KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2296 - 2025/2551
- Dosya no
- 2023/2296
- Karar no
- 2025/2551
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2022/1155 Esas, 2023/612 Karar
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ... ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/11/2025
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.09.2025 tarih 2022/1155 Esas 2023/612 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23/06/2022 tarihinde tarihinde sürücü Hilmi Işıklı sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... ilçesi ... Mahallesi ... Caddesinden, ... Caddesine geçiş yaparken davacı yönetiminde olan ve ... Kavşak istikametinden gelen ... plakalı araca çarpmak suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, davacının Özel ... ...
Hastanesinde tedavi gördüğünü, davanın safahatında rapor alındığında davacının maluliyet oranının açığa kavuşacağını, kaza ile ilgili olarak kaza tespit tutanağının ekte sunulduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsü olup davacının ise meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, söz konusu trafik kazası ile ilgili ...
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü, kazanın meydana gelmesine neden olan aracı sigortalayan davalı, kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında davacıya tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davacı için 100 TL geçici iş göremezlik ve 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesini,
dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacıyı temsil ettiğinden ötürü arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, kusur ve maluliyet oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden yerel mahkemeye gönderdiği 23.08.2023 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davalıdan hiçbir masraf, yargılama gideri, vekalet ücret talebinin bulunmadığını, güncel İstinaf kararları çerçevesinde aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmemesini, feragat üzerine dosyanın karara çıkarılmasını, feragat dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğini, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini ve feragatin başlı başına kesin hüküm doğurması sebebiyle kararın keşinleşmesi beklenmeksizin dosyada bulunan avansın tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Davacının yerel mahkemeye sunmuş olduğu 23.08.2023 tarihli dilekçesiyle HMK 307, 309 maddesine uygun olarak davadan feragat ettiği anlaşılmakla HMK'nın 311. maddesi gereğince feragat kati bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından, açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili.
Dava konusu kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere davadan feragatte hakkın özünden feragat olmadığını, davacı alacağına yargılama safhasında davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye istinaden hakkına kavuştuğu için feragat etmiş olduğunu ve esasen davanın konusuz kaldığını, davadan feragat hallerinde yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması gerektiğini, davadan feragat edilmesi halinde davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini,
feragat nedeniyle reddedilen somut davada davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemekle yetinilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili ödeme yapılması nedeniyle davadan feragat edildiğini, arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline yönelik hükmün hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Davacı vekili 23/08/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, masraf, yargılama gideri, vekalet ücreti talepleri olmadığını, arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsilini, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 09/08/2023 tarihli İbraname- makbuz- feragatname başlıklı belge içeriğinden açıkça davacı vekilinin işbu yargılamaya konu tazminat dosyasındaki olaydan kaynaklanan tazminat haklarından, munzam zarar ve artan maluliyetten kaynaklı tazminat haklarından da feragat ettiği anlaşılmakta olup bu itibarla yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen ve davacının yaralanması nedeniyle talep etmiş olduğu maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsil edildiği, yine vekalet ücretlerini tahsil ettiği davacının bakiye bir zararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Zira, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2016/11802 Esas 2019/4834 Karar ve yine 2016/14885 Esas 2019/6904 Karar ve yine 2018/2953 esas ve 2020/ 924 karar sayılı dosyalarında verilen kararlar da aynı mahiyettedir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden, davacıların fazlaya dair haklarını saklı tutmadan davalı sigorta şirketini tümü ile ibra etmiş olması nedeni ile feragatin hakkın özüne ilişkin olmayıp ödemeden kaynaklandığı anlaşılmakla buna göre yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili gerekmekte iken davacıdan tahsiline yönelik kurulan hükmün hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinde yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılması ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması talep edilmiş ise de, davacı vekilince dosyasına sunulan feragat dilekçesinde açıkça arabuluculuk ücreti dışındaki yargılama giderlerine yönelik taleplerinin bulunmadığının bildirilmiş olması nedeniyle hükmün yargılama giderine yönelik kısmının yerinde olduğu ayrıca her ne kadar istinaf dilekçesinde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesince davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeniyle bu talepleri
yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, arabuluculuk ücreti yönünden ise yukarıda açıklanan nedenlerle başvurunun yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2296, K. 2025/2551, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama