KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/737
- Karar no
- 2025/534
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2022 (Karar
- Numarası
- 2020/68 Esas, 2022/705 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.050 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin arasında 01/02/2014 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede davalı şirketin hizmet alan, davacı müvekkili şirketin ise hizmet veren olarak yer aldığını, müvekkili şirketin davalı şirket işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti vereceği ve bu hizmetin karşılığı KDV hariç aylık 3.000,00-TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin üstüne düşen yükümlülüklerini sözleşmeye uygun ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, buna karşın davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan ücretleri ödemediğini,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, sözleşme kapsamında hizmet verdikleri işyerlerinde denetlemelerde bulunulduğunu ve bu yöndeki hizmetlerin yeterli bulunduğunu, eksik bir husus bulunmadığını, davalı tarafın ihbarname göndererek haksız bir şekilde ve gerçeği yansıtmayan sebeplere dayanarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiklerini bildirdiğini, sözleşmesinin başlamasından davalının haksız feshi arasında geçen süre zarfında müvekkili şirketin davalı ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca yapılan hizmetlerin bedelinden 23.555,00-TL'lik kısmını davalı tarafa ödemediğini beyanla Erzurum ....
İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediğinden davanın reddini, davacının reddolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "...Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi imzalandığı, tanık anlatımları, taraflarca yapılan yazışmalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu değerlendirildiğinde hizmetin gereği gibi ifa edilmediği, sözleşmenin bu nedenle haklı olarak feshedildiği, kaldıki sözleşmenin 10.1 maddesinde, sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen hizmetleri karşılığında aylık bedel olarak.
Kdv hariç 3000 TL ücret ödeneceği, sözü geçen bu ücretin hizmeti veren firmanın her ayın sonunda tanzim edeceği fatura karşılığında nakden veya firmanın hesaba 15 gün içerisinde yatırılacağının belirlendiği, davacı firma tarafından 27.05.2014 tarihinde toplamda 4.650,20 TL tutarlı fatura kesildiği, davalı şirket tarafından bu tutarın ödendiği, davacı şirket tarafından başkaca fatura düzenlenmediği, davacı defterlerinde sözleşmeye ilişkin başkaca fatura ve alacağın kayıtlı olmadığı,
davacı defterlerinde sözleşmeye ilişkin alacağın olmadığı ve sözleşmenin 10. maddesinde belirtmesine rağmen davacı şirketçe fesih tarihine kadar geçen süreler için fatura düzenlenmediği de dikkate alındığında hizmetin gereği gibi ifa edilmediği ve davacının alacağa hak kazanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yargılaması sırasında ispat edildiği üzere davalı tarafın sözleşmeyi haksız ve usulsüz feshettiği tarihe kadar müvekkilin davalıya sözleşme kapsamında hizmetlerde bulunduğunu ve sözleşmenin gereğini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yerel mahkemece dosyada müvekkili şirket tarafından yapılan ve ispat edilen hizmetleri yok saydığını, sadece faturanın olup olmadığına dair araştırma yaptığını, davalının yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisine gönderilen 08/../2014 günlü e-mail beyanında 7.000,00-TL ödeme yapabileceklerini bildirdiklerini,
mahkemece bu açık beyanın kabulünün dahi dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın haksız ve mesnetsiz alacak iddialarını ispatlayamadığını, kesilen fatura olmadığı gibi kati delil niteliğindeki ticari defterlerde hiçbir alacak kaydı bulunmadığını, haksız çıkar elde etme gayesiyle müvekkile karşı haksız ve mesnetsizce icra takibi başlatan ve huzurdaki davayı ikame eden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin kısmın düzeltilerek davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmek üzere davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava; hizmet sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan ödenmeyen sözleşme bedeli bakiyesinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın taraflar arasında imza edilen sözleşmenin fesih tarihine kadarki dönem itibariyle davacının davalıya sözleşme konusu hizmeti verip vermediği, buna bağlı olarak da ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplandığı,
feshin karşı tarafa ulaşmakla hüküm ifade eden tek taraflı irade beyanı olup, sözleşmeyi fesheden tarafın ifaya zorlanması mümkün olmayacağı, sözlemeyi fesheden tarafın feshin haklılığına veya haksızlığına göre sözleşmede kararlaştırılan sonuçlara katlanacağı, somut olay özelinde davacı tarafça söz konusu iş sağlığı ve güvenliğine dair hizmetlerin verildiği halde sözleşmenin haksız olarak feshedildiği savunulmakla ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, bu minvalde davalı tarafından sözleşme hükümlerine göre risk analizi yapılması,
acil durum eylem planı hazırlanması hususları yanında "hizmetin kapsamı" başlıklı 3. maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, alınan yeminli tanık beyanlarında bu hususun teyit edildiği, birlikte ifa kuralı gereği kendi edimini ifa etmeyen tarafın karşı taraftan edimini talep edemeyeceğinden ve davalı yanın istinaf itirazı yönünden ise dava konusu icra takibinin yapılmasına açık bir kötüniyet olduğu ispatlanmamış olduğundan ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/737, K. 2025/534, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama