İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/886 K.2025/1189

Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/886Karar2025/1189Tarih13 Mayıs 2025Okuma10 dk · 1.963 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Mayıs 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/886 - 2025/1189
Dosya no
2023/886
Karar no
2025/1189
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2022
Numarası
2018/... Esas, 2022/... Karar
Davacı
... - ...
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.963 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ : 13/05/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2022 tarih ve 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin 27.03.2016 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosikleti ile evine doğru seyir halinde iken plakasına alamadığı açık pikap türü aracın hızla gelerek çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını, kazaya karışan aracın plaka ve sürücüsünün tespit edilemediğini, davalı ...nın KTK ve ilgili mevzuat hükümleri gereği kaza tarihindeki zorunlu trafik sigortası poliçe teminatıyla sınırlı olarak kaza ve hasardan sorumlu olduğunu, davalı ...na 23.05.2016 tarihinde yapılan başvuru sonucunda davacıya 81.713,00 TL kısmi bir ödeme yapıldığını,

ancak bu kısmi ödemenin davacının gerçek zararını karşılamadığını belirterek müvekkilinde meydana gelen sürekli iş göremezlik nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın sigorta teminat limitini aşmamak suretiyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 05/12/2022 tarihli dilekçesi ile (sürekli iş göremezlik) maddi tazminat taleplerini 228.287,00 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının talebi üzerine 81.713,00 TL tazminatın ödendiğini, başvurana ödenmiş olan tazminat tutarının yetersizliği söz konusu olmadığından ibranamenin geçerliliğinin asıl olduğunu, müvekkili kurum tarafından mevzuata uygun olarak inceleme yapıldığından, yapılan ödemenin yetersizliğinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece plakası ve kimliği tespit edilemeyen kamyonet sürücüsünün asli kusurlu ve kusurunun %75 olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'in tali kusurlu ve kusurunun %25 olduğu, davacının tüm vücut engellilik oranının %21 olduğu, dava tarihinden önce davalıya yapılan başvuru neticesinde davacıya 81.713,00 TL ödeme yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince yapılan bu ödemenin güncellenmiş halinin 114.111,64 TL olduğu, 310.000,00 TL olan poliçe limitinden güncellenmiş ödemenin mahsubu ile davalının bakiye 195.888,36 TL ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 195.888,36 TL'nin 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili; Dava açılmadan önce yapılan ödemenin faizle güncelleşmiş değeri yerine asıl alacak tutarı olan 81.0713,00 TL'nın poliçe üst limitinden indirilmesi gerekirken güncellenmiş değer olan 114.111,64 TL'nin mahsup edilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili; Hükme esas alınan maluliyet ve hesap raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik ödemeleri SGK tarafından yapıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuru sahibine geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmaksızın tazminat ödenmesine hükmedildiğini, davacının kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasına dayalı maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davacı vekili poliçe limitinden, ön ödeme bedeli olan 81.713,00 TL'nin mahsubu gerekirken güncellenmiş değer olan 114.111,64 TL'nin mahsubunun hatalı olduğunu, davanın tam kabulü gerektiğini ileri sürmüş, davalı vekili ise hesap raporunun ve bakiye tazminat hesabının hatalı olduğunu, ödeme güncellenirken asgari ücret artışının da hesaba katılması gerektiğini ve 1,8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini savunmuştur.

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.

Diğer yandan davalı ... tarafından başvuruda bulunan davacıya dava tarihinden önce 25/04/2018 tarihinde 81.713,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacının yaralanmasına neden olan kaza tarihi olan 27/03/2016 tarihi itibariyle geçerli olan ZMMS poliçesi teminat limiti 310.000,00 TL'dir. Davadan önce yapılan 81.713,00 TL'lik ödemenin herhangi bir güncelleme işlemi yapılmaksızın teminat limitinden mahsubu ile bakiye teminat limitinin belirlenmesi gerekmektedir.

Şu halde kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti olan 310.000,00 TL'den davalı ...ndan yapılan ödemenin 81.713,00 tL'lik ödemenin mahsubu nedeniyle bakiye teminat limitinin 228.887,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla bilirkişi tarafından ve mahkemesince teminat limiti olan 310.000,00 TL'den davalı ...nın yapmış olduğu ödeme güncellenmek suretiyle bakiye teminat limitinin 195.888,00 TL olarak belirlenmesi hatalı olmuştur.

Güncellenmek suretiyle mahsup edilmesi gereken miktar rapor tarihi itibariyle davacının belirlenen kalıcı iş göremezlik zararından mahsup edilecek tutardır.

Eldeki verilere göre davacının belirlenen kalıcı iş göremezlik kararı rapor tarihi itibariyle 383.437,35 TL olduğu anlaşıldığından; söz konusu bu miktardan davalı ... tarafından yapılan 81.713,00 TL ödemenin güncellenmek suretiyle bulunan 114.111,64 TL'nin mahsubu neticesinde davacının bakiye kalıcı iş görmezlik zararının 266.366,07 TL olduğu anlaşılmıştır.

Ne var ki az yukarıda açıklandığı üzere davalı ... üzerinden davadan önce yapılan 81.713,00 TL'lik ödemenin teminat limitinden mahsubu neticesinde bakiye teminat limitinin 228.887,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Bu bakımdan mahkemece davacının ıslah talebinde belirttiği gibi 228.287,00 TL miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde hatalı bir uygulamayla bakiye teminat limitinin güncellenmiş ödeme tutarı ile mahsup edilmek suretiyle belirlenmiş olması hatalı olmuştur. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.

Dosyada, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 01/06/2022 tarihli ve 8366 sayılı raporunda "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre davacının genel beden gücünden kaybının %21 olduğu belirtilmiştir.

Davalı vekili hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı alındığını belirtmiş ise de, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 01/06/2022 tarihli ve 8366 sayılı raporunun "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" göre hazırlandığı ve maluliyet oranının %21 olduğunun bildirildiği, uygulanan yönetmeliğin kaza tarihi olan 27/03/2016 tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından maluliyeti etkileyecek başkaca delil, belge sunulmadan, maluliyet oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili davacının kask takmamış olduğunu, bu nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca sürücü ve yolcuların araçların kullanılması sırasında koruyucu tertibatları kullanması zorunludur.

Yargıtay 4. H.D'nin 20.02.2023 tarihli 2021/23184 E. 2023/2035 K. Sayılı ilamı ile; "2918 sayılı Kanun'un "Sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu" kenar başlıklı 78 inci maddesi şöyledir; "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." denmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince; motosikletle gerek sürücü gerekse de yolcu olarak seyir halinde iken zorunlu olan koruyucu ekipmanların kullanılmaması zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet veren etkenlerdendir. Özellikle de motosiklet gibi bir araçla seyir halinde iken mevzuata göre yolcuların takmak zorunda olduğu koruma başlağı (kask) hayati öneme sahiptir.

Bu nedenle davacının kaza anında kaskının bulunup bulunmadığı, buna göre müterafik kusuru olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiş, dosya kapsamından davacının kask takıp takmadığı tespit edilememiş ise de, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, yaralanmasının pelvik bölge/ karın bölgesinde olduğundan kask takılmamasının zararın artmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması talebine ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin geçici iş göremezlik talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili davacının geçici iş göremezlik talebinden sorumlu olmadıklarını belirtmiş ise de, davacının yalnızca kalıcı iş göremezlik talebinde bulunmuş olduğu, geçici iş görmezliğe ilişkin davacının bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf talebinin değerlendirilmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2022 tarih ve 2018/... Esas, 2022/... Karar

sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ ile,

-228.287,00 TL'nin 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.381,13-TL harçtan, peşin alınan 35,90-TL harcın ve 776,36-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 12.568,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 01/12/2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 812,26-TL peşin harç, 2.813,10 TL bilirkişi ücreti, müzekkere masrafı, başvuru harcı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.625,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 36.525,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

7-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

8-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 13.381,13 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.143,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 10.238,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-Davacı avansından yapılan 47,00 TL istinaf giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Davalı tarafından yapılan 166,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,

12-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.13/05/2025

... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/886, K. 2025/1189, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Karar Tarihi : 13/05/2025
  5. Gerekçeli Kararın
  6. Yazıldığı Tarih : 14/05/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Dava
  9. Islah
  10. Cevap
  11. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  12. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/886
Karar No
2025/1189
Tarih
13 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/887 K.2025/1134
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/888 K.2025/497
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/888 K.2025/1119
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/888 K.2025/350
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/889 K.2025/1089
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/890 K.2025/1135

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.