KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/887 - 2024/61
- Dosya no
- 2022/887
- Karar no
- 2024/61
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11.01.2024
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.12.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, dava dışı ... ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın davalı tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, davalıya 25.02.2019 tarihinde başvuru yapıldığını ancak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.200,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihi olan 25.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 14.11.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik talebi yönünden 4.110,60 TL'ye ıslah etmiş, kalıcı iş göremezlik talebi yönünden ıslah talebinde bulunmamıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun tespitiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının eksik evrakla başvuru yaptığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, şirketin geçici iş göremezlik taleplerinden sorumluluğunun olmadığını ve sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, kalıcı maluliyetten kaynaklı 3.200 TL değerli olarak açılan talebin reddine, geçici iş göremezlik nedeni ile açılan davanın kabulü ile, 4.110,60 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/03/2019 gününden itibaren bedel arttırım dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; maluliyet nedeniyle müvekkilinin sevk işlemi doğrultusunda muayeneye gittiği esnada doktor tarafından dosyanın fiziken kendisine gönderilmediğinin ve bu nedenle yapılan muayene sonucunda müvekkilinin maluliyet oranının eksik tespit edilmiş olduğunu ayrıca Anayasa Mahkemesi kararı gereğince uygulanacak yönetmeliğin farklı olması nedeniyle de maluliyet raporuna itiraz ettiklerini ancak itirazlarının değerlendirilmemiş olduğunu,
her ne kadar ilgili ilçe emniyet müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen cevabi yazıda müvekkilinin ekonomik durumunun tespit edilemediği belirtilmiş ve bu nedenle tazminat asgari ücret üzerinden hesaplanmış ise de dosyaya sundukları maaş bordrosundan görüleceği üzere müvekkilinin gelirinin asgari ücretten fazla olduğunu ve bu nedenle ek rapor aldırılmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerininde reddedilmiş olduğunu beyanla kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 24.05.2021 tarihli ATK 2. İhtisas dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 27.12.2018 tarihinde yürürlükte bulunan, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurularak, davacının %0 oranında kalıcı maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin, davacının gelirinin asgari ücretin üstünde olduğuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Her ne kadar davacı vekili davacı ... ...'ye ait sosyal ekonomik durumunun tespitine ilişkin ... İlçe Emniyet Müdürlüğü' nün 13.12.2019 tarihli yazısında müvekkilin ekonik durumunun tespit edilemediği ancak müvekkilin geliri asgari ücretin üzerinde olup davaının maaş bordrosunu dava dosyasına delil olarak sunulduğu, buna bağlı olarak hesaplanacak tazminatta davacının gelirinin asgari ücret üstünde olacak şekilde hesaplanması gerektiğini belirtiş ise de; dosya içinde davacının gelirinin asgari ücretin üstünde olduğunu gösterir maaş bordrosunun bulunmadığı ve yine yapılan kolluk araştırma tutanağında da bu durumun tespit edilemediği dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/887, K. 2024/61, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama