KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2062 - 2024/1564
- Dosya no
- 2021/2062
- Karar no
- 2024/1564
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... HAVA VE DENİZ TAŞIMACILIĞI ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... KROM MAD. SAN. VE TİC. A. Ş.
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Vade Farkı Faturasından Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 30/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 30/09/2024
Karar Metni
1.550 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
....Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işleri ile iştigal ettiğini, taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdettiklerini, müvekkilinin davalı tarafa ait malların nakliyat işlerini yaptığını ve yapmış olduğu işlerin karşılığında navlun ve diğer ücretlerin geç ödenmesi dolayısıyla vade farkı faturası düzenlediğini ve davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı şirketin yetkililerinin düzenlenen vade farkı faturasını tebellüğ etmelerine rağmen davacıya ödeme yapmadıklarını, bu nedenle ücretin tahsili amacıyla ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetki itirazında bulunduktan sonra dosya yetkili icra dairesine gönderildiğini, ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, akabinde dosyanın yenilenerek ... esasını aldığını, davalının yapılan yenileme emrini tebellüğ ettikten sonra mesnetsiz ve de haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini, bu nedenle icra takibin durdurulduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline ve itiraz edilen alacaklarının 40.829,41-USD olarak tespiti ile takibin devamına, davalıya %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili firmanın davacı şirket ile deniz taşıma işleri konusunda bir ticari faaliyet yürüttüğünü, tarafların yapılan ticari faaliyetler için cari hesap şeklinde çalıştıklarını, müvekkili ile davacı firmanın yapılan işlerin karşılığı olan ücretleri ayrı ayrı talep etmeyip hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı talep ettiklerini, bu hususun defterlerinin incelenmesi ve sunacakları mutabakat formlarıyla sabit hale geleceklerini,
vade farkı talep edilebilmesi için tarafların vade farkını yazılı bir sözleşmeyle kararlaştırmaları ve yazılı bir sözleşme bulunmasa bile vade farkı konusunda taraflar arasında bu yönde alışagelmiş bir uygulamanın bulunması gerektiğini belirterek davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmayacak kötü niyet tazminatının davacı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı, taşıma işleri ile iştigal ettiğini, davalı ile deniz taşıma sözleşmesi akdettiklerini, davalıya ait malların nakliyat işlerini yaptığını ve yapmış olduğu işlerin karşılığında navlun ve diğer ücretlerin geç ödenmesi dolayısıyla vade farkı faturası düzenlediğini ve davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı şirketin yetkililerinin düzenlenen vade farkı faturasını tebellüğ etmelerine rağmen ödeme yapmadıklarını, fatura bedelinin tahsili amacıyla ....
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konduğunu, davalının haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini, haksız itirazın iptalini talep ettiği; davalı, davacı şirket ile deniz taşıma işleri konusunda bir ticari faaliyet yürüttüğünü, tarafların yapılan ticari faaliyetler için cari hesap şeklinde çalıştıklarını, davacı firmanın yapılan işlerin karşılığı olan ücretleri ayrı ayrı talep etmeyip hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı talep ettiklerini,
vade farkı talep edilebilmesi için tarafların vade farkını yazılı bir sözleşmeyle kararlaştırmaları ve yazılı bir sözleşme bulunmasa bile vade farkı konusunda taraflar arasında bu yönde alışagelmiş bir uygulamanın bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini talep ettiği; davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve takip konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, davalı vade farkı faturasını ticari defterlerine kaydetmeyerek vade farkı faturasını kabul etmediği,
Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre vade farkının istenebilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunması veya taraflar arasında vade farkı talep edilmesi hususunda teamül oluşması gerektiği, vade farkının talep edileceği konusunda taraflar arasında yazılı bir sözleşmenini bulunmadığı, yine taraflar arasında vade farkının isteneceği konusunda taraflar arasında teamülün bulunmadığı, davacının vade farkını talep etmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkiline ait malların nakliyat işlerini yaptığını ve yapmış olduğu işlerin karşılığında navlun ve diğer USD cinsinden ücretlerin vadesinde ödemediği için kur farkından kaynaklı vade farkı faturası düzenlendiğini ve davalı tarafa tebliğ edilidğini, yapılan taşıma işi USD para birimi ile yapıldığını davalı taraf gününde ödeme yapmadığını ve kur'un değiştiğini, müvekkili şirket ödemenin gecikmesinden dolayı her geçen gün döviz bazında zarara uğradığını, davalı tarafın USD ödemesini TL ile yaptığını bu sebeple kur-vade farkı oluştuğunu,
davanın kur farkı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmadığını, dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların döviz karşılığı satıldığını ve TL karşılığının da gösterildiğini, davalının kur farkı alacağından dolayı sorumlu olduğunu, taraflar cari hesap usulü çalıştığını ve bu husus davalı tarafça da kabul edilidğini, taraflar arasında tek bir taşıma değil birçok taşıma yapıldığını, geç ödemeler için oluşan kur farklarının göz önüne alınarak tek fatura kesildiğini,
düzenlenen faturaların üzerinde yabancı para alacağı olduğundan % 2 vade farkı tahakkuk ettirileceği ibaresinin açıkça yazdığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirketin hukuka aykırı düzenlenen ve tebliğ edilen vade farkı faturasına ....Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 07/10/2015 tarihli ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, davacıya ödemelerin eksiksiz ve zamanında yapıldığını, davacı ihtarnameye rağmen müvekkili şirkete karşı icra takibi başlattığını, muaccel bir alacağı olmadığı halde müvekkil şirkete karşı icra takibi başlatan davacının kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatı hakkında kabul veya red yönünden herhangi bir karar verilmediğini, hukuki bir değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "İtirazın İptali (Vade Farkı Faturasından Kaynaklanan) " talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı ile deniz taşıma sözleşmesi akdettiklerini, davalıya ait malların nakliyat işlerinin yapıldığı ve karşılığında navlun ve diğer ücretlerin geç ödenmesi dolayısıyla vade farkı faturası düzenlediği, davalı şirkete düzenlenen vade farkı faturasının tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı ve bu hususta başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği iddia edilerek,
itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıklarını, davacının yapılan işlerin karşılığı olan ücretleri ayrı ayrı talep etmeyip, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı talep ettiklerini, vade farkı talep edilebilmesi için tarafların vade farkını yazılı bir sözleşmeyle kararlaştırmaları ve yazılı bir sözleşme bulunmasa bile vade farkı konusunda taraflar arasında bu yönde alışagelmiş bir uygulamanın bulunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. Maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, takibe dayanak teşkil eden faturanın vade farkı faturası olarak düzenlendiği ve faturanın davalıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında, taşıma işinden kaynaklanan edimin davacı tarafından yerine getirildiği ve buna karşılık davalının da davacıya ödeme yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, davalının fatura bedellerini geç ödemesi nedeniyle davacının vade farkı alacağı talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı,
Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre vade farkının istenebilmesi için, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunması veya taraflar arasında vade farkı talep edilmesi hususunda teamül oluşması gerektiği, vade farkının talep edileceği konusunda taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı gibi, taraflara ait ticari defterlerde, başkaca düzenlenmiş vade farkı faturaları bulunmadığından,
taraflar arasında vade farkı istenebileceği konusunda teamülün de oluşmadığının kabulü gerektiği, davacı tarafından, vade farkı faturası olarak düzenlenen dayanak faturanın, kur farkı niteliğinde bulunduğu ve kur farkı faturalarında faturaya konu mal/hizmetin döviz karşılığı satılmış olmasının yeterli olup, teamül bulunup bulunmadığının aranmayacağı iddia edilmiş ise de, takibin dayanağının vade farkı faturası olduğu,
davacının, alacağını yabancı para üzerinden isteme hakkına sahip iken tercih hakkını Türk Lirası üzerinden kullandığı ve davalı tarafından yapılan ödemeleri tahsil ettiğinde kur farkından doğan fazlaya ilişkin alacağını saklı tuttuğunu da bildirmediği, tüm bu nedenlerle, ispat yükü kendisinde olan davacının, vade farkını talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,
ayrıca, davacı taraf, icra takibi başlatmakta haksız olsa da, kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle, mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının da usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2062, K. 2024/1564, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama