KÜNYE
T.C. Adana Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2026
- Dosya No
- 2025/2190
- Karar No
- 2026/96
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 02/10/2025 ( Ara Karar Tarihi ) Numarası : 2025/... Esas - ( Derdest Dosya )
Davacı : ... Sanayi Ve Tic. Ltd.şti Vekili : Av. ...-[
Davalı : ... ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd.şti Vekili : Av. ...-[
Talep : İhtiyati Haciz İstinaf Talep Tarihi : 23/10/2025 İstinaf Karar Tarihi : 16/01/2026 Kararın Yazım Tarihi : 16/01/2026 Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih ve 2025/... Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Davalı şirketin Mersin Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nden ihaleler almakta ve bu ihalelerde yapılacak işleri alt taşeron şirketler ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde tamamlamakta olduğunu, bu sebeple davalı ile müvekkili arasında 06/11/2023 tarihli sözleşme imzalandığını, taraflar arasında 3.100.000,00 TL üzerinden anlaşıldığını, müvekkilinin süresi içerisinde sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapım aşamasında Whatshap üzerinden raporlamanın yapıldığını, bunun sonucunda 28/12/2023 tarihinde fatura düzenlendiğini, davalının faturaya ilişkin müvekkiline kısmi ödeme yaptığını,
davalının da ihale bedelini almadıklarını söyleyerek müvekkilini oyaladığını, davalı aleyhine Mersin 4. İcra Dairesi'nin 2025/... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalının alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve davalının mal kaçırma yoluna başvurma ihtimali nedeniyle müvekkilinin mağdur olmaması açısından davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE
Müvekkilinin işi tamamladığının sabit olduğunu, davalının fatura bedellerine itiraz etmemekle birlikte müvekkiline ödeme yapmadıklarını whatsapp konuşmaları üzerinden ikrar ettiklerini, dolayısıyla yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu, müvekkili tarafından yapılan işler kapsamında 28/12/2023 tarihinde fatura keserek davalı tarafa gönderdiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, kısmi ödeme yaptığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde, davalı şirketten alacağını alamadığını, alacağın muaccel hale geldiğini, davalının mallarını kaçırmaya başladığını,
Yargıtay kararları dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararının gerekçesiz olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, talep ise, ihtiyati haiz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesidir.
İİK. 257 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1)Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2)Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır.
Dosya arasında bulunan whatsapp kayıtlarında işin teslim edildiğine ve mutabakat sağlandığına ilişkin herhangi ibare bulunmamaktadır.
Dosya arasında bulunan mevcut delil durumuna göre, İİK 258. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulu da bu aşamada oluşmamıştır.
İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı usul ve yasaya uygundur.
Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2190, K. 2026/96, 16 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama