KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No
- 2023/1479 - 2025/1588
- Dosya no
- 2023/1479
- Karar no
- 2025/1588
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18.04.2023
- Numarası
- 2018/... Esas, 2023/... Karar
- Davacı
- ... - ..., ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.906 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 26.06.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26.06.2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2023 tarih ve 2018/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 05/02/2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ...
Plaka sayılı aracıyla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi oranda geçici ve kalıcı sakatlığa uğradığını, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, meydana gelen olayda ... plaka sayılı araç sürücüsünün tazminatı gerektirir şekilde kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçici ve kalıcı sakatlığından aynı zamanda geçici sakatlığı sürecinde bakıma muhtaçlığından ileri gelen şuanda ve geleceğe dönük ciddi bir kazanç mahrumiyetinin söz konusu olduğunu,
kusurlu olan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde ZMMS poliçesi ve ... poliçe numara ile güvence altına alındığını, davalı şirkete müracaat edildiğini ve 24.966,00 TL ödeme yapıldığından bahisle müvekkili için 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL geçici ve 100,00 TL kalıcı iş göremezlikten ileri gelen 300,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınması suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden, aksi halde ihbar tarihini müteakip 8. İş günü bitiminden, olanaklı değilse ödeme tarihinden,
son tahlilde dava tarihinden başlayarak işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle ile birlikte toplam 300,00 TL maddi tazminatın davalıdan tazmin ve tahsiline, yargılama gider ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 19.01.2023 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatın yönünden 160.931,48 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 5.882,88 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
HMK 121.madde gereğince dava dilekçesinin eklerinin kendilerine tebliğinin gerektiğini, davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, tazminat davası açma hakkının ortadan kalkmış olup davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu'na sevkinin gerektiğini,
kabul manasında olmamak üzere geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin hem 61111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığınını, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının,
herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespit edilerek ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyet arasında illiyet bağ bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, başvuru sahibinin bakıcı giderine ilişkin taleplerinin teminat dışında olduğunu, faizin dava tarihiden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın kabulü halinde işbu daha öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığını, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini,
kaldı ki hiçbir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş ise ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğinden bahisle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 160.931,48-TL'nin kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 5.882,88-TL geçici iş göremezlik tazminatının 17/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakıcı gideri tazminat talebinin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kabul manasına gelmemek kaydıyla hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi ve ayrıca müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirilme yapılmasının gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmamasının gerektiğini, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik ve müterafik kusur ile hatır taşıması indirimine istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;
Dosyanın tazminat hesabı için aktüerya bilirkişiye tevdii edildiği, 09.01.2023 tarihli raporda; davacının 195.673,20 kalıcı iş göremezlik, 5.882,88 TL geçici işgörmezlik zararının olduğunu, hesaplanan tazminatın poliçe teminatı içerisinde olduğunun tespit edildiği, raporun güncel değişiklikler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, yerinde bir şekilde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları doğrultusunda, TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılarak,
davacının gelirinin rapor tarihindeki asgari ücret verileri kullanılarak davacının 195.673,20 kalıcı iş göremezlik, 5.882,88 TL geçici işgörmezlik zararının üzerinden, davalı tarafından 04.09.2018 tarihinde yapılan ödemenin güncellenmiş hali olan 34.741,72 TL düşüldükten sonra karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
Ancak gerekçeli kararda müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi tartışılmamıştır.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta ise de; bu indirimin yapılabilmesi BK.'nun 44. maddesi uygulamasındaki gibi resen gözetilmeyip davalının savunmasında bu hususu ileri sürmesi icap eder. (Yargıtay 17. Hd. 2016/14352 esas ve 2019/6316 karar sayılı ilamı)
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesinde hatır taşıması iddiasınada bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde, hatır taşıması savunmasının davalı vekili cevap dilekçesinde bildirilmeyip, HMK 357 md.si gereği ve davalı vekilli yönünden süresinde cevap dilekçesinde dayanmadığı savunmaları, istinaf aşamasında da ileri sürülemeyeceği ve savunmanın genişletilmesi yasağı birlikte değerlendirildiğinde, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Öte yandan somut olayda zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Davacının kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunduğu, emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği ve fakat davacının kaza esnasında otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ile birlikte yaralılar ..., ..., ..., ... ile araç sürücüsü ... olmak üzere sürücü ile birlikte 6 kişinin seyahat ettiği, söz konusu araçta 5 kişi olan istinap haddinin aşılmasının desteğin güvenli bir şekilde seyahat etmediği, dolayısıyla davacının kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde nizamlara aykırı olarak yolculuk etmesinin olayda zararın artmasına etkisinin bulunduğu, bu nedenle davacının istiap haddinden fazla şekilde yolculuk etmesinden kaynaklı olarak müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakta, olaşan zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Netice itibariyle; davacının (davalı tarafından dava tarihiden önce yapmış olduğu ödeme düşülmeksizin) (195.673,20 kalıcı iş göremezlik, 5.882,88 TL geçici işgörmezlik zararı) 201.556,08 TL toplam zararının bulunduğu bundan önce %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonucu, davalının sorumlu olduğu zarar miktarının kalıcı ve geçici işgörmezlik tazminatının toplamının 161.244,864 TL olduğu, iş bu zarar miktarından davalı sigorta dava tarihinden önce yapmış olduğu ödemenin güncellenmiş değeri olan 34.741,72 TL kalıcı maluliyet tazminatından düşüldükten sonra, davacının bakiye toplam ....503,14 TL zararının (121.796,84 kalıcı iş göremezlik, 4.706,30 TL geçici işgörmezlik zararı) bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davalı vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Dosya içinde mevcut 15.03.2019 tarihli SGK Adana İl Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1479, K. 2025/1588, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama