KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- Dosya no
- 2026/220
- Karar no
- 2026/559
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/02/2026
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde dava dışı...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin, müvekkilinin oğlu tarafından kullanılan ... plaka sayılı motosiklete çarptığını, müvekkilinin motosiklette yolcu olarak bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kazadan sonra tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, yargılamada dava dışı sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik ve 100,00-TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere 200,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ceza dosyasında tüm maddi ve manevi tazminat haklarından feragat ettiğini bildirdiğinden tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir iş göremezlik tazminatı talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının maluliyeti ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; müvekkilinin 73 yaşında dul bir kadın olup iş hayatında gelir elde edebilecek bir konumda bulunmadığı gibi ailesinin desteğiyle geçimini sağlamaya çalıştığını, bununla birlikte müvekkilinin üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır, taşınmaz ve aracın bulunmadığını, görüleceği üzere müvekkilinin yoksul halde olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 334.madde ile adli yardım müessesesi düzenlenmiş olup bu kapsamda davacı müvekkilinin yasal koşulları bulunduğundan adli yardım talebinin kabulü gerekirken adli yardım talebinin reddi ve akabinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
oluş ve kabule göre, adli yardım talebinin ileri sürülmesi anlamında zaman bakımından kanunda herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan davanın her aşamasında istenebileceği gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olup kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararı davacı vekilinin istinaf ettiği görülmüştür.
UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davacının adına taşınmazın bulunmadığı, mahkemece yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmasında 70 yaşında olduğu ve çocuklarının yanında ikamet ettiği, gelirinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmış olmakla; HMK'nın 336/2. maddesinde öngörülen gelir kaynakları ve zorunlu giderleri dikkate alındığında istinaf aşamasında adli yardım talebinin kabulü gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklama ışığında, davacının gerek istinaf aşamasında gerekse ilk derece yargılaması aşamasında adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi reddedilmiş ve fakat adli yardım talebinin reddine ilişkin HMK 334 ve devamı maddelerinde düzenlenen şekilde gerekçeli ara karar oluşturulup itiraz yolunun kanunda aranan usulüne uygun şekilde açıklanmadığı, ara karara karşı davacıya itiraz yolunun tanınmadığı görülmüştür. Bu bakımdan gerek usulüne uygun şekilde gerekse esasa ilişkin adli yardım talebinin reddi kararının verilmediği anlaşılmıştır.
Yine mahkemece deliller için önce masraf alınıp sonra işlem yapılması gerekirken rapor masrafı alınmadan dosyanın ATK'ya gönderilmesi başka bir hata olmuştur.
Ancak davacının istinaf aşamasında da adli yardım talep ettiği, Dairemizce karar kesinleşene kadar davacının yargılama harç ve giderlerinden muafiyetine karar verildiğinden davacının maluliyet raporu hakkındaki itirazlarının yeniden değerlendirilmesi, dosyaya sunulan ... Hastanesi ATK'dan alınan ... tarihli raporda davacının Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliğine göre %7 maluliyetinin bulunduğunun bildirildiği, dosyadan alınan ... raporunda ise aynı yönetmeliğe göre davacının maluliyetinin bulunmadığının bildirildiği ancak iki rapor arasında açık çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi gerektiği açıktır.
İlk derece mahkemesince yapılması gereken, davacı tarafın adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan sebeplerle dosyanın tümü ile ... Kurumuna yeniden gönderilerek;... ATK'dan alınan maluliyet raporu ve ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilip çalışma gücü kaybı oranı konusunda, olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak rapor aldırılması olup davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüyle, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/220, K. 2026/559, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama