KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2243 - 2025/2442
- Dosya no
- 2023/2243
- Karar no
- 2025/2442
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/05/2023
- Numarası
- 2021/61 Esas, 2023/113 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.912 kelime·10 dk okuma·13 bölüm
Av. ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2023 tarih ve 2021/61 Esas, 2023/113 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nın maliki olduğu ... plaka numaralı motor ile 28.08.2020 tarihinde saat 10.05'te ... istikametinden gelerek, ... istikametine doğru seyir halindeyken, ... önüne geldiği esnada motosikletinin ön kısmı ile ... sokağı takiben gelip sağa dönüş yaparak ... istikametine doğru gitmek isteyen müvekkilinin sürücü olduğu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol yan kısımları ile çarpışması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazasında bedensel zararlar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere,
tazminat tutarlarının harçlarının yatırıldıktan sonra şimdilik taraflardan 2.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 28.08.2020 tarihinden itibaren tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, mahkememizce 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesinde belirtilen belirsiz alacak talebimizin kabul görmemesi durumunda fazlaya dair hak ve alacaklarımızın saklı kalması kaydı ile 2.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.08.2020 tarihinde tarafların yaşamış olduğu trafik kazasında kusurlu taraf davalı müvekkilinin olmadığını, davacının tam kusurlu olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.08.2020 tarihinde tarafların yaşamış olduğu trafik kazasında kusurlu taraf davalı müvekkilinin olmadığını, davacı taraf, davalı müvekkilinin kaza esnasında hızlı olduğu iddiasında bulunmuş ise de olayın oluş şekli ve kazanın sonuçları düşünüldüğünde dosyada hız ile ilgili bir belirlemenin mevcut olmadığını, söz konusu meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının talep etmiş olduğu daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi masraflarına yönelik maddi tazminat talepleri konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Davalı sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat davasının reddine, Davalı ...'dan talep edilen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 27.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; müvekkilinin meydana gelen kazada sol el 1.parmağı koptuğunu, boyun ve bel bölgesinde zedelenmelere bağlı hayati tehlike söz konusu olduğunu, kazadan dolayı boyun ve bel bölgesindeki zedelenmelerin sebep olduğu komplikasyonlar sonucu nörolojik tedavisi devam ettiğini, çok riskli ameliyatla ve/veya ameliyatlarla karşı karşıya olduğunu, felç olma durumu söz konusu olduğu gibi ameliyatın riski olması nedeniyle hayati tehlikesi mevcut olduğunu, manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yattığını, manevi tazminatın, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim,
MK'nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğunu, anlaşma akdedildiğini, davalı şirketin mahkemeye sunduğu sulh anlaşmasında, tarafımızdan hiçbir hak alacağı olmadığını, açıkça beyan ettiği halde, mahkemece ret edilen manevi tazminat yönünden davalı ... şirketi yararına vekalet ücreti takdiri yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek manevi tazminat ve ret edilen manevi tazminat nedeniyle davalı sigorta lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... vekili; öncelikle tazminatın belirlenmesinde rol oynayan kusura itiraz ettiklerini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, olaya, kusur oranına ve dosyada yer alan bilgilere göre fazlaca hükmedildiğini belirterek istinaf talebimizin kabulü ile ilk derece tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafının incelenmesinde:
28.08.2020 günü saat 10:05 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla, sağındaki ... Sokağı takiben gelip sağa dönüş yaparak önüne giren sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol yan kesimine çarpması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09/09/2021 tarihli raporunda;
"Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile gündüz vakti meskun mahalde seyir halinde iken geldiği olay mahalli kavşağa daha tedbirli ve kontrollü şekilde hız azaltarak yaklaşmayıp, yola gereken dikkatini vermeden seyir hızıyla tedbirsizce girdiği kavşakta, sağa dönüş yaparak önüne giren davacı sürücünün kullandığı motosiklete çarpmasıyla meydana gelen olayda, tali (%25 oranında) kusurludur.
Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile gündüz vakti meskun mahalde seyir halinde iken geldiği olay mahalli kavşakta, dönüş yapan sürücülerin doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş hakkını vermesi kural gereği iken ve karşı istikametten düz seyirle gelen motosikletin geçmesinden sonra kavşağa kontrollü şekilde girmesi gerekirken, bunlara riayet etmeyip, yolu etkin şekilde kontrol etmeden sağa dönüşle girdiği kavşakta, karşı istikametten düz seyirle gelen geçiş hakkına haiz seyir güzergahını kapattığı motosikletin aracının sol yan kısmına çarpmasıyla meydana gelen olayda, asli (%75 oranında) kusurludur." denilmiştir.
Raporun dosya kapsamı, kaza tutanağı ve ceza dosyasında alınan raporlarla da uyumlu olduğu, mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haksız bulunmuştur.
Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 28.08.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının sürücüsü olduğu motosikletin, davacının kullandığı motosikletle çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıda hayati tehlike yaratacak, kemik kırığı oluşacak ve %11 oranda kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralanma meydana geldiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tali (%25 oranında) oranda kusurlu olduğu,
buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı ve davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Reddedilen Manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinafın incelenmesinde:
Mahkemece davalı Sigorta şirketi aleyhine istenen manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... yönünden istenen manevi tazminat talebinni kısmen kabulüne karar verilmiş ve reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine 9.200 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Öncelikle davacı vekilinin sigorta şirketine yönelik davası sulhle sonuçlanmış olup davacı ve davalı sigorta şirketinin birbirinden bir talepleri olmadığı ve davalı sigorta şirketi vekilinin dosyaya sunduğu bila tarihli dilekçesine göre davalı sigorta şirketinin davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı sigorta aleyhine açılan manevi tazminat davasında da karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi ve bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Mahkemece davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Diğer davalı ... yönünden reddedilen manevi tazminat üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de;
Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazete'de yayımlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması, vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden olması dikkate alınarak, reddedilen manevi tazminat üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeple reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup davacı vekili, vekalet ücretine yönelik istinafında haklıdır.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinafının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2243, K. 2025/2442, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama