KÜNYE
T.C. Adana Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/686
- Karar no
- 2025/636
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/02/2025
- Numarası
- 2025/179 2025/150
- Davacı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali -Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Karar yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
11.09.2019 tanzim tarihli 11.12.2019 vade tarihli 10.000,00 TL tutarında senet ve 01.01.2020 tanzim tarihli 30.01.2022 vade tarihli 10.000,00 TL tutarındaki senet borçlu tarafından imzaalandığını ancak vade tarihi gelmiş olmasına rağmen davalı/borçlu tarafından her iki senedin de borcunun ödenmediğini, Borcun ödenmemesi nedeni ile İskenderun İcra Müdürlüğünün 2020/23048 E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlu İskenderun İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/116 E. Sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz ettiğini,
Davalı Borçlunun itirazlarının haksız olduğunu ve borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, Borçlu tarafından yapılan itirazda imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürüldüğünü, ancak senetteki imzalar davalı ...'e ait olduğuna senetteki imzaların incelenmesi neticesinde borçluya ait olduğunun ortaya çıkacağını ve davalının haksız yere kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğinin açıklığa kavuşacağını, davalının tarafça itirazda alacağın her ne kadar zamanaşımına uğradığını ileri sürülmüşse de senette senedi düzenleyene karşı açılacak davalarda zamanaşımı vadeden itibaren 3 yıldır.
30.01.2022 vade tarihli ve 11.12.2019 vade tarihli senetlere bakıldığında 3 yıllık zaman aşımına uğramadıklarının açıkça görüleceğini, açıklanan nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle borçlu tarafından haksız olarak yapılan Tüm itirazlarının reddi ile 24.664,00 TL asıl alcaklarının (takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve yapılacak masraflar hariç) tahsili için yapılan İskenderun İcra Müdürlüğünün 2022/17975 E. Sayılı dosyasından başlatılan takibin kaldığı yerden devamına, davalının takibe, borca, faize, imzaya, zamanaşımına, ödeme emrine, hesaplamaya itirazında ve diğer tüm itirazlarında haksız olup kötü niyetlidir;
bu nedenlerle itirazının iptali ile takibin devamına ve en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi; " davanın ticari iş olması ve davaya bakmakla görevli ayrı bir asliye ticaret mahkemesinin bulunması" gerekçesiyle dosyayı İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesine göndermiştir. İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi; "...icra takibinin genel haciz yolu ile yapıldığı davanın mutlak ticari dava olmadığı davacının temel ilişkiye dayandığı senetleri delil olarak gösterdiği görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu" gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ilamsız icra takibine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.
Ticaret hayatının temel sujesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre; ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, İskenderun İcra Dairesinin 2022/17975 Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, takibin ilamsız icra takibi olduğu, 24.664,00 TL alacak yönünden takip başlatıldığı, borcun sebebinin davaya konu 2 adet senet olduğu, davacının davaya konu senetlerde lehtar davalının keşideci olduğu, davacının dava açarken taraflar arasındaki temel ilişkiye dayandığı, dava konusu senetlerin davanın delili olarak gösterildiği, davanın temel ilişkiye dayalı Alacak davası olması dosya taraflarının keşideci ve lehtar olması,
taraflar arasında temel ilişkinin bulunması nedeniyle dosyada TTK 732 değil, temel ilişkiye ilişkin hükümlerin uygulanacağı, bu durumda da taraflar arasındaki temel ilişkinin mutlak ticari dava olmadığı, tarafların gerçek kişi olması nedeniyle tacir olmadıkları, dosyada görevli Mahkemenin İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/686, K. 2025/636, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama