KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1424 - 2025/1677
- Dosya no
- 2023/1424
- Karar no
- 2025/1677
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2023
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Davalı
- 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
- Davalılar
- 2- ...
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/07/2025
Karar Metni
1.460 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
09/03/2021 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca, sürücü ... kontrolündeki ... plakalı araç arkadan çarptığını, kazadan kaynaklı olarak müvekkilinin kendisinde bedeni hasar, aracında maddi hasar meydana geldiğini, ... plakalı aracın olay esnasındaki sürücüsü ... olduğunu, aracın malikinin ise ... olduğunu, söz konusu olay nedeniyle her ne kadar kusurun tümü müvekkiline verilmiş ise de, bu kusur raporunun olayın meydana geliş şekline aykırı olduğunu, müvekkilinin olayda kusuru olmadığını, müvekkilinin aracına arkadan çarpıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespiti için Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
D.
İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını, müvekkilinin aracında bu rapora göre 110.202,01-TL'lik hasar meydana geldiğini, olayın meydana geliş şekli, maddi hasarın boyutu, müvekkilinin aracına arkadan çarpılması, sürücü ...'ın ehliyetinin olmadığını beyan etmesi ve benzeri sebepler nazara alındığında davalı sürücü ...'ın olayda tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin vücudunda çoklu kırıklar meydana geldiğini, bunların yanı sıra vücudunun çeşitli yerlerinde, şiddetli çarpmanın etkisinden dolayı;
ezilmeler, morarmalar meydana geldiğini, kazanın üzerinden geçen süreçte müvekkilinin tedavisi sürdüğünü, hastane raporlarında omzundaki çoklu kot kırıkları sebebiyle çalışamayacak durumda olduğu belirtildiğini, taraflarla yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığını, bu sebeple bilirkişice yapılacak hesap sonucunda arttırmak kaydıyla olay tarihinden itibaren reeskont faiz işletmek kaydıyla ve de sigorta şirketi yönünden teminat bedeli ile sorumlu olması kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve de mütesesilsilen 300 TL maddi tazminat talep ettiğini,
müvekkilinin kusurunun tam olarak tespit edilememiş olmasının ve de müvekkilde meydana gelen maddi zarararın ne kadar olduğu taraflarından tam olarak bilinemediğinden davayı belirsiz alacak olarak açtıklarını, yaşanan kaza müvekkilini manevi olarak çok yıprattığını, açıklanan nedenlerle müvekkili ... adına 100.000 TL manevi tazminat talep ettiğini beyan ederek, beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kazanın oluşumuna yönelik beyanlarına itiraz itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere, kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün otobandaki yol çalışması olan alanda trafik işaret levhalarına ve sola dönüş kurallarına uymayarak gidiş istikametinin tersine dönmeye çalışmasından dolayı kazanın oluşumuna neden olmuş olup, kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, buna karşın nizami olarak yolunda seyreden müvekkili ...'ın kazanın oluşumunda her hangi bir kusuru olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu karayolu mali mesuliyet trafik poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketi şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun karayolları trafik kanunu ve poliçe genel şartları gereğince poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olup söz konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması sebebiyle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddinin gerektiğini,
davacı her ne kadar arabuluculuğa başvurmuş olsa da yeterli ve gerekli evrakla başvuru yapılmaması ve evrakların taraflarına iletilmemesi sebebiyle sürecin olumsuz sonuçlandığını, geçerli başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, bu sebeple Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini,
poliçede belirtilen bedel her halükarda ödenecek bir bedel olmayıp eğer bir zarar oluşmuşsa yapılacak aktüer hesabı sonucunda oluşan zarar ile orantılı olarak ödenebileceğini, dava öncesınde geçerli başvurusu bulunmadığından temerrüt tarihi bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirket açısından ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza olayı sonrasında ambulansa alınırken etrafındaki konuşmalardan birilerine ''Ehliyetin var mı?'' sorusunun yöneltildiğini ve de karşılığında ''Yok'' cevabının beyan edildiğini duyduğunu, ehliyetin var mı sorusunun ancak ve ancak bir sürücüye yöneltilebileceğinden davaya konu olayda sorunun ...'a yöneltildiği,
kendisinin ehliyeti olmadığını beyan etmesi üzerine trafik kazası sonrası tespit tutanağının sürücü koltuğunda ... varmış gibi düzenlendiği açıkça ortada olduğunu ayrıca taraflarınca dava sürecinde sürekli olarak olay yerinde keşif yapılması talep edilmişse de mahkemece söz konusu taleplerinin haksız yere ve gerekçelendirilmeksizin reddedilmiş olduğunu, tüm delilleri ve beyanları dikkate alınmaksızın yalnızca şüpheli bir şekilde hazırlanan kaza sonrası trafik kazası tutanağına dayanarak arkadan çarpan sürücünün sürat sınırını aşıp aşmadığının değerlendirilmeksizin doğrudan davanın reddedilmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını,
müvekkilinin yaşanan kaza neticesinde hastanede uzun süre tedavi olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kendisi ve ailesinin yaşanan bu kaza neticesinde meydana gelen süreçten oldukça olumsuz şekilde etkilendiklerini ayrıca kaza neticesinde müvekkilinin aracında da 110.202,01 TL'lik zarar meydana gelmiş olup, kusur araştırması tam olarak yapılmaksızın yalnızca trafik kazası tespit tutanağı esas alınarak tüm kusurun müvekkiline atfedilmesini kabul etmediklerini,
kazaya sebebiyet veren sürücü ...'ın ehliyetsiz olması ve kazanın meydana gelişi bakımından müvekkilinin aracıyla sabit durmaktayken ...'ın aracıyla arkadan hızla gelirken çarpması neticesinde meydana gelmesi durumları göz önüne alınmaksızın hazırlanmış olup söz konusu raporun mahkeme kararına esas alınmasının açıkça hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazları konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın ve gerekçelendirilmeksizin davanın reddine karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafının incelenmesinde:
09.03.2021 günü saat: 15.20 sıralarında davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile trafik akımının tek yönlü işlediği Şanlıurfa istikametinden Gaziantep istikametine giderken olay mahalline geldiğinde, köprü yapımı için açılan ve trafik akımına kapalı olan orta refüj aralığından geliş istikametine U dönüşü yapıp karşı istikamete geçmek isterken aracının sol yan kısmı ile aynı yol üzerinden gerisinden gelerek .... kavşağı istikametine düz giden sürücülüğünü ...'ın yaptığı ... plakalı otomobilin ön kısmı ile çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Olay tarihli kaza tespit tutanağı ve Gaziantep Başsavcılığınca alınan 21.03.2022 tarihli kusur raporunda davacı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in kusursuz olduğu belirtilmiş, Gaziantep Başsavcılığınca ... Sor sayılı dosyada şüpheli olan davalı ...'in kusursuz olduğu gerekçesiyle KYOK kararı verildiği, kararın itiraz üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
... Trafik İhtisas Dairesi Adli Tıp Kurumunun 22/02/2023 tarihli adli tıp raporunda;
"Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli çalışma yapılan yol bölümünde, kurallara aykırı bir şekilde dubalarla araç trafiğine kapatılmış alandan karşı istikamete doğru U dönüşü yapmak istediği esnada aracının sol yan kısmına, kendisi ile aynı istikamette seyreden ve gerisinden gelen sürücü idaresindeki aracın ön kısmı ile çarpması sonucu meydana gelen olayda asli, % 100 oranında kusurludur.
Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli çalışma yapılan yol bölümünde, ön ilerisindeki aracın aniden sola manevra yapması sonucu meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru yoktur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
ATK raporu dosya kapsamı, kaza tutanağı, ceza soruşturmasında alınan raporlar ve dosya kapsamı ile uyumlu olup mahkemece itibar edilmiş olması yerindedir. Davacı vekilinin istinafı haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1424, K. 2025/1677, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama