KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/275 - 2025/397
- Dosya no
- 2025/275
- Karar no
- 2025/397
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2024
- Numarası
- 2024/611 Esas, 2024/949 Karar
- Davacı
- ... ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 1- ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 2- ... ... -
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... -
DAVALI : 3- ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2024 tarih ve 2024/611 Esas, 2024/949 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12156 sayılı dosyasından haczedilip yediemine teslim edilen dava konusu ... ve ... plakalı vasıtalarının kaybolduğunu, araçlarının kaybından dolayı müvekkilinin uğranılan zararına ilişkin oluşan zararın davalılardan tazmin edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, belirsiz alacak davalarının kabulü ile karar tarihine an yakın tarihteki zararımızın bilirkişilerce yapılacak tespit sonrasında belirlenmesi neticesinde artırım yapılıp tamamlama harcı yatırılmak üzere bu aşamada 10,00 TL tazminatın fiil tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A. Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın usul ve yasaya aykırı davasını kabul etmediklerini, müvekkili olduğu davalıya yöneltilecek bir durum olmadığını bunun için husumetten reddini ve haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının yersiz olduğunu, müvekkili olduğu davalıya kusur izafe edilecek bir durumun söz konusu olmadığını ve sorumluluğunun bulunmadığını, üçüncü kişi olan yedieminlerin ağır kusuru bulunduğunu, davada hak düşürücü süreler ve zaman aşımı sürelerinin geçtiğini, davanın zamanında açılmadığını bu nedenle zamanaşımına uğradığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine, işbu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin aynı yargı çevresinde bulunan Mersin Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ... vekili; İcra ve İflas Kanunu’nun 5. Maddesindeki düzenlemeye göre davanın ancak idare aleyhine açılabileceğini, ayrıca görevli mahkeme genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi olacağını, müvekkilinin ve davalı idarenin ticari sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin ikametgahının Erdemli ilçesinde olduğunu, bu nedenlerle görevli ve yetkili mahkeme Erdemli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra memurunun kusurlu eylemi nedeniyle uğranılan maddi zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olmakla birlikte müvekkilinin ikametinin Erdemli'de bulunması sebebiyle Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, bu nedenle hükmün hatalı olduğunu savunmuştur.
HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiş olup; görevin dava şartı olması sebebi ile görevli mahkeme olup olunmadığının ilk olarak irdelenmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Buna göre; uyuşmazlığın icra memurunun kusurlu eylemi nedeniyle uğranılan maddi zararın davalılardan tazmini isteminden kaynaklandığı, davalı bakanlığın tacir sıfatının bulunmadığı gibi diğer davalı ...
A.Ş ile davalı ... arasında doğrudan bir yediemin/ sözleşme ilişkisinin de bulunmadığı, davanın konusu itibarıyla mutlak ticari dava söz konusu olmayıp davanın haksız fiil hükümlerine göre açıldığı, haksız fiil hükümlerinin 6098 sayılı TBK'da düzenlenip Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hükümlerden olmadığı gibi somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu sebeple uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmakla mahkemece kurulan hükmün yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı ... vekili müvekkilinin ikametgahının Erdemli ilçesinde bulunduğundan yetkili mahkemenin Mersin Asliye Hukuk Mahkemeleri olmadığını ileri sürmüş ise de, öncelikle görev dava şartı incelenmekle, davalı vekilinin yetkiye ilişkin itirazının ve yetkili mahkemenin görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/275, K. 2025/397, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama