İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1903 K.2025/2136

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.06.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/1903Karar2025/2136Tarih10 Ekim 2025Okuma9 dk · 1.866 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Ekim 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1903 - 2025/2136
Dosya no
2023/1903
Karar no
2025/2136
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/06/2023
Numarası
2021/... Esas, 2023/... Karar
Davacı
... -
Vekili
Av.
Davalı
... ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ-
Vekili
Av.
Dava
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
10/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.866 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.06.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

16/12/2012 tarihinde Hülya Akkoyun'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken hızlı, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz hareket ederek ...'ün sevk ve idaresindeki ...plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda bulunan müvekkili yönünden yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin mevcut olduğunu, davalı sigorta şirketine 31/08/2020 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içerisinde cevap verilmediğini, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını,

dosyanın zaman aşımına uğramadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak; mahkemece zarar kapsamının (tazminat miktarının) belirlenmesini, müvekkilinin trafik kazasında yaralanmasından kaynaklı cismani zarar nedeni ile şimdilik 10 TL maddi tazminatın (5 TL sürekli iş göremezlik + 5 TL geçici iş göremezlik) ve ilerde belirlenecek tazminat miktarlarının olay tarihinden (16/12/2012) itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Ayrıca davacı vekili 05/01/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; davanın değerini 224.990,00 TL arttırarak 225.000,00 TL ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 23/06/2012-2013 vadeli ... nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, işbu dava ile istenen tazminat talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2020.E.111189 sayılı başvuru yapıldığını, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla ZMMS sigortasının meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini,

davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, SGK kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı giderinin, hastane masrafları ve refakatçi ücreti taleplerine itiraz ettiklerini, sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep etmiş ise de 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarında bu hususun açıkça düzenlendiğini,

geçici iş göremezlik taleplerinin müvekkili şirektin teminde olmadığını ve işbu talebin teminat dışında olduğundan bahisle haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunmadığından reddine, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, derdestlik ve kesin hüküm itirazlarının kabulü ile davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davanın kabulü ile; 5.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 220.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 11/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın reddi gerekirken kabul kararının verilesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların maluliyetinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun hatalı maluliyet yönetmeliğine göre hazırlandığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması indirim yapılması gerekirken yapılmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını, aktüerya raporuna esas maluliyet oranına ve dahi maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu,

dava konusu geçici iş göremezlik durumunun teminat dışı olduğunu, hesaplanan tazminata itiraz ettiklerini, bakiye ömür sürelerinin hesaplama dönemlerinin hatalı olduğunu, bu nedenle hesaplamanın fazla çıktığını, geçmiş dönem aktif ve dönem pasif hesaplarının hatalı olduğunu, düzeltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, maddi (kalıcı ve geçici maluliyet) tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.

Bu açıklamalara göre, kazanın 16.12.2012 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 16.12.2020 tarihinde dolacağı, eldeki bu davanın ise 20.01.2021 tarihinde (7226 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığının 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Kararına istinaden Coronavirüs (Covid19) salgını nedeniyle HMK'deki başvuru sürelerinin 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında yani 93 gün durmasına karar verilmiş olması dikkate alındığında) zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı yönünden yapılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre,

-11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,

-11/10/2008-01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,

-01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve

-20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/... K sayılı kararları)

Mahkemesinde hükme esas alınan 10.10.2022 tarih ve 14662 sayılı ATK İstanbul 2. İhtisas Dairesinin raporunun, kaza tarihi olan 16.12.2012 tarihinde yürürlükte bulunan; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlendiği dikkate alındığında, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Kusur oranına yönelik yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Somut olayda, mahkemece alınan 27.12.2021 tarihli kusur bilirkişisi raporuna göre davacının yolcu olduğu sigortalı ... plaka sayılı otomobilin tespit edilemeyen sürücüsünün 2918 sayılı K.Y.T.K.'nın 56/C maddesi uyarınca asli (%100 oranda), ...plakalı araç sürücüsü ...'ün kusursuz olduğu belirlenmiş olup, davacının yolcu olduğu sigortalı ... plaka sayılı otomobilin, kırmızı ışıkta duran ...plakalı araca arkadan çarptığı olayda raporun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece itibar edilmesi yerindedir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin müterafik kusur bulunduğuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun azalması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Somut olayda, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın öndeki araca arkadan çarptığı ve davacının yaralandığı, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde delil olmadığı, davacının araçtan fırlaması gibi bir durumun olmadığı, salt yaralanmalarına bakılarak emniyet kemeri takılmadığı sonucuna ulaşılamayacağı göz önüne alındığında mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmamıştır.

Davalı Sigorta Şirketi vekilinin hatır taşıması indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK'nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.

Somut olayda davacı ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları, davacının davalının sigortalısı olan araçta ücretsiz ve bir karşılık olmadan taşındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle olayda hatır taşıması olduğunun kabul edilmesi gereklidir. Mahkemece somut olay yönünden hatır taşıması indirimi yapılmamış olması hatalı olmuştur.

Ancak hükme esas alınan aktüerya raporunda davacının kalıcı iş göremezlik zararı 1.909.158 TL, geçici işgöremezlik zararı ise 14.765,00TL olarak hesaplanmıştır. Bu miktarlar üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında davacının kalıcı işgöremezlik tazminatı alacağı 1.527.326,87 TL olup poliçe teminat limiti 225.000 TL'nin üzerinde kalmaktadır.

Geçici işgöremezlik tazminatı olan 14.765 TL yönünden de bu tazminatın tedavi limitinden karşılanması gerekmekte olup geçici işgöremezlik tazminatı yönünden poliçe limiti aşılmamıştır. Mahkemenin kararı bu yönü ile hatalı ise de karara karşı davacının istinafı bulunmamaktadır. Geçici işgöremezlik tazminatı yönünden, %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik tazminat tutarı 11.812,00 TL'dir ancak davacının talebi 5.000 TL'dir.

Dolayısıyla davalı vekilinin hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinafı haklı ise de mahkemenin kararı netice itibariyle değişmemektedir. Başka deyişle ilk derece mahkemesinin kararı netice itibariyle doğrudur.

Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.

Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin geçici işgöremezlik talebine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/... karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı) Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyete sunulur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 15.369,75 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.112,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 11.256,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/10/2025

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1903, K. 2025/2136, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1903
Karar No
2025/2136
Tarih
10 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1910 K.2025/2238
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1911 K.2025/2159
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1965 K.2025/2341
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1966 K.2025/2348
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2007 K.2025/2121
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2015 K.2025/2227

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.