KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/695 - 2026/959
- Dosya no
- 2026/695
- Karar no
- 2026/959
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31.12.2025
- Numarası
- 2025/2120 Esas
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Talep
- İhtiyati Haczin Kabulüne Karar Verilmesi
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/03/2026
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/2120 Esas sayılı dosyası ile verilen 31.12.2025 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki, ... plakalı otomobile, mülkiyeti davalı ... Lojistik Ve Ticaret A.Ş.'ye ait olan ve ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari aracın 10/05/2025 tarihinde kural ihlali yaparak çarpması neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, maddi hasarın ve hasar onarım bedelinin tespiti amacıyla .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/54 D.
İş nolu delil tespiti dosyasında bilirkişiye başvurulduğunu, rapor neticesinde 7.720.274,23 TL lik icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından sunulan 03.07.2025 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiğini, müvekkilinin hak etmiş olduğu işçilik alacaklarının tazminini sağlamak amacıyla zorunlu olarak ...
Arabuluculuk Bürosuna ... numaralı başvurusuna istinaden ... nolu arabuluculuk numarası dosya açıldığını ancak taraflar arasında yapılan görüşmelerden herhangi bir sonuç alınamadığını, haricen edinilen bilgilere göre davalının mal kaçırma çabası içine girdiğini, dava sonuçlanıncaya kadar ödeme güçlüğüne düşebileceği şüphesi hasıl olduğunu belirterek borçlunun mallarını kaçırmasını engellemek adına menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 31.12.2025 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, talebe konu hasarın meydana gelmesinde karşı tarafın kusurunun bulunup bulunmadığı ve varsa alacağının miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla şartları oluşmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava değeri, kaza tespit tutanağı, delil tespiti raporu ve söz konusu icra takibi değerlendirildiğinde davalının kusuru ve zararın ispat edildiğini, haksız fiil durumunda olay tarihi itibarı ile alacağın muaccel hale geldiğini, müvekkilinin vadesi gelmiş bir alacağının olması nedeni ile herhangi bir şarta bağlı olmadan borçlunun alacak ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı maddi zararın davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Talep ise, davalı adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.
Mahkemece 31.12.2026 günlü ara karar ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda, mahkemesince her ne kadar alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla şartları oluşmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, tarafların iddia ve savunmaları, mevcut delil durumu ve kaza tespit tutanağı bir arada incelendiğinde, davalıya ait aracın davacıya ait otobüse arkadan çarpmış olması nedeni ile davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiği,
dosyada mevcut 18.06.2025 günlü tespit bilirkişi raporu ve hasar fotoğraflarına göre davacının aracında maddi hasar oluştuğu yaklaşık olarak ispatlandığından, davacının bir miktar tazminat alacağının doğduğu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken dairemizin ve Yargıtay'ın yekleşik içtihatlarına aykırı olacak şekilde "alacağın yargılamayı gerektirdiği" şeklindeki soyut gerekçe ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 31.12.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı (banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) üzerine dava dilekçesinde belirtilen 7.720.274,23 TL miktar ile sınırlı olmak üzere %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de, "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 16/1 gereğince; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."
Söz konusu davada davacının iddia ettiği alacağı haksız fiile dayanmaktadır. HMK 16 maddesi gereğince haksız fiilden kaynaklı davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinin .../... olduğu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... mülki sınırlarını kapsadığı, bu nedenle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin yer yönünden yetkili olması nedeni ile mahkemece ihtiyati haciz isteminin değerledirilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davalının bu yöndeki savunmalarının reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 31.12.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının HMK 353/1-b-2 md gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına; dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü, davalı/lar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı (banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) üzerine dava dilekçesinde belirtilen 7.720.274,23 TL miktar ile sınırlı olmak üzere %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/695, K. 2026/959, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama