KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/680 - 2023/2299
- Dosya no
- 2022/680
- Karar no
- 2023/2299
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30.11.2023
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/03/2017 günü müvekkilinin içerisinde yolcu konumunda bulunduğu, dava dışı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki aracın ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin kalıcı iş görmezlik zararını çok daha yüksek bir orandan kabul ederek ön ödeme yaptığını fakat Adli tıp Kurumu tarafından müvekkiline %3'lük maluliyet tespiti yapılmış olduğunu, dava süresince müvekkilinin durumunun daha da kötüye gittiğini ve davacının maluliyetinin gittikçe artmış olduğunu, bu sebeple %3'lük maluliyet üzerinden hüküm kurulmasının müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi kaybına sebep olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 18.09.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas dairesi maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 25.03.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %3 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan, davacı vekili 04.07.2019 tarihli dava dilekçesinde açıkça ve tereddüte yer vermeyecek biçimde, iş bu kaza nedeniyle olaşan kalıcı maluliyetten kaynaklı zararını talep etmiştir. Davacının dava dilekçesinde maluliyet oranın arttığı yada değiştiğine ilişkin bir açıklaması olmadığı gibi bu yönde bir talebi de yoktur. Davacının kalıcı maluliyetine ilişkin oranı ise yukarıda açıklandığı gibi doğru bir şekilde Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas dairesi tarafında kaza tarihi olan 25.03.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerini göre belirlenmiştir.
Davacıını dava dilekçesinde davacıya yapılan 05.10.2018 tarihli ödemeden sonra artan bir maluliyetinin bulunduğuna ilişkin bir talebi olmadığı gibi bu hususta da yargılama sırasında usulüne uygun şekilde harcını yatırarak dava dilekçesini tam ıslah etmemiştir. Bu nedenle artık İstinaf aşamasında davacının artan maluliyetinin bulunduğunun ileri sürülmesi doğru değildir. Davacının istinaf aşamasında ileri sürmüş olduğu, işbu davanın konusu olmayan kalıcı maluliyetin gelişen durum nedeni ile arttığı, bu nedenle zararda artış meydana geldiğine ilişkin davasını zaman aşımı süresi içinde her zaman açılabileceği dikkate alındığında davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/680, K. 2023/2299, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama