KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi : 2- G.H.
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/716 - 2024/108
- Dosya no
- 2022/716
- Karar no
- 2024/108
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11.01.2024
Karar Metni
2.608 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/2016 tarihinde ... plaka ... Sigorta Poliçeli araç ile ... plakalı sigortasız araçların kaza yapması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin hayatı boyunca aynı işi yapan kişilere kıyasla normal vücut faaliyetlerini yerine getirmesinde daha fazla efor sarf edeceği ve bu sebeple çalışma gücünde azalma olduğunu, müvekkilinin çalışma gücünün azalmasından doğan daimi ve geçici kayıplar nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her davalı için şimdilik 50,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili sunmuş olduğu dilekçesi ile dava değerini 65.654,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMSS Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın dava konusu olayda meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, kusur oranı ile ilgili iddiaların asılsız olduğunu, davacı yanın kazaya bağlı olarak oluşan maluliyeti olmadığının hastane raporlarından görüldüğünü, davacı yanın yaklaşık 80 gün geçtikten sonra ... ...
Hastanesinden aldığı %8 oranındaki maluliyetini gösteren raporun geçerliliğinin sorgulanması gerektiğini, trafik kazasına bağlı olarak kişide oluşabilecek maluliyet oranının kazadan 18 aylık sürenin geçmesi neticesinde ortaya çıkabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte maddi tazminat isteminin haksız olduğunu, öncelikle tazminatın neye ilişkin olduğunu davacı yanın açıklamasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın iddia ettiği gelir kaybına ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacı yanın zararının uzman ve teknik bilirkişiler eliyle hesaplanması gerektiğini,
davacı yanın iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber dava konusu olayda davalı müvekkilinin sigorta şirketi için davacı yanın kaza tarihi olan 09/01/2014 tarihinin temerrüt tarihi olarak esas alıp bu tarihten itibaren faiz işletilmesini talep etmesi de hukuka aykırı olduğundan davanın bu yönden de hukuka aykırı olduğunu belirterek tüm itirazları saklı kalmak kaydı ile hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan G.H. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya neden ... plakalı aracın olayı tarihi olan 21/03/2016 tarihinde trafik poliçesinin bulunmadığından bahisle zarar gören tarafından müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, gerçek zararın belirlenebilmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi ve sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılabilmesinin gerektiğini,
bu nedenle davacının Adli Tıp Kurumuna sevkine karar verilmesini, tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi amacı ile aktüer sıfatına sahip bilirkişilerin görevlendirilmesini, kusur oranın tespitinin gerektiğini, bu nedenle kusur raporu aldırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının davalı G.H. yönünden 4.287,70 TL geçici iş göremezlik 59.581,00 TL kalıcı iş göremezlik, davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden 1.429,30 TL geçici iş göremezlik, 19.860,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı hesaplandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin ıslah dilekçesinde davalı G.H. yönünden 4.287,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 45.528,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise 1.429,30 TL geçici iş göremezlik, 14.509,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı talep edilmiş olmakla taleple bağlı kalınarak.
Davanın kabulüyle;4.287,70 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan 45.528,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 49.815,70 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı G.H.dan alınarak davacıya ödenmesine, 1.429,30 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan 14.509,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 15.938,30 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...
Bankası A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine denmiş ise davalı ... Sigorta A.Ş'nin adının sehven ...
Bankası A.Ş olarak yazılmış olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüyle;4.287,70 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan 45.528,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 49.815,70 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı G.H.dan alınarak davacıya ödenmesine, 1.429,30 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan 14.509,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 15.938,30 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...
Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalılardan G.H. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının eksik belgeler ile müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, söz konusu kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesi için tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından düzenlenmiş ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’ e göre rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun tek taraflı beyan ile hazırlandığını, denetime elverişli olması gerektiğini,
kusur oranlarının tespiti kaza yerinde keşif yapılarak heyet bilirkişisi tarafından belirlenmesi gerektiğini, beyanlara dayanılarak kusur tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının hatalı olduğunu, G.H.’nın geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davacının müştereken ve müteselsil talepte bulunmadığını, bu sebeple vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar yönünden kusur oranlarında ayrıştırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalılardan G.H. vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, hasar dosyaları, tedavi evrakları celp edilmiş, Adli Tıp ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden 13/12/2017 tarihli, ... sayılı kusur raporu alınmış, SGK'dan geçici iş göremezliğe yönelik olarak yapılan ödemeler tespit edilmiş, davacının malul olup olmadığı ATK 2. İhtisas Kurulunun 24/07/2020 tarihli, ... sayılı raporu ile kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik çerçevesinde belirlenmiş, akabinde dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek 08/03/2021 tarihli rapor ile davalının itirazı doğrultusunda 11/06/2021 tarihli ek rapor alınmış, giderek ek rapora itibar edilmek suretiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece dosyaya kazandırılan hasar dosyası içeriğine göre; davacının dava açmadan önce gerekli belgelerle davalılardan G.H.na başvuruda bulunduğu, buna rağmen dava tarihinden önce davacının zararının giderilmemiş olduğu anlaşılmakla, davalılardan G.H. vekilinin dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yolunun tüketilmediği yolundaki istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalılardan G.H. vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre; 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4121 esas ve 2018/8559 karar sayılı kararı yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13431 esas ve 2022/8667 karar sayılı kararları da aynı yöndedir. )
Bu açıklamalara göre davacının yaralanmasına ilişkin trafik kazasının 21/03/2016 tarihinde meydana geldiğine göre davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesinin kararına dayanak yapılan, ATK İhtisas kurulu tarafından düzenlenen 24/07/2020 tarihli, ... sayılı rapor incelendiğinde söz konusu raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Buna göre davalılardan G.H. vekilinin bu yoldaki istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Davalılardan G.H. vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde;
İlk derece mahkemesince ATK ... Grup Başkanlığından kusur raporu alınmış olup, rapor hüküm vermeye elverişli ve denetime açık olmakla; davalılardan G.H. vekilinin kusura yönelik istinaf itirazlarının da reddi gerekir.
Davalılardan G.H. vekilinin geçici iş göremezlik gideri tazminatının teminat kapsamında olmadığına yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde;
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat, 2918 Sayılı Kanun’un 91. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 85. maddesine göre belirlenir. Buna göre; sigortacı, sigorta ettiren işleten tarafından, motorlu aracın işletilmesi sırasında ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlardan sorumludur. Kişinin bedenine gelen zararlarda tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin koşullar 98. maddede düzenlenmiştir.
Söz konusu bu madde 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilmiştir.
Değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesine göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
(Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Söz konusu düzenlemeye göre, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve G.H.’nın yükümlülükleri sona ermekte, ancak kazazedelerin bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları yönünden ise, sigorta şirketlerinin ve G.H.nın tedavi teminatları kapsamında sorumlulukları devam etmekte olup, teminat kapsamının yasaya aykırı genel şart hükmü ile daraltılması mümkün değildir.
Bu nedenle geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmiş olduğundan keza SGK tarafından yapılan ödemeler tazminattan düşülmüş olmakla; davalılardan G.H. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekir. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanıp davacı açıkça müteselsil sorumluluktan vazgeçmediğinden davalılardan G.H. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
Ancak bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf yönünden raporun kesinleşeceğine yönelik Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. Sayılı kararında özetle; "...Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar.
Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar.
Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez..."
Aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 gün ve 2015/3253 E.-2017/9419 K. Sayılı kararında özetle; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde.
"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir.
Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülmelidir..." denilmiştir. Aynı husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/8676 E, 2018/2775 K; 2013/11884 E, 2015/835 K; 2015/8056 E, 2017/2988 K sayılı içtihatlarında ve benzer içtihatlarda, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/430 Esas, 2018/1093 K sayılı kararında da benimsenmiştir.
İlk derece mahkemesince toplanan taraf delilleri çerçevesinde; hesap bilirkişisinden 08/03/2021 tarihli hesap raporu alınmış olup, davacı vekili söz konusu rapordaki TRH yaşam tablosu kullanılarak yapılan aktüeryal hesap doğrultusunda talebini ıslah etmiştir. Islahta sürekli iş gücü kaybına yönelik olarak 2.000,00 TL fazla talepte bulunulmuştur.
Davacının itirazı bulunmamasına rağmen davalının itirazları doğrultusunda mahkemece ek rapor alınmış, 11/06/2021 tarihli ek raporda TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaba itibar edilerek davacının talebi ile bağlı kalındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının ilk rapora itirazı bulunmadığından rapor davacı bakımından kesinleştiğinden, davalı lehine oluşan usulü müktesep hak dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve esas bakımından hukuka aykırıdır
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davalılardan G.H. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, giderek; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile.
4.287,70 TL geçici iş göremezlik, 43.528,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 47.815,70 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı G.H.dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.429,30 TL geçici iş göremezlik 14.509,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 15.938,30 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...
Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/716, K. 2024/108, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama