KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2022
- Dosya no
- 2021/1569
- Karar no
- 2022/210
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- —
- Numarası
- 2021/... ESAS
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
2- ... - ... 3- ... -
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 02/03/2022
KARAR YAZIM TARİHİ
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2021/... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıların haksız ve kötü niyetli hareket ederek davacı şirketi zarara uğratarak muvazaalı şekilde düzenlenen iki adet bono ile icra takibi başlattıklarını, bu duruma dava dışı olan şirket yetkililerinin sebebiyet verdiklerini, mersin 6.İcra Müdürlüğünün 2020/...
Esas sayılı dosyasında borcun sebebi olarak 100.000 USD bedelli 12/02/2018 tanzim 12/02/2018 vade tarihli bono gösterildiğini, takibe konu bono nedeniyle müvekkili şirketin borcu olmadığından bahisle takibin şirket yönünden iptal edilmesi amacıyla Mersin 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/...
Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduklarını, bu dosyadan davacı şirketin feragat ettiğini, bu olaydan sonra tekrar müvekkili şirkete alacaklı ve borçluları Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...
Esas sayılı icra takibi ile aynı olan bu kez de 2000.000 USD lik başka bir bono üzerinden takip başlatıldığını, bu bononun da düzenleme tarihinin 12/02/2018, vade tarihinin 12/02/2018 olduğunu, bonoları temsil yetkisi mahkeme kararıyla kaldırılan ...'nın kendi borçlarına karşılık gelmek üzere haksız olarak keşide ettiğini, şahıslar hakkında Mersin Cumhuriyet Başavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle davaya ve icra dosyalarına konu bonoların içeriği itibariyle sahteciliğe dayanması nedeniyle teminat aranmaksızın takiplerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2021/... Esas sayılı ara kararı ile; davacı vekilinin icra takiplerinin durdurulmasına yönelik talebinin İİK'nun 72. maddesi uyarınca. "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." yasal düzenleme dikkate alınarak, tedbir talep eden tarafından icra takiplerinden sonra talepte bulunulduğu anlaşıldığından İİK'nun 72/3.
Maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talep eden vekilinin icra takiplerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu dosyadaki maddi olgu ve delillerle de çeliştiğini, zira dava dilekçesinde dayanılan ve ileri maddi olguların tamamının belgeye dayalı olduğunu, davaya ve icra dosyalarına konu bonoların içeriği itibarıyla sahteciliğe dayanması nedeniyle atıf yapılan emsal içtihat uyarınca teminat aranmaksızın takiplerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, teminatsız tedbir talebinin kabul edilmemesi halinde ise mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında takiplerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava hukuki niteliği itibarıyla Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası olup, istinafa konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. Davanın takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğu, icra takibinin tedbiren durdurulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verildiği iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Çözümlenmesi gereken sorun icra takibinden sonra açılan iş bu menfi tespit dosyası bakımından icra takibinin tedbiren durdurulmasının mümkün olup olmadığı noktasındadır.
Kural olarak. 2004 sayılı İİK'nın 72/3. fıkrasına göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Öte yandan takibe konu kambiyo senedinin soyut iddialarla sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak kambiyo senedinin hiç bir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirse. İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir.
Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir.
İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması (zorunlu dava arkadaşlığı) hallerinde uygulanabilir. Bu ilkeler ışığında HMK'nın 209/1. maddesinin ilamsız icra takiplerine etkisi değerlendirilmelidir. Bu maddeye göre “adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” Bu maddenin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin olarak İcra ve İflas Kanunun'da bir hüküm bulunmamaktadır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK'nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK. M. 170/2).
Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK'nun 72. maddesi kapsamında bir dava olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi durdurulabilir. Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası, Cumhuriyet Savcılığı'na aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan davada kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. (HGK'nın 08/06/2016 tarih ve 2014/12-1128 Esas, 2016/774 Karar)
Yukarıda belirtilen HGK kararından da anlaşılacağı üzere; HMK'nun 209.maddesi uyarınca icra takbinden sonra açılan menfi tespit davası bakımından takibin durdurulması mümkün olmadığı gibi somut uyuşmazlık bakımından tedbir hükümlerinin İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlendiği, HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarının ise bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmış, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1569, K. 2022/210, 2 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama