KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2469 - 2024/2262
- Dosya no
- 2021/2469
- Karar no
- 2024/2262
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/10/2020
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
- Vekilleri
- Av.
- Davalılar
- 1 -...
- Vekili
- Av.
Karar Metni
2.203 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
: 2 -... TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT ZİRAİ ÜRÜNLER TEKSTİL RESTORAN VE DÜĞÜN SALONU METAL VE MOBİLYA TİCARET VE PAZARLAMA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU
Rücuen Tazminat(Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/12/2024
YAZIM TARİHİ : 25/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Genel Müdürlüğü ile davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı şirketlerin, müvekkili davacı ... Genel Müdürlüğü adına hizmet işlerini yürüttüğünü, söz konusu hizmet sözleşmeleri gereğince ve davalı şirketlere bağlı olarak çalışan işçilerden biri olan ...'ın geçirdiği kaza neticesinde kuruma ve davalı şirketlere maddi ve manevi tazminat davası açtığını, ...
Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı şirketlerin elemanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ve tazminatlar gibi tüm sorumlulukların şirketlere ait olup müvekkili kurumun bu konularda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; ... için 10/02/2016 (114.410,28.TL) 23/03/2016 (5.145,65.TL) ve 23/03/2016 (2.247,74.TL) tarihinde ödenen toplam 121.803,67.TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin yasal zamanaşımına uğradığını, kazanın oluşumunda tarafına yüklenecek hiçbir kusurun olmamasına ve tüm davalar esnasında tarafına yüklenen kusuru kabul etmemiş olmasına rağmen tarafına %25 kusur yüklendiğini, açılan davanın tarafına karşı açılmamış olduğu açıkça görüldüğünü belirterek, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmesi dışında tarafından talep edilen bir şeyin olmadığını, diğer davalı şirketten sözleşme hükümleri uyarınca rücuan tazmin talep edildiğini, bu nedenle tarafına yöneltilmiş talep olmadığından dosyadan taraf sıfatın olmadığından husumet nedeniyle hakkında açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Bilirkişi tarafından alınan 12/03/2020 tarihli raporunda; davalı ...'nın 9.135,27.TL, ... İnşaat Şirketi'nin 112.668,40.TL olmak üzere toplam 121.803,67.TL rücu hakkı bulunduğu anlaşılmış olup; Davanın kabulüne; 9.135,27.TL ..., 112.668,40.TL ... İnşaat. Taah. Turizm Zirai Ürün Tekstil Rest. Ve Düğün Salonu Metal ve Mob. Tic. ve Paz. Ltd. Şti'den olmak üzere toplam 121.803,67.TL alacağın 114.410,28.TL'sine ödeme tarihi olan 10.02.2016, 2.247,74.TL'sine ödeme tarihi olan 23.03.2016, 5.145,65.TL 'sine ödeme tarihi olan 24.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI ... TURİZM İNŞAAT LTD.ŞTİ VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf talebi ile. Kusur tespit raporunda müvekkili ... İnşaat şirketinin(...) %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı ...'nin kusur oranının %40 olduğunu, mahkeme ...
Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı şirketlerin elemanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ve tazminatlar gibi tüm sorumlulukların şirketlere ait olup ...'nin bu konularda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı savunmasını esas aldığını ve bilirkişi de raporunu bu şekilde düzenlendiğini,
... ile davalılar arasında yapılan sözleşmenin CEZAİ HÜKÜMLER başlıklı kısmının 28. Maddesinde ''işçilere herhangi bir kıdem tazminatı ve yasal bir ödeme yapma mecburiyeti olması halinde bu yasal ödemelerin yüklenici tarafından işçilere ödenmesinin belgelenmesini müteakiben idarece yükleniciye bu yasal ödemelerin yapılacaktır, bununla ilgili maliyetler teklif fiyatına dahil edilmeyecektir.'' sözleşmenin bu koşulları göz önüne alındığında davacının müvekkiline rücu hakkının olmadığının açık olduğunu,
iş kazası nedeni ile müvekkili işçiye bir ödeme yapsa dahi bunu davacı ...'den talep edebilecekken ...'nin kendi kusur oranına tekabül eden kısım için müvekkiline rücu edilmesinde yasal dayanak olmadığı gibi sözleşeme hükümlerine de aykırılık olduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin kendi kusur oranına tekabül eden kısmı davacıdan talep etmesi gerekirken davacı kendi kusur oranına göre yapmış olduğu ödemeyi de müvekkiline rücu ettiğini, mahkemenin kararının bu yönüyle yasaya ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, kazanın iş kazası olduğunu,
işbu davaya dayanak yapılan ödemelerden birini oluşturan maddi ve manevi tazminat davası konulu ....İş Mahkemesi'nin 09.07.2015 tarih ve ... Esas, ...
Esas sayılı kararından da anlaşılacağı üzere kazanın 21.03.2005 tarihinde İş yerinde oluştuğunu, bu durum da göstermektedir ki alacağın hem 2918 sayılı K.T.K. hükümleri gereğince, hem de B.K. hükümleri uyarınca zaman aşımına uğradığını, kazaya sebep olan aracın davacı yana ait bir araç olduğunu, aracın sigortasının bulunduğunu, bu konuda sigorta şirketinden tazminatlar talep edilmek gerekirken müvekkilinden talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarih ...
Esas, ... Karar nolu kanun ve sözleşmeye aykırı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Rücuen Tazminat" talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'ın davalı alt yüklenici şirket nezdinde çalışmakta olduğunu, sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanması neticesinde açmış olduğu tazminat davasının işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden aralarındaki sözleşme gereğince davalıların sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davalı ... Turizm Ltd.Şti vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak dava dışı işçi tarafından .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında açılan davada davacı şirketin % 40, davalı şirketin % 10, yaralanan işçinin %25 ve davalı taşeron işçisi ...'ın ise %25 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek işçi lehine davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karar Yargıtay 21. H.D denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Davacı ve davalı ... Turizm Ltd Şti arasındaki hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde; akdedilen hizmet alım sözleşmelerinin 23. Maddesinde“Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” Şeklinde belirlendiği tespit edilmiştir.
Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünün ilgili Çalışanların kazaya uğramaları başlıklı 40. Maddesinde “Yüklenicinin önlemler almasına rağmen olabilecek kazalarda, yüklenicinin işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminat yükleniciye aittir. Ayrıca işçi ve personelden iş başında veya işe bağlı nedenlerle ölenlerin defin giderleri ile ailelerine ödenecek tazminatın tümü de yüklenici tarafından karşılanır.
Yüklenici bu hususta, yürürlükte bulunan genel hükümlere uyacaktır.”şeklinde olduğu görüldüğünden davacı tarafın dava dışı işçiye ödediği iş kazası tazminatını davalı şirkete rücu imkanının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinin yukarıda zikredilen ilgili hükümleri gereğince davacı kurumun kendi kusuruna denk gelen tutarı da (%40) davalı yüklenici şirkete rücu edebileceği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; sözleşmenin bu hükmünün; işverenin kusur ve ihmallerinden de taşeronun sorumlu olacağı şeklinde yorumlanmasının olanaklı olmadığı, davacının kendi kusur ve ihmalinden kaynaklanan sorumluluğunun baki olduğu, başka bir anlatımla davacı kendi kusurundan sorumluluğunun bulunduğu,
sözleşmede asıl işverenin kusurundan davalı alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup davacı asıl işverenin, meydana gelen iş kazasında % 40 oranında kusurlu olduğu ve oluşan zarardan bu oranda sorumlu olacağı, kendi kusuruna denk gelen tutarı davalı şirkete rücu imkanı bulunmadığından ilk derece mahkemesinin kararının bu yönüyle hatalı olduğu, davalı şirket vekilinin istinafının haklı olduğu anlaşılmıştır.(Aynı Yönde Yargıtay 23.H.D 2017/3126 Esas 2020/2914/Karar sayılı ilamı)
Davalı şirketin alacağın zaman aşımına uğradığı yönündeki istinaf sebebi yönünden; davalı şirket vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı ve bu hususu cevap dilekçesinde savunma olarak belirtmemiş olması karşısında usulüne uygun zaman aşımı savunmasında bulunulmadığından istinaf aşamasında belirttiği zaman aşımı savunması yerinde görülmemiştir.
Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen İş mahkemesince alınan 28.04.2015 tarihli hesap raporuna göre, dava dışı işçinin %25 kusurlu olduğu, kalan %75 kusurun diğer davalılarda olduğu, dava dışı işçinin kusurunun mahsubu sonucu 51.737,52 TL tazminat hesaplandığının görüldüğü, davacının dava dışı işçiye icra dosyası ile toplamda 121.803,67 TL ödeme yaptığı, işçinin kendi kusuru dışında kalan %75 kusur oranının yapılan ödemeye oranlanması sonucu 1.624,04 TL hesaplandığı, davalı ...
Turizm'in %10 kusurunun bulunduğu, ayrıca diğer davalı ...'ın da davalı şirketin işçisi olması sebebiyle onun kusuruna denk gelen %25 kusur oranında adam çalıştıranın sorumluluğu gereğince sorumlu olması gerektiği, bu sebeple davalı şirketin toplamda %35 kusur oranında sorumlu olması gerektiği ve davacının bu miktar üzerinden davalı şirkete rücu şartlarının oluştuğu, dairemizce yapılan hesaplamaya göre (1.624,04x35=56.841,40) 56.841,40 TL olduğu anlaşıldığından,
mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı şirket yönünden 112.668,40 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davalı ... yönünden. Dava dosyası kapsamında Toplu İş Sözleşmesi'nin 61. Maddesi e) bendinde “Trafik kazası sonucu husule gelen hasar ve tazminatın Hasar ve Zarar Tespit Komisyonunca yapılan tespit sonucu ya da idari adli mercilerce yapılan tespit sonucu suç tespitine göre şoföre isabet edenin %70'i işveren tarafından işletme masrafı olarak ödenir. Üçüncü kişilere ödenecek hasar ve tazminatlarda da bu yol uygulanır.
Böylece işverende mal sahibi olarak katkıda bulunur.” hükmüne yer verilmiştir. Davalı ...'ın olayda %25 kusurlu olduğu, bu kusur oranına göre 40.601,00 TL tazminat miktarından sorumlu olduğu(1.624,04x25=40.601,00) ancak TİS 61.maddesi işçinin lehine düzenleme getirdiği, bu maddeye göre işçinin %70 kusurunun işveren tarafından karşılanması gerektiği, kalan %30 kusurdan işçinin sorumlu olduğu bu miktarın da 12.180,30TL (40.601,00x%30=12.180,30) olduğu,
davalı ... yönünden rücu edilecek miktarın bu miktar olması gerektiği ancak istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sadece diğer davalı şirket olması sebebiyle tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek davalı ... yönünden ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan 9.135,27 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden hüküm kurulmasına, davanın toplam 56.841,40.TL için kısmen kabulü ile, bu miktarın 9.135,27.TL'sinin davalı ...'dan (diğer davalı açısından hükmedilen miktara tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), 56.841,40.TL'sinin davalı ... İnşaat Taah.
Tur.Zir.Ür.Ltd.Şti 'den (diğer davalı açısından hükmedilen miktara tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsiline, 5.145,65.TL'sinin ödeme tarihi olan 24.03.2016 tarihinden itibaren, 2.247,74.TL'sine 23.03.2016 tarihinden itibaren, kalan 49.448,01,TL'sine 10.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiş buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2469, K. 2024/2262, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama