KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Dosya no
- 2023/1625
- Karar no
- 2025/1956
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2023
- Numarası
- 2018/... 2023/...
- Davacı
- ... - ...
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ
Av. ..., --- Av. ..., --
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.2023 tarih 2018/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
07/07/2014 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davalı ... şirketinin sorumluluğu kapsamında müvekkilinin zararlarının ödenmesi için davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına başvuruda bulunduklarını, başvuru sonucunda 114.450,00 TL ödeme yapıldığını,
ancak müvekkilinin maluliyet oranının iyileşmeyen sakatlıkları nedeniyle artmasından dolayı davalı şirketi 24/04/2018 tarihinde yazılı başvuru yaptıklarını, ancak önceki ödeme nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş gücü kaybından dolayı 500 TL, geçici iş gücü kaybından dolayı 500 TL olmak üzere toplam 1000TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazası nedeni ile davacı tarafın ilk olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket aleyhine dava açtığını, davacı taraf ile sulh olunup davacının bu davadan feragat ettiğini, davacı tarafından bu kez Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyası ile artan maluliyet tazminatı talebi ile ikinci bir davanın açıldığını, davacı taraf sulh olunması nedeniyle söz konusu davadan da feragat edildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, açılan her iki davanın kesinleşmesinden dolayı bu dava açısından kesin hüküm niteliğinde olduğunu,
davacı yanın ibraname ile de müvekkili şirketi ibra etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından 13/07/2015 tarihinde 133.246,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davada hatır taşımasının söz konusu olduğunu bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 07.06.2023 TARİHLİ KARARI: raporun tüm dosya kapsamı ve ilgili belgeler tetkik edilerek düzenlendiğinin anlaşıldığı, usule, oluşa ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı, davacıda feragat tarihi olan 16.05.2017 tarihinden sonra gelişen yeni bir durumun bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; yerel mahkemece itiraz ve taleplerinin görmezden gelindiğini, raporlar arasındaki çelişkiler ve itirazların görmezden gelinerek hüküm kurulduğunu, gerekçeli kararda kesin ve net ifadelere yer verilmeksizin yüzeysel değerlendirmeler ile karar verildiğini, 16.05.2017 tarihinde sehven feragat edildiğini, bu husus ile ilgili gerekçeli beyanlarını sunduklarını, davalı yandan herhangi bir ödeme almadıklarını, yerel mahkemece talepleri doğrultusunda rapor aldırılmadığını, dosya kapsamında alınan raporun kendi başvurusu ile alınmış ve sadece belindeki kırık için alınmış rapor olduğunu,
bu rapor ile davalı şirkete başvuru yapıldığını ve başvuruya istinaden haricen kısmi bir ödeme alındığını, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla ödeme alındığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeniyle artan maluliyet kaynaklı açılan kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili 16/05/2017 tarihinde sehven feragat etmiş olduklarını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmemiş olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Dosyada mevcut 2015/... Esas sayılı, 2015/... Karar sayılı, 23/07/2015 Tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti Kararı dosyası incelendiğinde, 114.450,00 TL bedelle tarafların sulh oldukları, bu nedenle konusuz kalan başvurusunun reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacının Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/...
Esas, 2017/365 Karar sayılı dava dosyasında cismani tazminat talebinde bulunmuş olduğu, Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'nun 08/09/2014 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının kalıcı maluliyetinin % 32 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 135 gün olduğu belirtilmiş, mahkemesince alınan Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'nun 16/02/2017 tarihli ve 1033 sayılı raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının kalıcı maluliyetinin % 32 olduğu,
geçici iş göremezlik süresinin 135 gün olduğu belirtilmiş, 133.246,00 TL'lik ödeme sebebiyle 03/07/2015 tarihli ibraname ibraz edildiğinden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş olduğu, davacının 16/05/2017 tarihli feragat beyanı sunmuş olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'nun 06/10/2020 tarihli 4465 sayılı raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının kalıcı maluliyetinin % 37,2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu belirtilmiş, akabinde Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'nun 10/03/2021 tarihli 880 sayılı raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının kalıcı maluliyetinin % 37,2 olduğu,
geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu belirtilmiş, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi'nin 24/06/2022 tarihli 9168 sayılı raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının kalıcı maluliyetinin % 37,2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, bu süreçte 2 ay bakıma muhtaç olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince bu defa artan maluliyete ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 21/11/2022 tarihli ve 16539 sayılı raporda, davacı ...'in 07/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Kurulun 20.05.2020 tarih ve 6395 sayılı kararında 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanarak tespit edilen %37,2 kalıcı maluliyet oranının kişinin dava konusu 07/07/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen yaralanmalardan kaynaklandığı,
dosya kapsamından anlaşılan 16/05/2017 feragat tarihinden sonra davacının bu tarih itibariyle dava konusu edilen trafik kazası sonrasında yaşanan cismani zarar sebebiyle artan maluliyetinin bulunmadığı, gelişen yeni bir durumun olmadığı belirtilmiş, davacının belirlenen bu maluliyet oranını etkileyebilecek herhangi bir yaralanmayı gösterir tıbbi belge ve delil sunulmamış olup aksi yöndeki iddiasının yerinde olmadığı, sair maluliyet raporlarının davacının artan maluliyet iddiasına ilişkin olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair kurulan hüküm yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın .../1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1625, K. 2025/1956, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama