KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/735 - 2025/1010
- Dosya no
- 2023/735
- Karar no
- 2025/1010
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ..
- Vekili
- Av.
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av.
- Dava
- Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/04/2025
Karar Metni
2.204 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
15.05.2020 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilerinin desteği ... vefat ettiğini, sürücünün kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, müteveffanın ölümü ile eşi olan müvekkili ...'nin desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın çocuğu olan diğer iki müvekkilinin ölüm nedeniyle büyük üzüntü ve acı duyduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihindeki ZMMS'si olan davalı sigorta şirketine 24.11.2020 tarihinde yapılan başvuru üzerine sigorta şirketinin zararı tazmin için yaptığı teklifi kabul etmediklerini,
müvekkillerinin maddi ve manevi zararının tazmin edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere eş ... için 1.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve 20.000,00 TL manevi, ... için 15.000,00 TL manevi, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 26/04/2022 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminat talebini 395.773,61 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu manevi zararların poliçe teminatı içerisinde olmadığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın manevi tazminat talebi yönünden reddine, maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile; 395.773,61 TL tazminatın 08/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, maktul ...'in asli kusurlu olduğunu, bu nedenle kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın manevi tazminat talebi yönünden reddine, maddi tazminat talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin SGK ödemelerinin tazminattan mahsubu talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili, SGK tarafından davacılara yapılmış olan ödemelerin sorulması ve hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş olup, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 12/02/2021 tarihli cevabi yazısında; müteveffanın vefatı nedeniyle davacı eşe ölüm aylığı bağlandığının bildirildiği anlaşılmakla tazminattan mahsubu gerektirir bir ödemenin olmadığı tespit edilmiş, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmemiş olduğunu, sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna yönelik tespiti kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 52/1-A (aracın hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmak) kuralını ihlal ettiğinden, maktul yaya ...'in ise, yaya kusurlarından 68/1-a-3 (her iki tarafta da yaya yolu ve banket bulunmayan veya kullanılır durumda olmayan iki yönlü trafiğin kullandığı kara yollarında yayaların taşıt yolunun sol kenarında izlememeleri) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu oldukları belirtilmiştir.
... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda müteveffa ...'in tamamen kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan ...
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 07/05/2021 tarihli ve ... sayılı raporunda, mevcut verilere göre 1. ihtimal olarak; müteveffa yol kenarındayken (dururken veya yol kenarında yürürken) buradan. geçen tankerin sağ arka kısmına gömleğinin takılması sırasında kazanın gerçekleşmesi halinde, şüpheli sürücü ..., sevk ve idaresindeki tanker ile inişi eğimli, virajlı ve ilerisinde kavşak da bulunan yolsa seyir halinde iken görüş alanını kontrol altında bulundurması,
gündüz vakti kaplamaya giren sağ ilerisindeki yayayı zamanında fark edip ikazla uyarması ve yayayla arasında güvenli açıklık sağlayacak şekilde seyrine devam etmesi gerekirken bu hususlara uymadığı, bu bölgeden dikkatsiz biçimde ve yayaya yakın mesafeden geçiş yaptığı sırada aracın sağ arka kısımlarına müteveffanın gömleğinin takılıp sürüklendiği anlaşılmakla, meydan gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... yaya girişinin bariyerlerle çevrilerek yasaklandığı olay yeri yola girerek hem kendi can güvenliğini hem de taşıt trafiğini tehlikeye düşürdüğü,
banket bulunmayan ve dar olan bu yolun kenarında bulunduğu sırada kendisine doğru yaklaşmakta olan tankere karşı etkin korunma tedbirine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, şüpheli sürücü idaresindeki tankere gömleğinin takılması ile zemin üzerinde sürüklendiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu olduğu,
2.ihtimal olarak ise, şüpheli sürücü idaresindeki tankerin olay yeri yoldan geçiş yaptığı sırada müteveffanın bariyerleri aşarak yola girmesi veya yol kenarındayken araca/ yola doğru bir yönelme hareketinin bulunması sırasında kazanın gerçekleşmesi halinde, şüpheli sürücü ..., sevk ve idaresindeki tanker ile bariyerlerle çevrili yolda seyir halinde iken iniş eğimli, virajlı ve ilerisinde kavşak da bulunan yol mahalline gelip buradan geçiş yaptığı sırada sağındaki bariyerleri aşarak kaplamaya giren veya yol kenarındayken araca / yola doğru yönelen yayaya karşı alabileceği herhangi,
bir önlem bulunmamakla müteveffa yayanın gömleğinin aracının sağ yan arka kısımlarına takılıp zemin üzerinde sürüklendiği olayda atkı kabil bir kusurunun bulunmadığı, müteveffa yaya, şüpheli sürücünün idaresindeki tankerle olay yeri yolsan geçiş yaptığı sırada bariyerleri aşarak kaplamaya girdiği veya yol kenarındayken araca/ yola doğru dikkatsizce bir yönelme hareketinin bulunduğu esnada, bu hatalı davranışı neticesinde geçişini henüz tamamlamamış olan tankerin sağ yan arka kısımlarına gömleğinin takıldığı ve olay yeri zemin üzerinde sürüklendiği olayın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla,
meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemesince alınan 05/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ... Plakalı Tanker Sürücüsü .... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a maddesi “Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmamak” kurallarını ihlal ettiği, sürücü ...” ın sevk ve idare ettiği piliç yemi yüklü tanker araç ile seyir halinde bulunduğu yolun istikametine göre iniş eğimli ve virajlı bir yol olduğu ve yol genişliğinin 5 metre olduğu,
bu nedenle sürücünün gündüz vakti her tarafın rahatlıkla görüldüğü yol bölümünde seyrini sürdürdüğü sırada ön ilerisinde yolun sağında koyun otlatan yayayı zamanında fark ederek yayanın sol tarafında bulunan yeterli boş alandan rahatlıkla geçebilecek bölünden geçmeyip veya yaya'ya klakson çalarak ikazda bulunmadan dikkatsiz biçimde bariyerlere ve yayaya yakın mesafeden geçiş yaptığı sırada aracının sağ arka kısımlarının yayanın gömleğine takılıp yol üzerinde sürüklemesi neticesi meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu,
... plakalı kamyona ait yol üzerinde bulunan lastik izlerinin ve yayanın konumu ile giysisinin bulunduğu noktaların kazanın bu şekilde meydana geldiği ve ...'ın % 75 oranında asli kusurlu olduğu, yaya ....
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.” Kuralını ihlal ettiği, yaya ...' in ekli kroki üzerinde de gösterildiği şekilde yol dışında bulunan koyunlarını otlattığı sırada kendisinin karayolu üzerinde bariyerler kenarında beklediği, karayolu dışına güvenli bölgeye geçmediği,
dikkatsiz hareket ettiği, karayolunda ilerleyen ve kendisine doğru yaklaşmakta olan tanker araca rağmen kendisini güvenli bölgeye atmayıp korunma tedbirlerine başvurmaması nedeni ile meydana gelen kazada % 25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamına alınan ATK raporunun 1.ihtimali ile mahkemece alınan 05/08/2021 tarihli kusur raporunun dosya kapsamıyla, olayın oluşuyla ve birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmış, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmış, mahkemesince hükme esas alınması yerinde görülmekle davalı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplanmış olduklarını ileri sürmüş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kapsamında vekalet ücreti hesaplamasının doğru ve yerinde yapılmış olduğu, davanın kabul ve red oranlarına göre de yargılama giderlerinin belirlenerek hesaplanmış olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
BAŞKAN
¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/735, K. 2025/1010, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama