KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2233 - 2026/1625
- Dosya no
- 2024/2233
- Karar no
- 2026/1625
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/05/2026
Karar Metni
1.331 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza esnasında motosiklet sürücüsü konumunda bulunduğunu, müvekkilinin kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını/beden gücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, belirterek 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri alacağının ... tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun sorumluluk tutarının kaza tarihinde geçerli sigorta teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının dava öncesi başvuruyu eksik evraklarla yaptığını, davacının kazadan 3 ay sonra ifade vererek şikayetçi olduğunu, davacı beyanı dışında kazaya ilişkin hiçbir somut bilgi bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunması gerektiğini, Sgk tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, davacının kaza sebebiyle maluliyeti bulunmadığını, müvekkilleri sorumluluğunun poliçe limiti ve araç kusuru oranında olduğunu ve kusur tespiti yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; mahkemece öncelikle davacının açıklamaları üzerinde durulmasını ve davacının kaza sonrasında alınan adli muayene raporuna esas tüm tedavi belgeleri, film ve grafileri ile tedavisine ilişkin tüm belgelerinin getirtilerek detaylı incelemesini ve akabinde davacının yaralanması, maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekirken eksik ve hatalı bir hüküm kurulduğunu belirterek usul ve esas yönünden maddi vakıalara ve hukuka aykırı olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici ve kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri) tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, belirterek 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri alacağının ... tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; "Dava dilekçesinde kazanın ... tarihinde gerçekleştiğinin beyan edildiği, davacının kazadan sonra ... tarihinde savcılığa ifade vererek şikayetçi olduğu, olay anında herhangi bir beyanının mevcut olmadığı, savcılık tarafından kamera görüntülerinin olmaması ve şüphelinin tespit edilememesi nedeniyle daimi arama kararı verildiği ve mahkememize bildirilen tanığın soruşturma aşamasında bulunmadığı, mahkememizce dinlenen tanık beyanında ise 'kaza meydana geldikten sonra çarpan aracın kendilerini hastaneye kadar getirdiğini ve aracın plakasını alamadığını' beyan ettiği ayrıca tanığın aracın model tarifinde çelişkili beyanda bulunduğu anlaşıldığından davacı tarafından kazanın oluşu somut delillerle ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davacının kazanın gerçekleştiği ... tarihinde saat 23.28'de ... Devlet Hastanesi Acil Servisine giriş yaptığı, acil servis hasta kayıt kartında olayın "Trafik Kazası" olarak kaydedildiği, davacının olaya ilişkin iddialarının ve yaralanmasının niteliğinin iddiası ile uyumlu ve tutarlı olduğu, savcılık tarafından da olayın trafik kazası olarak kabul edildiği ve dosyanın daimi aramaya alındığı, sonuç olarak davacının plakası ve sürücüsü belirsiz bir aracın çarpması neticesinde yaralandığı sabit olup mahkemenin aksi yöndeki kabulü yerinde değildir.
Bunun yanında;
Mahkemece alınan ... tarihli kusur raporunda; firari araç sürücüsü tam ve asli kusurlu olup kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'in herhangi bir kural ihlalinin olmaması nedeniyle kusurunun olmadığı bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli raporunda; davacı ...’in ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,... tarihli ve ... sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2(yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir. Maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş olup usul ve yasaya uygundur.
Mahkemece alınan ve usul ve yasaya uygun aktüerya uzmanı ...'in ... tarihli raporunda; Davacının geçici iş göremezlik tazminat tutarı 6.974,10 TL, sürekli İş Göremezlik tazminat tutarı 140.364,76 TL olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili bu miktarlar üzerinden bedel artırım dilekçesi sunmuştur. Ancak davacı vekili bedel artırım dilekçesinde aktüerya uzmanı raporuna atıf yaptığı halde geçici iş göremezlik tazminatını sehven 6.974,10 TL yerine 6.974,19 TL olarak belirtmiş olup davacı vekilinin bu hatası maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Bu durumda; davanın geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı yönünden kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı 6.974,10 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 140.364,76 TL'nin, davalının ödeme talebinin reddedildiği tarih olan ... tarihi temerrüd tarihi olduğundan bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, bakıcı giderine ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2233, K. 2026/1625, 18 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama