerinde sadece fren izi değil aynı zamanda jant kazıntı izlerinin de bulunması gerektiği, fakat bu yönlü bir tespitin ceza dosyasında veya kaza raporunu tanzim eden görevliler ile olay yeri görgü tespit tutanağını tanzim eden görevlilerin tespitlerinde bulunmadığı, sadece davalı sürücünün ifadesinde lastiğin patlaması sonucu gerçekleştiğinin iddia edildiği,
meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı ... vekilinin hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğuna yönelik ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “.
Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan28.04.2021 tarihli kök ve 31.08.2021 tarihi ek hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacıların zararın belirlenmesine ilişkin olarak TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin tespitlerile davacıların destekten yoksun kalma zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin itiraz haklı görülmemiştir
Davalı ... vekilinin ve Davalı .... vekilinin hükme esas alınan müterafik kusur, hatır taşıması indirimi ve oranına yönelik ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince, kazanın gerçekleştiği sırada desteğin emniyet kemeri takmadığından bahisle müterafik kusur indirimi uyguladığı ve yine araçta yolcu olarak bulunan desteğin araç içinde bulunma sebebinin davalı ... ve tanık ... ile beraber gezmek olduğu gerekçesi ile hatır taşıması indirimi uygulandığı anlaşılmıştır.
İş bu indirim nedenleri davacılar tarafından istinaf konusu yapılmayarak davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Öte yandan, yerleşik yargıtay içtihatlarına belirtildiği üzere hatır taşıması indirimi için %20 ve müterafik kusur indirimi için %20 olmak üzere toplam hesaplanacak zarardan %40 oranında indirim yapılması yerinde görülmekle davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Asıl ve Birleşen davada davalıların, davacıların tüm zararının dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığında ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Müteselsil borçlulardan birinin zarar görenin zararını ödemesi oranında diğer borçlular borcundan aynı oranda kurtulurlar. TBK’nun 166. maddesi “Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır” hükmünü içerir.
Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır.
Yine, Borçlar Kanunu'nun 168. maddesi "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." hükmünü içermektedir. Buna göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği açıktır.
Somut olayda, destek ...'in ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, işbu aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği, buna göre gerçekleşen kazada 2918 Sayılı Karayoları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi gereği oluşan destekten yoksun kalma zararında sürücü ..., işleten ... ve ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı ...
Sigorta A.Ş. ile işbu davanın davacıları arasında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince ihtiyari arabuluculuk yoluna gidilmiş ve 02.07.2019 tarihinde anlaşma sağlanmıştır.
Yapılan bu anlaşma gereği 05.07.2019 tarihi itibariyle davacı (eş) ...'e 200.000,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 1.000,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 1.000,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 11.250,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 15.300,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 17.200,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 18.292,00 TL, davacı (çocuğu) ...'e 21.250,00 TL olmak üzere toplam tüm davacılara 285.292,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Yine yapılan ihtiyati arabuluculuk anlaşması gereği davacıların dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'den işbu kaza ile ilgili yapılan ödeme dışında destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri (maddi tazminat) alacağı talebinde bulunmayacağı hususunda anlaşmışlardır. Yapılan bu anlaşma ile dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu belirlenmiş, bu anlaşma dışında başka bir sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince bu anlaşma ilam niteliğinde belge vasfındadır.
Yine dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin işbu ZMMS poliçesinin kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başına ödeyeceği limitinin 360.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davacı ...'in dava dışı ... Sigorta tarafından 05.07.2019 tarihinde yapmış olduğu ödeme itibariyle dosya içinde mevcut 28.04.2021 tarihli hesap raporuna göre (hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra) 182.739,60 TL zararının bulunduğu tespit edilmiş, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı ...'e 200.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, ödeme tarihi itibariyle davacı ...'in tüm destekten yoksun kalma tazminatı zararlarının giderildiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle davalılar ...., ... ve ... vekillerinin istinaf başvuruları haklı görülerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Öte yandan, dava dışı ... Sigorta tarafından 05.07.2019 tarihinde yapmış olduğu ödeme itibariyle dosya içinde mevcut 28.04.2021 tarihli hesap raporuna göre (hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra) davacılardan ...'in 1.260,00 TL, ...'in 13.960,00 TL, ...'in 15.890,40 TL, ...'in 20.235,60 TL, ...'in 22.718,40 TL, ...'in 25.822,40 TL, zararının bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ...
Sigorta A.Ş. tarafındandavacılardan ...'e 1.000,00 TL, ...'e 11.250,00 TL, ...'e 17.200,00 TL, ...'e 15.300,00 TL, ...'e 18.292,00 TL, ...'e 21.250,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, ödeme tarihi itibariyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı zararlarının tümünün giderilmediği anlaşılmıştır. Başka bir anlatımla dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeye rağmen ismi geçen davacıların bakiye zararlarının bulunduğu görülmüştür.
Ancak dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin işbu ZMMS poliçesinin kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başına ödeyeceği limitinin 360.000,00 TL olduğu, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacılara toplam 285.292,00 TL ödeme yapmak suretiyle ZMMS poliçesinden bakiye 74.708,00 TL limitinin kaldığı anlaşılmıştır. Davacıların (... dışındaki) tümünün, dava dışı ...
Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra destekten yoksun kalma tazminatı alacağının toplamının 15.585,80 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacıların (... dışındaki) toplam destekten yoksun kalma tazminatı alacak miktarı olan 15.585,80 TL, ZMMS poliçesinden bakiye 74.708,00 TL'nin altında olduğu, bakiye ZMMS limitinin Davacıların (... dışındaki) karşılanmamış destekten yoksun kalma tazminatlarının tamamını karşılayacak miktarda olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki cümleden, 6098 sayılı TBK 166/3 ''Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." hükmü gereğince davacıların (... dışındaki) dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra tümünün destekten yoksun kalma tazminatı alacakları yönünden dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile yapılan ihtiyati arabuluculuk anlaşması gereği davacıların dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen ...
Sigorta A.Ş.'den iş bu kaza ile ilgili yapılan ödeme dışında destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri (maddi tazminat) alacağı talebinde bulunmayacağı hususunda anlaşmışlardır. Yapılan bu anlaşma ile dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu belirlenmiş, bu anlaşma dışında başka bir sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Başka bir anlatımla ve TBK 166/3. maddesi birlikte değerlendirildiğinde ... Sigorta A.Ş.
İle birlikte müteselsil sorumlu olan ... plakalı aracın işleteni davalı ...'ün, dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'den işbu kaza ile ilgili yapılan ödeme dışında destekten yoksun kalma tazminatı zararlarından sorumluluğu kalmadığı anlaşılmıştır. Zira davalı ...'ün dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye rücu imkanı bulunduğu ve yapılan arabuluculuk anlaşması ile davalı ...'ün zararına olarak dava dışı ...
Sigorta A.Ş. durumunu iyileştirmesi sebebiyle bunun sonuçlarına katlanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülmüştür.
Öte yandan davalı sürücü ...'in sorumluluğunun haksız fiil sorumluluğu olarak devam ettiği, dava dışı ... Sigorta A.Ş. yönünden davacıların yaptıkları arabuluculuk anlaşması ile durumunu iyileştirmiş olmaları, davalı ...'in ... Sigorta A.Ş.'ye rücu imkanı bulunmadığından, davalı ...'in, (dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile yapılan ihtiyati arabuluculuk anlaşması gereği davacıların dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'den işbu kaza ile ilgili yapılan ödeme dışındaki) destekten yoksun kalma tazminatı alacakları yönünden sorumluluğu devam ettiğinden davalı ...'in istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı ... vekilinin ve Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 21.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü, diğer davalı ...'ün işleteni olduğu aracın, davacıların desteğinin içinde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı .... vekilinin hükmedilen vekalet ücretine yönelik ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı .... vekilinin reddedilen manevi tazminatlara ilişkin olarak vekalet ücretinin yazılı şekilde verilmesini istinaf etmiş ise de, davalı ... şirketi yönünden poliçe limitinin yönünden davanın kabulüne karar verildiği dikkate alındığında yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmüştür.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/418, K. 2023/2095, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama