KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/42 - 2023/1510
- Dosya no
- 2022/42
- Karar no
- 2023/1510
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2021
- Numarası
- 2018/... Esas, 2021/... Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- İhbar olunan
- —
- Vasi
- —
- Dava
- Trafik Kazasına Dayalı Maddi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.11.2009 tarihinde müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu araç ile başka bir aracın çarpışması sonucu yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın sigortasının bulunmadığı ve sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, diğer ... plakalı aracın ise ... Sigortadan sigortalı olduğunu, her bir davalıdan 50 TL'şer olmak üzere toplam 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın araç sürücüsü ve işletenine ihbar edilmesini talep ettiklerini, kabul manasına gelmemek kaydıyla; güvence hesabının sadece bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, kaza anında motorsiklet üzerinde 3 yolcu bulunmasından ötürü müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini, geçici iş göremezlik tazminatından tarih itibariyle sorumlu olmadıklarını gösteren Bam kararları sunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kalıcı maluliyet olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; tüm yasal düzenleme ve Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde uygulanması için yasal dayanağı olmayan, talep edilen tazminat davasının mantığına ve ruhuna aykırı olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğine uygun rapor düzenlenmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerektiğini,
müvekkilinin geçirmiş olduğu kazaya ilişkin Adli Tıp Raporunda kalıcı maluliyetinin bulunmadığını ve iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığını, müvekkilinin itiraza konu karara esas alınan raporunda da sağ radius diafizde kırığı, ulna styloidde kırık olduğu,
opere edildiği ve plak vida ile tedavisinin yapıldığının belirtildiğini, müvekkilinin bileğinde ve kolunda kırık meydana geldiğini, müvekkilinin mağduriyeti ile heyetin belirlediği maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığından işbu raporu kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini fakat yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma ilkesinin ihlali neticesinde verilen kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Dosyada, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 13.11.2020 tarihli raporunda anılan yönetmelik hükümlerine göre davacının genel beden gücünden kaybının olmadığı belirtilmiştir. Davacı ... tüm tedavi evrakları ve yeni tarihli film ve grafileri incelenerek raporun doğru yönetmeliğe göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliğine göre rapor alınmasının hatalı olduğunu belirtmiş ise de, alınan rapor davacı vekilinin talebinde belirtildiği ve kaza tarihinde de yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü... Yönetmelik hükümlerine göre alınmıştır. Rapora karşı itiraz dilekçesinde başka herhangi bir delilin sunulmadığı görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin maluliyet oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/42, K. 2023/1510, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama