KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/288 - 2026/481
- Dosya no
- 2026/288
- Karar no
- 2026/481
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19.12.2025
- Numarası
- 2025/1041 Esas
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.106 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
2-
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
TALEP
İhtiyati Haciz Kararı Verilmesi
KARAR TARİHİ : 16/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1041 Esas sayılı dosyası ile verilen 19.12.2025 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.06.2025 günü sürücü ... yönetimindeki, davalı ... adına kayıtlı sigortasız ... plakalı traktör ile seyir halinde iken Davacı ... yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışmaları sonucu motosikletin sürücüsü müvekkili davacı ... ve arkasında yolcu olarak bulunan dava dışı ...'ın yaralandığını, söz konusu yaralanma nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş ve kazaya karışan ... plakalı araç ile işleten davalı ... adına kayıtlı diğer araçlar, taşınır taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 19.12.2025 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, uyuşmazlık konusu alacağın bulunup bulunmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları belgelerden, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, müvekkilinin yaralandığı ve davalının kusurlu olduğunun sabit olduğunu, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispatlamasının yeterli olduğunu, zarar miktarının bu aşamada kesin olarak bilinmemesinin ihtiyati haciz uygulanmasına engel olmadığını, müvekkili ekonomik yönden güç durumda olup uğramış oldukları zararın niteliği de göz önüne alındığında ihtiyati haciz kararı verilmemesinin mağduriyetine sebebiyet vereceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan kaynaklı manevi tazminat istemi ile davalı adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.
Mahkemece 19.12.2025 günlü ara karar ile talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Yargıtay 'nin 28.11.2022 tarih E. K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı ile " ...Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup... haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine,
UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE.." karar verilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda, mahkemesince her ne kadar alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in sürücüsü olduğu araç ile seyir halinde iken sola dönüş kuralına uygun davranmaması, kavşakta ilk geçiş hakkına sahip davacıya geçiş hakkını vermemesi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiği,
dosya içerisindeki tedavi evraklarına göre davalı ...'in kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralandığının sabit olduğu, buna göre geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre davacının bir miktar maddi ve manevi tazminat alacağının doğduğunun kabulü ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan,
davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken dairemizin ve Yargıtay'ın yekleşik içtihatlarına aykırı olacak şekilde "alacağın yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği" şeklindeki soyut gerekçe ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 19.12.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 19.12.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının HMK 353/1-b-2 md gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına; dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı (banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) üzerine takdiren 100.200,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/288, K. 2026/481, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama