KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2106
- Karar no
- 2024/1916
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı-karşı davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalı-karşı davacı
- ... YATIRIM MENKUL KIYMETLER ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 14/11/2024
- Yazım tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
1.676 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile Borsa İstanbul A.Ş. vadeli işlem ve obsiyon piyasasında alım satım işlemi gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından gerek sermaye piyasası mevzuatı ve gerekse müvekkili ile yapılan sözleşme hükümlerine aykırı olarak müvekkilinin talimatlarının yerine getirilmediğini, talimata aykırı işlemler neticesinde müvekkili hesabından 45.821,61.TL zarar oluştuğunun iddia edildiğini ve ....
Noterliği'nin 17/08/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 1 günlük süre verilerek ödenmesinin talep edildiğini, gönderilen ihtarnamenin usul ve yasaya aykırı olup davalının kötü niyetli olduğunu, zira müvekkili tarafnıdan 31/07/2018 tarihinde 34 kontrat USD satış 4,953,00.TL karşılığı işlem yapıldığını, yine 02/08/2018 tarihinde 10 kontart USD satış 5,113,00.TL işlem yapıldığını, toplamda 44 kontrat bulunduğunu, müvekkilinin 10/08/2018 tarihinde aranarak teminatının azaldığı ve borcu bulunduğunun bildirildiğini, her halükarda 14:30'da resen kapatılacağı SMS bilgisinin verildiğini,
saat 14:16'daki görüşmeden sonra müvekkili tarafından bir EFT beklendiği, geldiğinde EFT'nin yapılacağı, saat 14:29'da ise 38 kontratın kapatılması talimatının verildiğini, bu talimatın davalı şirketin telefon kayıtlarında mevcut olduğunu, talimata rağmen ne saat 14:29, ne de 14.30'da resen kontratların kapatılmadığını, bu saatten sonra müvekkilinin aranarak EFT'nin gönderilip gönderilmeyeceğinin teyit edilip kontratların kapatılmaması sağlanarak teyit ettirilmeye çalışıldığını, talimata rağmen kapatılmayan kontratların kapatılması için mail gönderildiğini,
yapılın itiraza rağmen 13/08/2018 tarihinde 44 kontratın davalı tarafça resen en üst rakamdan işlem yapılarak kapatıldığını, netice olarak davacının hesapları açısından yaklaşık 91.900,00.TL gibi bir zararın kusur ile oluşmasına sebebiyet verildiğini, hesapta bulunan paralar alındıktan sonra kalan 45.821,61.TL'nin ise müvekkilinden talep edildiğini, müvekkili tarafından verilen talimat ve itirazlar dikkate alınmaksızın yapılan işlem nedeni ile zarar oluştuğunu, eğer talimata uyulsaydı 30 kontrat açık pozisyonun kapatılması sonrası bakiye 6 kontrat yönünden yaklaşık 4.000,00.TL'nin hesapta kalacağını,
davalı aracı kurum tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini bu nedenle müvekkilinin talep edilen 45.821,61.TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ve talimat sonrası bakiye kontrata karşılık hesapta kalacak olan 4.000,00.TL'nin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sözleşme uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının VİOP pozisyonunun kapanma süreci ile ilgili ilk bölümün yanlış anlatılıp sonraki aşamalardan ise hiç bahsedilmediğini, sürecin belirtilen şekilde ilerlemediğini, öncelikle piyasa işlemlerinin izah edildiği şekilde ilerlediğini yine davacı ile ilgili sürecin de ayrıntılı şekilde izah edildiğini, yapılan işlemlerin taraflar arasında imzalanan türev araçları alım satım aracılık çerçeve sözleşmesine uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı ve müvekkili şirket nezdinde vadeli işlem ve opsiyon piyasasında yatırım yapmak amacıyla, 05/04/2007 tarihinde Türev Araçları Alım Satım Aracılık Çerçeve sözleşmesi imzalandığını, vadeli işlem ve opsiyon piyasasında işlem gören bir sözleşmede pozisyon almak için, üyelerin Takas Merkezine ilgili kontrat için belirlenmiş olan başlangıç teminatını yatırmaları ve pozisyon açık kaldığı sürece "sürdürme teminatı" tutarını muhafaza etmeleri gerektiğini, mevcut viop sözleşmelerinin değeri de dahil olmak üzere toplam teminatı,
sürdürme teminatı tutarının altına düşen veya eksi nakit teminat oluşan hesaplar için Takasbank tarafından üyelere "teminat tamamlama çağrısı" yapıldığını, üyelerin Takasbank tarafından verilen süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduklarını, bu çerçevede aracı kurumların hesap ve teminat bilgilerinin oluşmasını bekleyerek,
eksik teminatın tamamlanmasını ya da "teminat tutarını azaltıcı işlem" yapılacağı bilgisini arayarak veya sms ile bildirdiğini, Viop sözleşmelerine ait kar zarar hesaplamalarının her gün, gün sonu belirlenen uzlaşma fiyatına göre kesinleştiğini ve Takasbank tarafından hesaplara yansıtıldığını, bulunması gereken teminatın gün sonunda belirlenerek üyelere bildirildiğini, müşterinin 13/08/2018 tarihli gün sonu hesabının bakiyesinin 29.598,80.TL olarak netleştiğini ve aracı kurum tarafından müşteriye bildirimde bulunularak 14/08/2018 tarihine kadar tamamlanmasının istendiğini,
müşterinin tutarı ödemediği için aracı kurum tarafından müşteri adına 29.568,83.TL attırılarak pozisyonlarının kapatıldığını, bu ana dek müşterinin pozisyon kapama yönünde bir talebi olmadığını, davalıya gönderilen tüm uyarılara rağmen teminatı tamamlamadığı için eksiye düşen pozisyonlarının resen kapatıldığını, davalı ile imzalanan sözleşmeler ile davalının gerçekleştireceği işlemler kapsamında teminatının sürdürme teminatı altına düşmesi halinde, hiçbir ihbara gerek kalmaksızın pozisyonunun kapanabileceğinin kendisine birden çok kez bildirildiğini,
davalının Takasbank'a olan toplam 45.821,61.TL tutarındaki takas yükümlülüğünü karşılamaması sonucu, müvekkili tarafından karşılandığından, müvekkili şirketin davalıdan alacaklı hale geldiğini, davalıya 17/08/2018 tarihinde borcunu ödemesi için ihtar çekildiğini, davalıdan bugüne kadar tahsilat sağlanmadığını, davalının borcunu dememesi üzerine ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itiraz ile takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz edilen alacak miktarının %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ticaret Odasına kayıtlı bir tacir veya bir kamu tüzel kişisi olmadığını, müvekkilinin özel bir şirkette sigortalı olarak çalıştığını, bu itirazlar yönünden dosyanın yetkili mahkeme olan, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, müvekkili tarafından verilen talimatların ve itirazların dikkate alınmayarak müvekkili hesabına zarar oluşturulduğunu, müvekkili tarafından saat 14.29 itibariyle verilen talimata uyulsaydı, 45.821,61.TL borç doğmayacağını, SPK düzenlemeleri gereği aracı kurumların telefon ile alınan müşteri emirlerine ilişkin ses kayıtlarını düzenli bir şekilde tutması ve istendiğinde SPK 'ya teslim etmeleri gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini,
davacı şirketin inkar tazminatı taleplerinin reddi ile davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmşitir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; davalı ( birleşen dosya davacısı) banka yatırım şirketinin, davacının ( birleşen dosya davalısı) talimatlarına uygun olarak işlem yaptığını, teminat açığının kapatılması hususunda gerekli bilginin verildiğini, pozisyonların kapatılması yönündeki talebinden sonra hesaba gelen EFT'nin teminat olarak kullanıldığını, bu nedenle davacının menfi tespit ve alacak davasının reddine karar verilmiş, birleşen davada davalının adına yatırılan teminat ve önceki eksi bakiyesi dikkate alınarak davanın kabulü ile alacağın likit olması da gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI-KARŞI DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı-karşı davılı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin düzenlendiği yerin Adana olduğunu, bu nedenle Adana mahkemelerinin yetkili olduğunu, İstanbul İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmadığını, yetki yerinin Adana İcra Müdürlük'leri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, Adana İcra Müdürlüğü yetkili olması gerekirken İstanbul İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğuna Yerel Mahkemenin karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından verilen talimat ve itizarlar dikkate alınmayarak müvekkili hesabında zarar oluşturulduğunu, müvekkilinin talimatlarına uyulmuş olması halinde borcun doğmayacağını,
dosyanın eksik incelendiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmeden önce delillerin tam olarak toplanmadığını, bu hali ile tanzim edilen raporunda eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişilerin SPK mevzuatı konusuna hakim olmadıklarını, dosyanın konusunda uzman, SPK mevzuatına hakim, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesi gerekirken eldeki raporla yetinildiğini beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Esas dava ve birleşe dava; sırasıyla bankacılık işlemlerinden kaynaklanan "Menfi Tespit" ve "İtirazın İptali" istemlerine ilişkindir.
Esas davada davacı ve birleşen davada davalı yan; davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile Borsa İstanbul A.Ş. Vadeli işlem ve obsiyon piyasasında alım satım işlemi gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından gerek sermaye piyasası mevzuatı ve gerekse davacı ile yapılan sözleşme hükümlerine aykırı olarak talimatların yerine getirilmediğini, talimata aykırı işlemler neticesinde davacının 45.821,61.TL zararının oluştuğu ileri sürmüş ve savunmuştur.
Birleşen davada davacı ve esas davada davalı yan; 05/04/2007 tarihinde Türev Araçları Alım Satım Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, vadeli işlem ve opsiyon piyasasında işlem gören bir sözleşmede pozisyon almak için, üyelerin Takas Merkezine ilgili kontrat için belirlenmiş olan başlangıç teminatını yatırmaları ve pozisyon açık kaldığı sürece "sürdürme teminatı" tutarını muhafaza etmeleri gerektiğini, davalının Takasbank'a olan toplam 45.821,61.TL tutarındaki takas yükümlülüğünü karşılamaması sonucu, şirket tarafından karşılanmasından ötürü şirketin davalıdan alacaklı hale geldiğin ileri sürmüş ve savunmuştur.
Mahkemece; esas davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, esas dava davacısı ve birleşen dava davalısı vekili tarafından verilen kararlar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı.
Opsiyon Sözleşmesinin belirli bir fiyat üzerinden sınırlı bir zaman dilimi içinde veya belli bir tarihte belirli bir varlığın satılması veya alınması konusunda diğer tarafa bir seçim hakkı tanıdığı, bunun karşılığı olarak da belirli bir bedele hak kazandığı sözleşme olduğu, taraflar arasındaki opsiyon sözleşmesi kapsamında davalı/birleşen dava davacısı banka yatırım şirketinin talimatlara uygun olarak işlem yaptığı, teminat açığının kapatılması hususunda gerekli bilginin verildiği,
işlem sahibinin 10/08/2018 14:30 ve 14:36 saatlerindeki konuşma kayıtlarından davacının EFT gelmemesi halinde pozisyonların kapatılması yönündeki talebinden sonra 20.000,00.TL gelmesi ve bu hesaba gelen EFT'nin teminat olarak kullanıldığına dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı/birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2106, K. 2024/1916, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama