KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1737
- Karar No
- 2024/1382
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/1691
- Karar no
- 2024/1393
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/04/2021
- Numarası
- ... ESAS- ... KARAR
- Davacı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin
- İstinaf kararının karar tarihi
- 18/07/2024
- Yazım tarihi
- 18/07/2024
Karar Metni
1.372 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirketin % 25 pay sahibi ortağı olduğunu, alınan karara göre müvekkilinin ve diğer ortaklardan ...'in şirketi birlikte imza ile şirketi birlikte temsile yetkili olduğunu, bir süredir şirket ortakları arasında ciddi sorunlar yaşandığını, en son eski döneme ait çıkan vergi borçlarından dolayı yaşanan problemlerin şirketin birlikte yönetilmesini imkansız hale getirdiğini, gelinen noktada diğer ortakların kaba kuvvet kullanarak müvekkilinin iş yerine girmesini engellediğini, 10.12.2014 günü bu sebeple taraflar arasında yaşanan olayın tartışmanın hakaret küfür ve tehdide kadar vardığını,
davalı tarafın müvekkilinin kusurlu olduğunu ileri sürebileceğini, müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle birlikte hesaplanacak payın gerçek değerinde ayrılan ortağın ayrılma sebebi açısından kusurlu olup olmadığının önem arz etmediğini, müvekkilinin haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına, ortaklıktan ayrılma akçesinin tespiti ile ( şimdilik 10.000,00 TL ) karar tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faizi ile şirket mal varlığından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... %25, ... % 25, ... % 25 davacı ... % 25 olmak üzere 4 eşit hisseye sahip 4 ortaklı şirket olduğunu, 02.02.2015 tarihinde şirket merkezinde Olağanüstü Genel Kurul tertip edildiğini, davacı ... ...'nun toplantıya vekil gönderdiğini, fakat toplantı başlamadan vekilininde toplantıyı terk ettiğini, 02.02.2015 tarihine kadar Şirket Müdürler Kurulu üyesi olan davacı ...'nun 10.12.2014 tarihinden sonra şirkete gelmemesi, müşterek imza zorunluluğu nedeniyle şirketin banka hesaplarına gelen havalelerin tahsil edilememesi, vadesi gelen ödemelerin yapılamaması,
çeklerin keşide edilememesi ve işçilerin ücretlerinin ödenememesi nedeniyle şirket müdürü ... tarafından .... Noterlinin ihtarnamesi ile idare ve temsil görevinin yerine getirilmesinin ihtar edildiğini, davacının 20.12.2014 tarihinde Ana Bilgisayar Server'ini, Muhasebe Programlarını ve Modem Şifrelerini uzaktan değiştirerek şirket bilgisayarını işlev görmez hale getirdiğini, şirketin ... T.A.Ş, ... Bankası ...
Şubelerinde bulunan hesaplarına ait Banka Kartlarının 23.12.2014 tarihinde şirket müdürü ...'nun Banka Müşteri Hizmetlerini arayarak Kayıp/Çalıntı ihbarında bulunması nedeniyle Bloke olduğunu ve ATM tarafında alıkonulduğunu, müvekkili şirket aleyhine ... Pol. Ltd. Şt.
Lehine sahte faturalarla borçlandırmak haksız rekabet etmek,şirket bilgi ve müşterilerini paylaşmak gibi ortaklık ve müdürlük hukukuna aykırı davranan davacının diğer ortaklara atfedilebilecek tek haklı sebebinin bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamındaki bilgi belge ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı ile diğer ortaklar arasında ihtilaflar bulunduğu, ancak tanıkların davacının şirket kartlarında çalıntı kaydı ihbarında bulunduğu için işçilerin ücretinin ödenemediği, davacının uzaktan müdahale ile muhasebe programını dondurduğu, kavganın sebebinin ... Beyin Şirkete sahte fatura soktuğunu duydum şeklindeki beyanları karşısında haklı nedenlerin davacının kendisinden kaynaklanmadığının ispat edilmediği, davacının dava tarihinden önce diğer ortaklardan kaynaklanan herhangi bir haklı sebebin varlığının ispat edilemediği, kabulü gerektiği açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin dayandırdığı tanık delillerine bakıldığında haklı olduğunun aleni olduğunu, haklı sebep, ortaklığın çekilemez hale geldiği durumların ortaklık müvekkili için, karşı tarafın iddia ettiği olaylar zincirinden daha önce çekilmez hale geldiğini, karşı tarafın müvekkiline yaptığı baskı ve yıldırma politikasının artarak devam ettiğini, yerel mahkemece gerekçeli kararından davalı tarafından dinletilen ancak bilgisi ve görgüsü olmayan tanık beyanlarına itibar edilerek müvekkilinin kusurlu olduğundan bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini,
öte yandan savcılık dosyasının da tanıklarının beyanını birebir doğruladığını, 10.05.2016 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen tanık beyanlarına karşı beyanlarının sunulduğu dilekçelerinde de açıkça yer verildiği üzere, tanıklardan ...'ın müvekkilinin şikayeti üzerine ceza mahkemesinde yargılandığını, hem davacıya beslediği husumet hem de görgüye dayalı bilgisi olmaması gibi sebepler tanığın beyanlarına hiçbir şekilde itibar edilmemesi gerektiğini gösterdiğini, bu kadar somut delile rağmen yerel mahkemece hangi gerekçe ile davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığını,
asıl davalı tarafından ileri sürülen tüm iddiaların asılsız olduğu dosyadaki deliller ile sabit ki bu sebeple dahi şirket ortaklarının kusuru ortaklıktan ayrılma davasına müessir olmadığını, dosyada davalı şirketin dinelttiği tanıklarının müvekkilini kendine yapılan kusurlu davranışlardan dolayı zarar görmüş bu neticeyle kanunun kendine verdiği hakkı aramak sureti ile ortaklıktan çıkmak için davayı açtığını, bu nedenlerle davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle "Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)" talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette %25 oranında pay sahibi olup diğer ortaklardan ... ile şirketi birlikte temsile yetkili olduğu, şirket ortakları arasında bir süredir ciddi sorunlar yaşandığından şirketin birlikte yönetilmesinin imkansız hale geldiği, ortakların kaba kuvvet kullanarak müvekkilinin şirkete girmesini engellediği, yaşanan olayların hakaret, küfür ve tehdide kadar vardığı ileri sürülerek haklı sebeple şirket ortaklığından çakmasına ve ayrılma akçesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, limited şirket ortaklığından çıkma talebine yöneliktir.
Limited şirkete ilişkin hükümler 6102 sayılı TTK'nın 573 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Kanunun limited şirketten çıkma ve çıkarılmaya ilişkin 638.maddesinde "(1)Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 638/2.maddesine haklı sebeplerin varlığı halinde, şirket ortağı tarafından açılacak davada şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini isteyebilir. Kural olarak, bir ortağın haklı sebeple çıkma talebinde bulunabilmesi için tamamen kusursuz olması veya diğer ortakların kusurlu olması gerekli değildir. Ancak, birden fazla ortağın kusurlu davranışlarıyla haklı sebep teşkil eden duruma yol açmaları halinde, daha az kusurlu ortağın kusurda payı büyük olan ortaklara karşı söz konusu haklı sebebi ileri sürmesi mümkündür.
Somut olayda, davalı şirketin ortaklarından olan davacı tarafından, aynı şirketin diğer ortakları ile aralarında ortaya çıkan sorun ve anlaşmazlıkların davacının şirkete girmesinin engellenmesi, hakaret, küfür ve tehdide kadar vardığı iddiasıyla davalı şirketin ortaklığından çıkmasına karar verilmesi talep edildiği, şirket ortakları arasında şirketin faaliyet ve yönetimi ile ilgili anlaşmazlıkların bulunduğu anlaşılmakla birlikte, tarafların dayanmış olduğu dosya kapsamındaki deliller ve tanık beyanlarından, davacının şirket kayıtlarına gerçek bir alışverişe dayanmayan faturaların şirket kayıtlarına girmesi,
şirkete ait banka kartları ile ilgili olarak kart tahsis eden bankaya gerçeğe uygun olamayan çalıntı kart ihbarlarında bulunarak şirkete ait banka hesaplarının işçi ödemelerinin yapılamamasına sebebiyet verilmesi, şifreleri kendisinde bulunan şirketin muhasebe programına uzaktan müdahale ederek programın donmasına neden olması şeklindeki eylemlerinin tespit edilmesi karşısında, davacının şirketten çıkmaya ilişkin haklı nedenlerin kendisinden kaynaklanmadığını ve en azından kendisinin daha az kusurlu olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1737, K. 2024/1382, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama