İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2516 K.2026/1090

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.07.2024 tarih 2023/229 Esas 2024/593 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2516Karar2026/1090Tarih6 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.290 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/588 Esas Sayılı Dosyası Yönünden

Karar tarihi
6 Nisan 2026
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/2516 - 2026/1090
Dosya no
2024/2516
Karar no
2026/1090
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/07/2024
Numarası
2023/229 Esas, 2024/593 Karar
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
—
Vekili
Av.
Dava tarihi
22/06/2015
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
2-
Vekili
Av.
Dava tarihi
29/06/2015
Davanın konusu
Maddi Tazminat (Cismani Zarar Nedeniyle
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.290 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.07.2024 tarih 2023/229 Esas 2024/593 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/08/2013 günü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek her bir davalıdan 50,00 TL olmak üzere topam 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihine müteakip 8. işgünü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 21/08/2013 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari otobüsün ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu konumundaki davacı ...'ın ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, kazaya karışan ... plakalı ticari otobüsün ...

Sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... plakalı otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunmadığını, bu nedenle davalı ...'nın sorumlu olduğunu belirterek,

fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının kalıcı iş gücü kaybından doğan halihazırda ve geleceğe dönük maddi kaybının giderilmesi için her bir davalıdan 50,00-TL toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalılara başvuru tarihini müteakip 8. İşgünü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle, berilenecek maddi tazminata işleyecek ticari faiz ve ferilerine mahsubuna ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ...na yükletilmesine,

artan gider avansının taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş ve mahkememizin 2015/1377 esasına kaydı yapılmıştır.

ISLAH

Davacı vekili 50,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 125.896,53 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 08.07.2021 TARİHLİ KARARI: Mahkemenin 2015/1377 esas sayılı asıl dava dosyası yönünden davanın reddine, birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/588 esas sayılı dosyası yönünden; davanın kabulüne, 125.896,53 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ...ndan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 11.04.2023 TARİHLİ KALDIRMA KARARI: Mahkemece, davalı ...'na husumet yöneltilebilmesi için davacının içinde bulunduğu otobüsün sürücüsü ve işleteni olan dava dışı ...'un beyanı alınarak taşımanın ne şekilde olduğu, araç sahibinin işçileri taşıması için işçilerden ya da işverenden ücret alıp almadığı, gerekirse söz konusu durumun işverenden sorulması, zabıta marifeti ile araştırılarak davacının içinde bulunduğu kazaya karışan ... plakalı aracın ücret karşılığı taşıma işini yapıp yapmadığı, taşımanın nasıl yapıldığı,

yapılan taşımanın ücretinin kim tarafından karşılandığı araştırılmak ve araştırma sonucu taşımanın ticari taşıma olup olmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile ...'nın sorumluluğuna ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmekle dosya mahal mahkemesine gönderilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 11.07.2024 TARİHLİ KARARI: Asıl davası olan 2023/229 esas sayılı dosyası yönünden; Davanın reddine, Birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/588 esas sayılı dosyası yönünden; Davanın kabulüne, 125.896,53 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının yaralandığı trafik kazası sırasında ... plakalı araç tarafından yapılan taşıma faaliyetinin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında bir taşıma olmadığını, Dava zorunlu koltuk sigortası bulunmaması sebebine dayalı olarak açılmış iken gerçek zarar hesabının yapılarak hüküm kurulmasını hatalı olduğunu, sorumluluk sebebi olarak belirtilmemiş olsa da zararın taşımacılık sigortası kapsamında olmadığının açık olduğunu, mahkemenin kararın gerekçesinin bulunmadığını, yerel mahkemenin kararının gerekçe kısmı ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu, usuli kazanılmış hakka ve zamanaşımı def'ine aykırı şekilde karar verildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı ... vekilinin Karayolu Yolcu Taşımacılığı ve Zorunlu Koltuk Sigortasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili, ... plakalı araç tarafından yapılan taşıma faaliyetinin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında bir taşıma olmadığını, davanın zorunlu koltuk sigortası bulunmaması sebebine dayalı olarak açılmış iken gerçek zarar hesabı yapılarak hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, sorumluluk sebebi olarak belirtilmemiş olsa da zararın Taşımacılık Sigortası kapsamında da olmadığından davanın davalı yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17. maddesi, şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacılarının, kalkış noktasından varış noktasına kadar meydana gelecek kazalar sonucu yolcunun ölümü ve yaralanmasından dolayı sorumlu olacağını, 18. maddesi ise, bu zararların teminat altına alınması için zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasının yaptırılması gerektiğini hüküm altına almıştır. Ayrıca bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 64. maddesi gereğince yolcu taşımacılığı yapan taşıyıcıların zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunduğu belirtilmiştir.

Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde de; bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin edeceği açıklanmıştır. Aynı Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır.

Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin 48. maddesine göre ise, "Yapılması zorunlu sigortalar" başlıklı maddede; (Değişik:RG-4/S/2016-29702) Bu Yönetmelik kapsamındaki yolcu taşımalarında; 2918 sayılı Kanunda tanımlanan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa dayanılarak çıkarılan Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılması zorunlu olan sigortalardır.

Söz konusu hükümlere göre il içi ve 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası tarifeli ve tarifesiz olarak ticari yolcu taşımacılığı Yönetmelik kapsamındadır. Bu tür taşımacılık yapanların Ulaştırma Bakanlığından D4 yetki belgesi alması gerekmektedir. Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin sigortaya ilişkin 47. vd. maddelerinde de il içi ve 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası tarifeli ve tarifesiz olarak ticari yolcu taşımacılığı yani D4 yetki belgesi kapsamında yapılan taşımalar yönünden zorunlu sigortalar ile ilgili bir muafiyete yer verilmemiştir. Dava konusu kaza, yeni Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin ve Sigortacılık Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra 21/08/2013 tarihinde meydana gelmiştir.

Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemesince talimat yoluyla ... plakalı otobüs şoförünün tanık olarak beyanına başvurulmuş, tanık ...'un beyanında; "...'ı köylüm olmasından dolayı tanırım, ... plakalı ticari otobüsü ben kullanıyordum. ... plakalı aracı ... isimli kişi kullanıyordu. Ticari otobüsle ben işçileri taşıyordum. Bu işçileri taşımamın ücretini işverenden alıyordum. Taşıdığım işçilerin işvereninin kim olduğunu hatırlamıyorum.

O dönem aldığım ücreti de hatırlamıyorum. Bu araçta herkes oturuyordu. Davacı ... de araç içindeki işçilerden biriydi. Kaza sonucunda ... yaralandı. Kolunu cam kesmişti diye hatırlıyorum" şeklinde belirtmiş olduğu, buna göre taşımanın ücret karşılığında, ticari amaçla yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca mahkemece verilen talimat üzerine kollukça tanzim olunan 11/03/2024 tarihli tutanakta "... Köyü ile ... İlçesi arasının ... Köyü Kavşağından gidilirse; ... Köyü ile ...

İlçesinin arasının 11 km olduğu, ... Köyü Kavşağından gidilirse. 9,5km olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Hazine Müsteşarlığınca çıkartılan 28/06/2010 tarihli genelgede 01/07/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari amaçla yapılmayan taşımaların 4925 sayılı kanunun 2.maddesinin 2.fıkrası ile kanun kapsamı dışında bırakılan taşımalar ile yine aynı kanunun 2.maddesinin 3.fıkrası ile düzenlenmesi, ilgili mahalli idarelere bırakılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile 100 km'ye kadar olan şehirlerarası taşımaların Karayolu yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamı dışında olduğu kararlaştırılmış olup, yapılan taşımanın ticari amaçlı taşıma olduğu,

mahkemesince davacı için kalıcı iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat bedeli hesaplaması yaptırılmış olup, hesap bilirkişisi raporuyla belirlenen bu tazminattan öncelikle ... plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası sorumlu olmakla, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 30/07/2015 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmamış olduğu anlaşıldığından davalı ...'nın sorumlu olduğunun kabulü yerinde görülmüş, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Öte yandan her ne kadar davalı vekili tarafından davanın zorunlu koltuk sigortası bulunmaması sebebine dayalı olarak açılmış iken gerçek zarar hesabı yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, davacı vekilince dosyaya sunulan 02/11/2020 tarihli beyan dilekçesinde; "dava dilekçemizin 3. Maddesinde "Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası'ndan bahsedilmeye çalışılmıştır.

Aynı madde de Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortasından söz etmiş isek de, bu poliçeye ilişkin bir talebimiz bulunmamaktadır.

Keza dilekçemizin talep ve sonuç kısmında da ferdi koltuk teminatı ile ilgili istem bulunmamaktadır." şeklinde belirtilmiş olduğu görülmüş; buna göre gerçek zarar hesabı yapılmak suretiyle düzenlenen 11/02/2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir.

Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.

Bu açıklamalara göre, kazanın 21/08/2013 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı Yasanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 21/08/2021 tarihinde dolacağı, davanın ise 22/06/2015 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin de 22/03/2021 tarihinde sunulmuş olup zaman aşımı süresi dolmadan davanın açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin gerekçe ile hükmün çelişkili olduğuna ve usuli kazanılmış hakka yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili hükmün gerekçesinin bulunmadığını, gerekçede 77.098,12 TL'lik tazminat bedelinden bahsedilmesine rağmen 125.896,53 TL üzerinden hüküm kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğunu, davacı tarafça 14/06/2016 tarihli hesap raporuna itiraz edilmemiş olduğundan davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan artık 11/02/2021 tarihli hesap raporu doğrultusunda hüküm kurulamayacağını ileri sürmüştür.

Anayasanın 141. maddesi uyarınca mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Ayrıca 6100 Sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde, "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gereklidir." düzenlenmesine yer verilmiştir.

HMK’nın 297. Maddesinde, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.

Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece hükmün gerekçesinin usul ve yasaya uygun şekilde açıklanmış olduğu, davacının davalı ...'ndan talep edebileceği sürekli sakatlık tazminatının kök hesap raporunda 77.098,12 TL, ek hesap raporunda ise 125.796,53 TL olarak hesaplandığı açıkça belirtilmiş olduğundan gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Diğer yandan mahkemece alınan 14/06/2016 tarihli hesap raporuna davacı tarafça itiraz edilmediğinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ileri sürülmüş ise de, mahkemece dosya arasına davacı tarafça sunulan maluliyet raporları ile ... Üniversitesi ATK'dan alınan 28/03/2016 tarihli ve ... sayılı rapor arasında mevcut çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın maluliyet raporu tanzimi için ... ATK 2.İhtisas Dairesine gönderilmiş olduğu, ...

ATK 2.İhtisas Dairesi'nin 21/02/2020 tarihli ve ... sayılı raporuyla belirlenen maluliyet oranına göre hesaplama yapılması için dosyanın yeniden aktüerya bilirkişisine gönderilmiş olduğu, buna göre yargılama devam etmekte iken maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğundan henüz kesinleşmemiş olan maluliyet raporu esas alınarak düzenlenen hesap raporuna itiraz edilmemiş olması sebebiyle usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği kanaatine varılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.599,99 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 2.151,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6.448,99 TL harcın birleşen dosya davalısı ...ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 06/04/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2516, K. 2026/1090, 6 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Islah
  6. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2516
Karar No
2026/1090
Tarih
6 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2732 K.2026/939
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2772 K.2026/940
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2881 K.2026/941
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/3320 K.2026/801
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/3761 K.2026/1739
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/3792 K.2026/1743

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.