KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/782 - 2025/1558
- Dosya no
- 2024/782
- Karar no
- 2025/1558
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2023
- Numarası
- 2020/20 Esas, 2023/843 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Av. ...
DAVA
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.11.2023 tarih ve 2020/20 Esas, 2023/843 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03.05.2011 tarihinde, müvekkili ...'un yaya iken, ...'ye ait ve davalı .... tarafından ZMMS düzenlenen ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada yaralandığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, olay nedeniyle Mersin 4.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 02.05.2013 tarihli 2011/785 E.-2013/642 K.sayılı kararı ile araç sürücüsünün cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle zarara uğradığını, temerrüt tarihinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davalıya dava dilekçesinin ve eklerinin tebliğ tarihe göre hesaplanan 18.01.2013 olduğunu ve müvekkili lehine maddi tazminat talebinin olduğunu,
açıklanan nedenlerle belirsiz alacak davasıyla 100 TL iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından eksik evrakla başvuru yapıldığını, mahkeme huzurunda ikame edilen başvuru anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerektiğini, davacı tarafın da ikrar ettiği üzere aynı konu ve talebe ilişkin olarak önceden Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2013/E.... ve Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/623 E. sayılı dosyasından yargılama yapıldığını,
ilgili Tahkim ve Mahkeme dosyaları kesinleşmiş olduğundan davanın reddinin gerektiğini, 03.05.2011 tarihli trafik kazası sonucu müvekkilimiz şirket tarafından davacıya 06.02.2014 tarihinde 97.416,41 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına,
davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği’ne göre rapor alınmasını, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesini, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile; 200.000,00 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı toplamının 18/01/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; davalının hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olup kanun yolu aşamasında aleyhe hukuki durum oluşmaması, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması halinde yeni karar tarihindeki duruma göre lehlerine yargılama giderine hükmolunması için karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili; davacı tarafın davaya konu kaza sonrasında oluşan zararlarının tazmini için müvekkili şirkete karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde öncelikli olarak 25.06.2013 tarih ve 2013/E.1935.9 esas sayılı başvuruyu ikame ettiğini, işbu dosya nezdinde maluliyet raporunun ibraz sebebiyle el çekme kararı verildiğini, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesinde aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olarak düzenlendiğini, aynı yasanın 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen araştırılması gerektiğini,
bu itibarla tarafların konusu ve sebebi aynı olan davanın daha önce açıldığı, kesin hükme bağlandığı gözetilerek davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından sadece kesin hüküm bulunduğu sebebiyle istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi istinaf sebebiyle bağlı olarak yapılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf talebinin incelemesinde:
Davacı tarafından dava konusu geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri talebi hakkında 25.06.2013 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu, 29.01.2014 tarihli 2014/İ.70 sayılı karar ile aktüer raporu ile belirlenen 97.416,41 TL talebin 21.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği, 31.01.2019 tarihli İtiraz Hakem Heyetinin 2014/İHK 162 sayılı kararı ile maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilememesi sebebiyle uyuşmazlık dosyandan el çekilmesine, hakem kararının kaldırılmasına, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, ardından işbu davanın açıldığı görülmüştür.
Tahkim Komisyonunun verdiği kararlar, mahkeme kararları gibi ilam niteliğinde olup; ilama konu alacak yeniden bir davaya konu edilemez ise de; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar içeriği dikkate alındığında davacının taleplerine ilişkin uyuşmazlığın çözümüne yönelik esasa dair bir karar verilmediği, itiraza konu uyuşmazlık hakem heyeti kararlarının kaldırılarak başvuru sahibinin görevli ve yetkili mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verildiği anlaşılmakla ortadan kesinleşen esas hakkında bir karar bulunmadığı, bu itibarla kesin hükümden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Kararın kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/782, K. 2025/1558, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama