KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1502 - 2024/874
- Dosya no
- 2021/1502
- Karar no
- 2024/874
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ... MOTORLU ARAÇLAR OTOMOTİV PETROL NAKLİYAT İNŞAAT TEKSTİL TURİZM SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.
- Vekilleri
- Av...
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Av...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilinde faaliyet gösteren ...
Hotel'de ... virtural car ile kart sahiplerinin bilgi ve onayı dışında rezervasyon amaçlı kullanıldığını ve para çekiminin müvekkili banka aracı ile gerçekleştirildiğini, kartlarının bilgileri dışında kullanıldığını tespit eden gerçek kart hamillerinin müvekkili bankaya başvuruda bulunarak, harcama itirazında bulunduklarını, gerçek kart hamillerinin talepleri üzerine yapılan incelemeler sonucu kendilerine bir kısım ödemeler yapıldığını, ödemeler nedeniyle davalı şirketin borçlandırıldığını, bu nedenle ...
8.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının itiraz dilekçesi ile takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle borçluların borca itirazının iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %25'inden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ... şirketinin kredi kartı kullanıcılarının onayı ile ödeme aldığını, online olarak yapılan bu işlemlerin kart kullanıcıların telefonlarına gerekli uyarı ve sözleşmeler gönderilerek yapıldığını, bu nedenlerle kullanıcılar, banka ve ... şirketi arasında gerçekleşen bu işlemlerde müvekkili bankanın kusurunun bulunamayacağını, bu nedenlerle davanın reddini, alacak miktarının %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı Bankanın kredi kartı sahiplerinin bilgileri dışında kullanıldığının tespiti ile kart sahiplerine ödemeler yaptığı, online sistem ile ödemeleri kabul eden davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, bilirkişi raporu ve dosya kapsamınca, davacı banka tarafından Üye İşyeri Sözleşmesi, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ve Uluslararası Kartı Ödeme Sistemleri kurallarına yer alan hükümlere uygun hareket edilmesi, alacak hesaplamalarının doğru yapılarak davalıya bildirilmesi,
temerrüde ilişkin hükümlerin uygulanması nedeniyle davacı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur tespit edilememesi nedeniyle ve alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu, alınan bilirkişi raporuna mahkemece itibar edilmiş ve davalı şirketin davacı bankaya takibe konu alacak nedeniyle borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar banka sorumluluğu olmadığını söylese de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bilgisi dışında kredi kartı bilgileri kullanılarak pos cihazından alışveriş yapılan vatandaşın açtığı davayı ''bankanın kusuru bulunmadığı'' gerekçesiyle reddeden yerel mahkemenin kararını ''bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, hafif kusurdan dahi sorumludur'' diyerek bankanın üzerindeki özen sorumluluğunu üzerinden atamayacağını savunduğunu,
bankanın özen sorumluluğu dahilinde bulunması gereken bir durumdan kaynaklı sorumsuzmuş gibi karar verildiğini, ... bir banka işlemi olduğunu, bu işlemlerin chargeback itirazının süresi hiçbir koşulda 540 günü aşamadığını, bu süre içinde kalınması şartıyla itirazlar teslim ya da işlem tarihinden itibaren 120 gün içinde yapılması gerektiğini, davacı banka tarafından iddia edilen argümanları kabul etmemekle beraber itiraz süresi içerisinde yapılmayan işlemlerden kaynaklı müvekkili şirket üzerine borç bırakılmasını istemek bankanın kendi üzerindeki sorumluluğu hafifletmek adına olduğunu,
chargeback itiraz süresi içerisinde yapılmayan itirazlar için üzerine düşen özen sorumluluğunu tam yerine getirmediği için ilgili zararı müvekkili şirket üzerine bırakmayı hedeflediğini, bu durumun yanlış olduğunu, müvekkili şirketin bankanın iddia ettiği borcun sebebi olmadığını, iddia edildiği gibi banka hesaplarından paraların da çekilmediğini, bu sebeple bankanın yaptığı sorumluluktan kaçma durumu ilgili yasalara ve banka mevzuatına aykırı bir durumu oluşturduğunu, müvekkili şirketin otel olarak hizmet verdiğini, söz konusu hizmeti dünya çapında kullanılan Booking ve ... vb aracı kurumlar aracılığı ile de verdiğini,
söz konusu itiraza ilişkin çekim rezervasyonu vb işlemlerin bu uygulama ve kurumlar üzerinden yapıldığını, ön onay bu uygulamalar neticesinde geçtiğini, bu durumlardan dolayı müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı otel işletmesi arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi uyarınca davalıya POS cihazı kullandırıldığını, ancak davalı tarafından ... sistemi üzerinden yapılan rezervasyonlarda kullanılan kredi kartlarına ilişkin kart hamilleri tarafından yapılan itirazlar nedeniyle chargeback kapsamında banka tarafından kart hamillerine yapılan ödemelerin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Kredi kartı sahiplerinin kendi kartları ile yapılan işlemlere itiraz etme hakları mevcut olup, bu itiraz kart sahibi banka tarafından üye iş yeri bankasına iletilir. Üye iş yeri bankası ise ilgili iş yerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep eder. Belgelerin yetersiz olması durumunda söz konusu işlem tutarı iş yeri bankası tarafından ilgili iş yerinden tahsil edilerek kart kuruluşu bankaya aktarılır ve bu işleme ters ibraz/chargeback denilir.
Kartlı ödeme sistemleri kuran kuruluşların (...,...,... gibi) uluslararası alanda kabul edilen kuralları ve ülkemizde de bu kurallara paralel olarak Bankalar Arası Kredi Kartları Merkezi tarafından yayınlanan uygulamaya yönelik açıklamalarda harcamanın kendisine ait olmadığı iddiası ile yapılan itirazlarda itiraz süresi, işlemin kredi kartına yansıma tarihinden itibaren 120 gün ile sınırlandırılmıştır (bkz.
Bankalar Arası Kart Merkezi Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları, https://bkm.com.tr/faydali-bilgiler/uye-isyeri-kilavuzu/).
Somut olayda, davalı banka ile davacı şirket arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı, üye iş yeri sözleşmesi kapsamında davacı firmaya kredi kartı ile mal ve hizmet alımı yapmak için POS cihazı tahsis edilerek cihazın mail order işlemlerine açıldığı, davalı otel işletmesi tarafından rezervasyon işlemleri gerekçe gösterilerek mail order yoluyla dava dışı kart hamillerine ait kartlar kullanılmak suretiyle 23/06/2019 ve 18/07/2019 tarihlerinde toplam 23 kez ve 40.988,96 USD tutarında tahsilat yapıldığı,
ancak iş bu harcamalara kart hamilleri tarafından itiraz edilmesi ve chargeback sürecinin banka aleyhine sonuçlanması sebebiyle davacı banka tarafından 12/10/2019 tarihinde harcama tutarlarının kart bankalarına iade edildiği, her ne kadar davalı tarafından iş bu harcamalara ilişkin gerekli belgelerin bankaya sunulduğu iddia edilmiş ise de, bu hususta mahkeme dosyasına sunulan bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,
taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 23., 29. ve 45. maddeleri gereğince toplam 243.773,64.TL'nin davalıdan tahsilinin talep edilmesinin chargeback sistemi ve taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi hükümlerine ve bankacılık mevzuatına uygun olduğu, alınan raporda da belirtildiği üzere davalı şirketin davaya konu işlemlerden dolayı kusurlu olduğu, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1502, K. 2024/874, 24 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama