KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1222 - 2026/839
- Dosya no
- 2024/1222
- Karar no
- 2026/839
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2024
- Numarası
- 2021/... Esas, 2024/... Karar
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·19 bölüm
2- ... - .. 3- ... - ... VEKİLİ : Av. ..
DAVALI
... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 16/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2024 tarih ve 2021/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
06.02.2021 tarihinde sürücüsü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kaza yapması neticesinde davacıların murisi/desteği ... un öldüğü, ...'un ölmesi sebebiyle, yasal mirasçıları olan davacıların destekten yoksun kaldığı, bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketince sigortalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve sigorta şirketince bir kısım ödeme yapıldığı ancak yapılan bu ödemeler, davacların maruz kaldığı gerçek zararı karşılamadığı,
davacılar ve davalı şirket aleyhine yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağının sunulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 06/02/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, 06.02.2021 tarihli trafik kazası sonucu davalı şirket tarafından davacı ... için 224.852,41 TL ve davacı ... için 60.538,46-TL olmak üzere toplamda 285.390,87 TL tazminat
tutarının 01.04.2021 tarihinde ödendiğini, anılan ödemeler ile davalı şirket’in sigorta poliçesi
hükümlerini tamamen yerine getirdiği net bir şekilde kabul ve ikrar edildiğini, kusur
konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk olduğunu, paylarının tespit edilmesi ve davaya taraf olmayan var ise destek
paylarının ayrılması gerektiğini, davacılara SGK’ya dava açması için önel verilmesi gerektiğini,
kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, işbu sebeple aleyhe bir
tazminat hesabında mutlaka en az %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini beyan ederek davanın
reddini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 72.514,72 TL, davacı ... için 12.861,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacı Seda yönünden 01/04/2021 tarihinden, davacı ... yönünden 07/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... 'a yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; hükme esas hesap raporunda yoksun başına tazminat hesabı yapıldıktan sonra ödemeler tenzil edilerek bakiye tazminat tutarının hesaplandığını, bu hesaplama yöntemi hatalı olup daha önce ödeme almayan müteveffanın anne ve babasının payı yönünden hata doğuracağını, poliçe limiti doğrultusunda garame hesabı gerçekleştirilirken önce garameten paylaşım, ardından bakiye tazminat hesabı yapılması gerektiğini, aynı olay sebebi ile aynı tür tazminat talepli huzurdaki başvuruda tüm davacıların aynı vekil ile temsil edilmesine karşın ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hakkaniyetli olmayıp Yargıtay uygulaması ile de çeliştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Davaya konu 06.02.2021 tarihli trafik kazası neticesinde 01.04.2021 tarihinde davacı eş ...'a 224.852,41 TL, davacı çocuk ...'a 60.538,46 TL olmak üzere toplam 285.390,87 TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiği görülmüştür.
Hükme esas hesap raporunda destek başına tazminat hesabı yapıldıktan sonra ödemeler tenzil edilerek bakiye tazminat tutarı hesaplanmıştır. Poliçe limiti doğrultusunda garameten hesaplama gerçekleştirilirken önce garameten paylaşım, ardından bakiye tazminat hesabı yapılması gerektiğinden hükme esas alınan bu hesaplama yöntemi hatalı olup daha önce ödeme almayan müteveffanın anne ve babasının payı yönünden hata doğuracağı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu incelendiğinde, Çekirdek Aile yani eş ve çocuklar için 2.445.244,78 TL, desteğin annesi ve babası için 737.300,10 TL tazminat olmak üzere toplam 3.192....,88 TL tazminat hesaplanmıştır. Buna göre desteklerin alabilecekleri tazminat şu şekilde olmalıydı:
DESTEK
TAZMİNAT
LİMİT PAYLAŞIMI
ÖDEME
BAKİYE
DESTEĞE YAPILABİLECEK TOPLAM
... ... ...
Anne ... Baba ...
TOPLAM
1.929.922,88 231.875,55 293.446,35
454.214,55
283.184,55
3.192....,88 247.841,10 29.777,51 37.684,44
58.330,33
36.366,...
410.000,00 224.652,41 60.538,46
286.390,87 22.988,60 -30.760,95 37.684,44
58.330,33
36.366,...
124.609,13 247.841,10 29.77,51 37.684,44
58.330,33
36.662,...
410.000,00
Buna göre yapılan hesaplamada tüm destek hakkı olanların zararları toplamı belirlenip, limit aşıldığından garame yapılmış, davacıların alabilecekleri paylar belirlenmiş ve yapılan ödeme düşülmüş olup sonuçta davacı ... için bakiye 22.988,60 TL, davacı ... için bakiye 37.684,44 TL tazminatın kaldığı, Çınar'a yapılan ödeme nedeniyle bakiye talep edebileceği tazminat kalmadığı anlaşıldığından mahkemece bu miktarlar üzerinden karar verilmesi gerekirken, önce ödemenin düşülüp kalan miktar üzerinden garame yapılarak ödeme alanlara daha fazla tazminat çıkarılarak hesaplanan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
HMK’nun “İhtiyari dava arkadaşlığı” başlıklı 57. maddesinde; birden çok kişinin kanunda sayılan hallerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği düzenlenmiş, ihtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 58. maddesinde ise ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu,dava arkadaşlarından her birinin, diğerinden bağımsız olarak hareket edeceği düzenlenmiştir.
Eldeki davada, davacıların maddi tazminat talepleri yönünden ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, kabul edilen kısım yönünden de, reddedilen kısım yönünden de vekalet ücretinin de ayrı ayrı takdir edilmesi gerekir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. Maddesinde, tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda ise karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunmuş olması yerinde değil ise de yeniden hüküm kurulacağından vekalet ücreti de yeniden belirlenecektir. (Çınar yönünden verilen karar hariç)
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1222, K. 2026/839, 16 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama