İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2295 K.2026/1653

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.05.2024 tarih 2015/161 Esas 2024/486 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2295Karar2026/1653Tarih18 Mayıs 2026Okuma9 dk · 1.897 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Mayıs 2026
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/2295 - 2026/1653
Dosya no
2024/2295
Karar no
2026/1653
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/05/2024
Numarası
2015/161 Esas, 2024/486 Karar
Davacı
—
Vekilleri
Av.
Davalı
...
Vekilleri
Av.
Davanın konusu
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
18/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.897 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.05.2024 tarih 2015/161 Esas 2024/486 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin murisi ...'nin 01/06/2014 tarihinde ... ...

İİO civarı TEM otoyolu üzerinde meydana gelen olay neticesi yaralandığını, daha sonra 09/06/2014 tarihinde hastanede vefat ettiğini, emniyet fezlekesine göre murise bilinmeyen bir aracın çarptığını, bu olay nedeniyle soruşturmanın halen devam ettiğini, davalıya başvurulması üzerine ... numaralı dosya oluşturulduğunu, davalı tarafından bu kaza nedeniyle davacıya 47.617,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin destekten yoksun kalma zararının daha fazla olduğunu, davalı tarafından yaptırılan hesaplamada müvekkiline 440 kusur izafe edildiğini, ancak kusurunun bulunmadığını,

2918 sayılı yasanın 111/2 md uyarınca tazminat miktarlarının yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebileceğini, davacının, Murisin desteğinden yoksun kaldığını, Müteveffanın emekli olmasına rağmen kamyon şoförlüğü yaptığını, kamyon şoförlüğünden aylık kazancının yaklaşık 2.000,00 TL olduğunu, bu husus dikkate alındığında, ödenmesi gereken tazminatın daha yüksek olması gerektiğini,

davacının desteğe muhtaç olduğunu ileri sürerek fazlaya ve faize ilişkin hak ve alacakları saklı tutmak suretiyle 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili kurumun, yapılan hesaplama sonucu 47.617,00 TL ödeme yaparak davacının tüm zararını karşıladığını ve sorumluluğu kalmadığını, ibraname düzenlenerek davacının müvekkilini ibra ettiğini, kabul ettikleri anlamına gelmemekle birlikte, yapılacak hesaplamada ortaya çıkacak tazminat miktarı ile ödenmiş tazminat miktarı arasında bir misli fark olması halinde ibranamenin hükümsüzlüğünden bahsedilebileceğini, ödeme tarihindeki verilerle yapılacak hesaplama sonucu bulunacak miktarla, ödenen tutar arasında açık bir nispetsizlik yok ise davanın reddi gerektiğini,

aksi halde ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre güncellenerek hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, olay nedeniyle polis tarafından tutulan tutanakta, her hangi bir trafik kazasına rastlanmadığının belirtildiğini, müteveffa ile aynı araçta bulunan tanıkların da olayın trafik kazası olmadığını beyan ettiklerini, bu tip davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin ispatlanması gerektiğini, bu hususlar ispatlanmadan müvekkili kurumun sorumluluğuna hükmedilemeyeceğini, kazaya karışan aracın ve müteveffanın kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini,

yapılan incelemelerde müteveffa yayanın 440 oranında kusurlu olduğunun belirlenerek buna göre ödeme yapıldığını, kusur hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müteveffanın hesaplamaya esas bilgilerin ve kazanç durumunu gösterir belgelerin ispatının zorunlu olduğunu, SGK tarafından yapılmış rücuya tabi ödeme varsa tazminattan mahsubunun gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, vefat halinde teminat limitinin 268.000,00 TL olduğunu,

ayrıca kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faiz taldp edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 02.05.2024 TARİHLİ KARARI: Meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişi raporunda dava dışı sürücünün kusurunun bulunmadığı yönünde rapor tanzim etmiştir. Taraf itirazlarının değerlendirilmesi için dosya ... ATK'ya gönderilmiş ... ATK tarafından düzenlenen raporda da dava dışı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı rapor edilmiştir. Dava dışı kimliği belirsiz araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, tüm birbiri ile uyumlu raporlar doğrultusunda dava dışı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili; Yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirmeler yapıldığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının irdelenmediğini, delillerinin eksiksiz olarak toplanamadığını, ceza dava dosyasının ve mahkeme dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin irdelenmediğini, bilirkişi raporunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen ve müteveffa ...'ye çarpıp kaçan sürücünün kusurlu sayılmadığını, dosyada mevcut olan raporların tamamının birbiri ile çeliştiğini, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, davalı kurum tarafından tanzim edilen ve ödemesine dayanak yaptığı kusur raporunun davalı tarafı bağlayacağını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davacı vekili kusur raporlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, davalının kısmi ödeme yapmak için aldığı kusur raporunda plakası belirlenemeyen sürücüye kusur izafe edilmiş olduğunu, bu raporun davalıyı bağlayacağını, kısmi ödeme almış olmanın dava açmaya engel olmayacağını, ibranamenin iptalinin söz konusu olabileceğini ileri sürmüştür.

Dosya kapsamı incelendiğinde, olay tarihli kaza tespit tutanağının bulunmadığı, 01/06/2014 tarihli kolluk tutanağında ise; otoyolda yaralamalı trafik kazası nedeniyle anons edilmesi üzerine olay yerine gidildiğinde otoban üzerinde banket üstünde yatan yaralı şahsın alınıp hastaneye getirildiğini, mahalde trafik kazasına istinaden herhangi bir iz/ delil bulunmadığının rapor edildiği, şahsın hastanede vefat ettiği anlaşılmıştır.

Hazırlık soruşturması aşamasında tanık olarak beyanlarına başvurulup ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/88 Esas, 2016/340 Karar sayılı dosyasında sanık sıfatıyla kasten adam öldürme suçlamasıyla yargılanan ... ve ...'ın olay tarihinde müteveffa ile birlikte üçünün yemeğe gittiklerini, müteveffa ile ...'nin alkol aldıklarını, yolda müteveffanın tuvalet ihtiyacı için aracı durdurduğunu, bir süre gelmediğini, bu nedenle merak ederek araçtan inip baktıklarında müteveffanın yerde yattığını gördüklerini, bekledikleri süre boyunca arkalarından hiç araç geçtiğini görmediklerinden trafik kazası olamayacağını, müteveffanın kalp krizi geçirmiş olabileceğini düşünüp müdahale ettiklerini beyan ettikleri görülmüş,

ceza dosyasında ...

Kriminal Polis Laboratuvarından alınan raporda; maktule ait lacivert renkli pantolonun sağ bacak tarafının alt uç kısmında araç lastik izine ait olduğu değerlendirilen izlerin bulunduğu ancak araca ait özelliklerin belirlenemediğinin tespit edilmiş olduğu, ceza yargılaması aşamasında tanık olarak beyanlarına başvurulan müteveffanın çocuklarının müteveffa ölmeden önce kendilerine "araç lastiğiyle üzerimden geçti" şeklinde belirtmiş olduğunun anlaşıldığı, müteveffanın ...

Devlet Hastanesinde alınan 06/05/2014 tarihli kolluk beyanında; araçtan tuvalet ihtiyacı için indiğini, arakalarından gelen kurşuni renkli bir aracın kendisine çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, aracın farlarının yanmadığını" beyan ettiği görülmüş, 22.09.2014 tarihli ATK Otopsi Raporunda; müteveffanın ölüm nedeninin genel beden travmasına bağlı pelvis ve femur kırıklarıyla iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve yaygın yumuşak doku içi kanama olduğunun belirtildiği, ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/88 Esas, 2016/340 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanıklar ... ve ...'ın isnat edilen kasten adam öldürme suçundan beraatlerine karar verilmiş olup hükmün Yargıtay 1.Ceza Dairesi'nin incelemesinden geçerek onanan kararın 26.01.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu, tüm bu nedenlerle müteveffanın plakası ve sürücüsünün kimliği belirlenemeyen bir aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda yaralanarak vefat etmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Davalı tarafça dava açılmadan önce makine mühendisi bilirkişiden alınan 24.02.2015 tarihli kusur raporunda; müteveffa yayanın kazanın oluşumunda % 40 oranında kusurlu olduğu, plakası belirlenemeyen firari sürücünün % 60 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, davalı tarafça 18.03.2015 tarihinde davacı tarafa 47.617,00 TL'lik ödeme yapılarak ibraname düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince trafik bilirkişiden alınan 12.12.2022 tarihli kusur raporunda. 01.06.2014 günü saat 00:20 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü ... ilçesi istikametinden ... Otoyolunu takiben ... ilçesi istikametine seyir halinde iken (053-08 Km006+010'cu metreye) geldiğinde ... Mahallesi Mevkii ...

İlköğretim okulu civarında yol üzerinde bulunan yaya/yolcu ...'ye çarptığı, Kaza olan noktanın İl ve ilçeleri birbirine bağlayan otoyol yüksek hızlı otoyol - ekspresyol olması sebebiyle yolda araçların hızlı olacağı düşünüldüğünde yolda ve yol kenarlarında yayaların/yolcuların bulunmalarının yasak olması sebebiyle yolcunun trafiğin olağan akışına aykırı davrandığından sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanununun 3 maddesi ve Yönetmenlik 157-a maddesinde açıklandığı şekli ile kusurlu sayılamayacağı;

... plakalı Otomobil sürücüsü ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yönetmenliğin 138-1 ve 157-b maddelerini ihlal ettiğinden % 40 oranında kusurlu olduğu, yolcu/ yaya ...'nin ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-d ve Yönetmenliğin 138/d maddesini ihlal ettiğinden % 60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Yapılan itirazlar üzerine mahkemesince bu defa ...

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 27.10.2023 tarihli ve 8308 sayılı raporda; olayın trafik kazası mahiyetinde değerlendirilmesi halinde dava konusu kazanın, yaya ...’ye indiği araç olan ... plaka sayılı otomobilin çarpmasıyla mı yoksa otoyol üzerinde seyir halinde olan sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen başka bir aracın çarpmasıyla mı meydana geldiği hususunda kesin bir kanaate varamayan heyetçe, olay iki hale göre değerlendirilmiş olup; mevcut verilere göre.

I. Halde; kazanın, yaya ...’ye ... plaka sayılı otomobilin çarpmasıyla meydana geldiği kabul edildiğinde; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..., yönetimindeki otomobil ile gece vakti, yerleşim yeri dışı şartlarında seyrederek olay yerine gelip otoyolun sağındaki emniyet şeridinde duruşa geçmiş, aracında yolcu olarak bulunan ...’nin ihtiyaç gidermek için aracından inmesinden bir süre sonra manevra alanını etkin biçimde kontrol etmeksizin hareket ettiği aracıyla yaya konumundaki ...’e çarpması sonucu meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu,

yaya ..., yerleşim yeri dışındaki mahalde, otoyolun sağındaki bankette duruşa geçen otomobilden ihtiyacını gidermek üzere inmesinden bir süre sonra kontrolsüz biçimde harekete geçen otomobilin sadmesine maruz kaldığı olayda, bu oluş şartlarında atfı kabil kusuru bulunmadığı kabul edilmiş, II. Halde; kazanın, yaya ...’ye otoyol üzerinde seyir halinde olan, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpmasıyla meydana geldiği kabul edildiğinde;

... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..., yönetimindeki otomobil ile gece vakti, yerleşim yeri dışı şartlarında seyrederek olay yerine gelip otoyolun sağındaki emniyet şeridinde duruşa geçmiş, aracında yolcu olarak bulunan ...’nin aracından inmesinden bir süre sonra otoyol üzerinde seyir halinde olan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sadmesine maruz kalmasıyla meydana gelen olayda, bu oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru bulunmadığı,

yaya ..., yerleşim yeri dışındaki mahalde, otoyolun sağındaki bankette duruşa geçen otomobilden inmesi akabinde, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde yayaların girişinin yasak olduğu otoyola kontrolsüzce girmesi akabinde söz konusu yol üzerinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sadmesine maruz kalmasıyla meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu,

plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsü, yönetimindeki araçla otoyol üzerinde seyrederek olay yerine geldiğinde, sağındaki banketten kurallara aykırı ve tehlikeli biçimde kaplamaya girmiş olan yaya ...’e çarpmasıyla meydana gelen olayda, bu oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.

Buna göre, mahkemesince alınan ve olayın oluşuna uygun, dosya kapsamıyla ve birbiriyle uyumlu her iki kusur raporunda da plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiş olup açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli, yeterli ve denetime açık raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 18/05/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2295, K. 2026/1653, 18 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2295
Karar No
2026/1653
Tarih
18 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2320 K.2026/1603
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2356 K.2026/1541
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2365 K.2026/1567
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2369 K.2026/1654
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2386 K.2026/1539
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2395 K.2026/1647

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.