İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1259 K.2024/1325

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının…

Esas2021/1259Karar2024/1325Tarih17 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Temmuz 2024
Dosya no
2021/1259
Karar no
2024/1325
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/03/2021
Numarası
... ESAS - ... KARAR
Davacı
...-T.C....-
Vekili
Av. ... -...
Davalı
...-T.C. ...
Vekilleri
Av. ...-...
Dava
Menfi Tespit
İstinaf kararının karar tarihi
17/07/2024
Yazım tarihi
17/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... mahallesinde çiftçi olduğunu, davalının ise ...

Toptancı halinde komisyoncu olduğunu, müvekkilinin ürünlerini 2015 yılından beri davalının komisyon dükkanında sattığını, müvekkilinin 30/07/2015 tarihinde davalıdan 120.000,00.TL borç aldığını, karşılığında davalıya 170.000,00.TL senet verdiğini, müvekkilinin tarlasından topladığı ürünü davalının dükkanında satarak davalıya olan borcunu ödediğini ve senedi geri aldığını, davalıdan bu sefer 280.000,00.TL borç aldığını ve karşılığında 350.000,00.TL meblağlı senet verdiğini,

borcunu fazlasıyla ödediğini ve senedi geri aldığını ancak kendisi alacaklı olmasına rağmen davalının müvekkilini oyalaması sonucu müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, müvekkilinin bu kez 400.000,00.TL borç karşılığında davalıya 500.000,00.TL senet verdiğini, davalının müvekilinin zor durumundan faydalandığını, davalının tüm senetlerde verdiği paradan daha fazlasını yazarak tefecilik suçunu işlediğini, bu konuda davalı hakkında ... C.

Başsavcılığının ... hz. dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, 350.000,00.TL bedelli senet ile 500.000,00.TL bedelli senetlerin düzenleme ve tanzim tarihlerinin boş bırakıldığını diğer kısımlarının davalının el yazısı ile doldurulduğunu, müvekkilinin davalının dükkanına 2015 yılından 09/04/2018 yılına kadar sürekli mal indirdiğini ve davalıya borcunun olmadığını, ancak davalının senet bedellerini tahsil etmesine rağmen müvekkili hakkında ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının 350.000,00.TL ve 500.000,00.TL bedelli senetlere sonradan düzenleme ve ödeme tarihleri atarak icraya koyduğunu, davalının düzenleme tarihlerini eski atmasının nedeni fazla faiz almak istemesinden kaynaklandığını, davalının düzenleme tarihini eski bir tarih atarak güveni kötüye kullandığını, ortada bir borcun olmadığını davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine,

haksız yapılan icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatının davalıdan alılnmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi hiçbir zaman borç verilen miktardan fazla bono almak gibi bir uygulamasının olmadığını, davacı adına yapılan ödemelere mukabil alınan bonoların da davacıya sezon sonunda iade edildiğini, sadece eldeki icra takibine konu bononun borç verdiği tarihten beri müvekkilde olduğunu, zira bu senedin elden ödenen 500.000,00.TL borcun karşılığında alınan senet olduğunu, davacının borcunun ödemediğini, davacının 2018 yılı sezon ürünlerini davalı üzerinden satış yapması gerekirken ürettiği malları kaçırarak başka yerlere sattığını,

zira yapılan komisyon sözleşmesi gereği üretilen mahsülün davalı müvekkil üzerinden satışının yapılması gerekirken davacının edimini yerine getirmeyerek müvekkilinin davacıdan normal ticari faaliyetlerden dolayı da alacaklı hale geldiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; toplanan deliller bilirkişiler ... ve ... 'ın yöntemine uygun 08/03/2021 tarihli raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının ... toptancı halinde komisyoncu olduğu, davacının ise üretici - çiftçi olduğu, davacının davacıya dava konusu edilen ....

İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyasına konu edilen 500.000,00 TL'lik bonoyu verdiği, davacının üretmiş olduğu toplam 1.106.528,65 TL'lik zirai ürünü davalıya teslim ettiği, davacının davalıdan aldığı toplam avansa karşılık (dava konusu 500.000,00 TL'lik senet ile birlikte) toplam 1.020.000,00 TL tutarındaki senetleri davalıya teslim ettiği, bu durumda dosyamız davacısının davalıdan 86.528.65 TL'lik alacağının olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmakla davanın kabülüne, davacının ....

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip konusu edilen borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkemenin, icra tazminatı yönünden talepleri olduğu halde değerlendirme yapmadan bu konuda hiçbir karar vermemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin icra tazminatı yönünden kararının istinaf ettiklerini, davalı tarafın, müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı taraf borçlu olmadığından menfi tespit davası açtığını, açtığı dava ile birlikte %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatı talep ettiğini, davalının açmış olduğu icra takibinin durmadığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme ara kararında davanın kabulüne karar verdiği halde gerekçeli kararında icra tazminatı ile ilgili hiçbir değerlendirme yapmadığı ve karar vermediğini,

ara kararda davanın kısmen değil tamamının kabulüne karar verildiği halde icra tazminatına ilişkin gerekçeli kararda değerlendirme yapılmamış olması usul ve yasaya aykırı olduğundan icra tazminatı yönünden istinaf talebinin kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmşitir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf talebi ile; ilk derece mahkemesinde görülerek karara bağlanan davada, davacı tarafın talebine konu borcun yokluğu davası talebi uygun görülerek karara bağlanmış ise de daire başkanlığınca re'sen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından incelemeye konu edilen kayıtlara ilişkin olarak ise, varsayımsal olarak 170.000-TL + 350.000-TL ve eldeki 500.000-TL'lik senetlerin varolduğu kabulü ile hareket edildiğini, eldeki davaya konu senedin, tek bir parça olup nakten ödenen bir bedele ilişkin olup, davacı tarafça 2017 yılında düzenlendiği iddia edilir iken,

icra takibi dosyasından da açık olduğu üzere düzenleme tarihi 15.12.2015 olup, davacının iddiası ile örtüşmediğini, öncelikle bilirkişi ve mahkemece bu hususun gözden kaçırıldığını, zira davacının iddiası ile örtüşmeyen bu kabulün mahkemeyi tamamen hatalı bir sonuca götürdüğünü, yine itiraz edilen bir diğer hususun ise, davalı müvekkilinin davacıya sanki sadece senet ile ödeme yapmış gibi bir mantıkla, davacı tarafından sunulan iki adet senedi de dayanak yaparak hesaplama yaptıklarını, davalı müvekkiline verildiği iddia olunan senetlerde, davalının uhdesine girip çıktığını gösterir tek bir işaret dahi yokken,

davacı tarafça bir senet varlığı iddiası dosyaya sunulmadığını, ilk decere mahkemesi olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamının ortadan tamamen kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Menfi Tespit" talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karara karşı davacı ve davalı vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili tarafından, taraflar arasında müvekkiline ait ürünlerin hal komisyonculuğu yapan davalıya satılması şeklindeki hukuki ilişki kapsamında davalının davacıya borç para verdiği ve davacının da borcunu yetiştirdiği ürünleri davalıya satıp teslim etmek suretiyle ödediği, davacının davalıdan 2016, 2017 ve 2018 yıllarında borç para aldığı olduğu ve aldığı paradan daha fazla bedeli içeren bono verdiği, diğer bonoları ürün tesliminden sonra davalıdan aldığını, ancak 2017 yılında verilen 500.000,00 TL bedelli bononun ürün teslimine rağmen davalı tarafından iade edilmeyerek icra takibine konu edildiği ileri sürülerek müvekkilinin ... .İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı vekilince, tarafların 2014 yılında davacının serasında ürettiği ürünlerin davalının komisyoncu dükkanı üzerinden satışı konusunda mutabık kaldıkları, davalının davacıya üretim ihtiyaçları için nakdi ödemeler yaptığı gibi davacının sera ve zirai ilaç ile fide ve işçilik ihtiyaçları için nakdi yardımda bulunduğu, davacıyla yapılan anlaşma gereği bu sebeplerle üçüncü kişilere 1.000.000,00 TL'den fazla ödeme yapıldığı, davacının elden aldığı 500.000,00 TL'lik borcunu çalışılan sezon içinde ödemediği, davacının 2018 yılı mahsul sezonunda davalı üzerinden satış yapması gerekirken ürettiği malları kaçırıp başkaları üzerinden sattığının fark edildiğini, davalının davacıdan ödünç verdiği parayı istediğini savunarak davanın reddi istenilmiştir.

Taraflar arasında, davalının davacıya zirai üretim sezonu öncesinde bono karşılığı borç para vermesi ve davacının da borcunu aynı sezonda serasında yetiştirip hasat ettiği ürünleri davalıya teslim etmesi şeklinde hukuki ilişki bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Çekişme, davacının ürünlerini davalıya satış sebebiyle mi, yoksa hal komisyoncusu olan davalının satması için mi teslim ettiği, bu şekilde davacının ... .İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine konu 15.12.2015 düzenleme ve 01.01.2016 vade tarihli ve 500.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mahkemece süre verilmesine rağmen taraflar ticari defterlerini ibraz etmediğinden bu konuda bir inceleme yapılamadığı, davacı vekilince sunulan CD içeriği ile ...

Hal Müdürlüğü kayıtlarının yerinde incelenmesi suretiyle ziraat mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden alınan 08.03.2021 tarihli ek raporda ürünlerin künye bilgileri üzerinden dosya içerisinde bulunan imzasız fişlerin davacı tarafından davalıya yapılan satış ve teslimler sonucu düzenlenmiş olduğu kanaatinin oluştuğu belirtilerek 04.05.2014 ila 09.04.2018 tarihleri arasındaki dönemde davacının davalıya teslim ettiği muhtelif ürünlerin fiş tarihi ve numarası ile teslim edilen ürünün cins, miktar ve parasal tutarı tablo halinde gösterilerek davacının davalıya 2014, 2015, 2016,

2017 ve 2018 yıllarında toplam 1.106.528,65 TL tutarında zirai ürün teslim ettiği, davacının davalıya almış olduğu avans tutarları karşılığı 1.020.000,00 TL tutarında senet verilmiş olduğu, davacının davalıya teslim ettiği ürün bedelinden davalıdan aldığı avans tutarı çıkarıldığında davacının davalıya borcunun bulunmadığına ilişkin görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça, davacıdan ürün satın alınmadığı, taraf arasındaki hukuki ilişkinin davacının serasında yetiştirdiği ürünlerin hal komisyoncusu olan davalı tarafından üçüncü kişilere satılması ve davalının komisyon bedeli alması şeklinde olduğu savunulmuş ise de, davalı tarafça taraflar arasındaki ilişkinin komisyonculuk sözleşmesi niteliğinde olduğunu ispata elverişli bir delil sunulmamış, bu nedenle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin satış sözleşmesi mahiyetinde olduğunun kabulü gerekir.

Davacı vekilinin 28.05.2018 tarihli dava dilekçesi ile 31.01.2018 tarihli ıslah dilekçesinden, davacının Temmuz 2017 tarihinde davalıya verdiği belirtilen ve ... .İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinin dayanağını oluşturan 15.12.2015 düzenleme ve 01.01.2016 vade tarihli ve 500.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Bonoya istenilen düzenlenme ve vade tarihinin konulması imkanı bulunduğu gibi bunların sonradan yazılması da mümkündür.

Davacı tarafça, davaya konu 500.000,00 TL bedelli bono dışında davalıya ayrıca daha önce 170.000,00 TL ve 350.000,00 TL bedelli bonoları verdiği ve daha sonra ürün teslimi üzerine davalıdan iade aldığı ileri sürülmüş ise de, davaya konu bono dışındaki diğer bonoların davalıya verilip iade alındığı hususunda herhangi bir kayıt içermediği, davacı tarafın bu hususta başkaca bir delil sunmadığı, davalı tarafın da anılan hususta bir kabulünün bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince, davaya konu 500.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olarak davacının kabulünde olan Temmuz 2017 tarihinden itibaren davalıya teslim ettiği ürün bedelinin belirlenmesi hususunda ziraat mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde görülmüştür.

Öte yandan, davacı tarafça dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince tarafların her bir talebi hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken davacının anılan talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yukarıda açıklandığı üzere tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-Davacı vekili ve davalı vekilinin tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin KABULÜNE,

2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4)-a)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

b)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 10.527,34.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,

5)-İstinaf eden davacı ve davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,

6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,

7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 17/07/2024 tarihinde karar verildi.

... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1259, K. 2024/1325, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddialarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  5. Davacı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Davalı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1259
Karar No
2024/1325
Tarih
17 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/1262 K.2024/1025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1262 K.2024/1203
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1263 K.2024/1291
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/1264 K.2024/1024
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1276 K.2024/1129
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1277 K.2024/1348

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.