KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/2479
- Karar no
- 2024/2133
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 16/12/2024
- Yazım tarihi
- 16/12/2024
Karar Metni
1.525 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. Müvekkili şirketin davalı şirkete veresiye akaryakıt verdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin cari hesap usulüne göre çalıştıklarını, cari hesap kayıtlarının incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını, davalı şirketin 01.03.2017 ile 07.08.2017 tarihleri arasında düzenlenen akaryakıt veresiye fişleri ve faturalardan kaynaklanan 20.609,45.TL'lik borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının ödeme emrinin tebliğini müteakip haksız yere icra takibine itiraz ederek icra takibini durdurduklarını, bu sebeple davanın kabulüne, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, yapılan kötüniyetli itiraz nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı'nın takip dayanağı olarak bir takım veresiye fişlerine dayandığını, ancak dayanak belgelerin müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, dava konusu borçtan icra takibi nedeniyle haberdar olunduğunu, davacıya hiçbir borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile; toplanan deliller, celp edilen SGK ve trafik tescil kayıtları, dosyaya sunulan veresiye satış fişi ve tahsilat makbuzları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında veresiye akaryakıt satışından kaynaklı bir hukuki ilişkinin mevcut olduğunu, bu kapsamda davalının farklı tarihlerde davacıdan veresiye akaryakıt satın aldığını, ancak davacı tarafından dosyaya sunulan bir veresiye fişlerinde bulunan araçların davalı adına kayıtlı olmadığı gibi yakıt alımı yapan personelin de davalının personeli olmadığını,
bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanan ve pompa fişleri ile uyumlu satışlar toplamı nazara alındığında, kök bilirkişi raporunda ikinci görüş olarak belirtilen hesaplamaya itibar edilebileceğini, bu görüşe göre yapılan hesaplamada ... tarafından imzalanan veresiye fişlerinin toplamının 3.912,51.TL olduğunu, veresiye fişleri ile birebir örtüşen pompa fişlerinin toplamının da 8.911,45.TL olduğunu,
bu hali ile toplam 12.823,96.TL veresiye akaryakıt alındığını bunun dışında diğer akaryakıt alımlarının davalı şirket ile herhangi bir ilgisinin olmadığı anlaşılmakla işbu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile.
Mahkemece veresiye fişlerinde bulunan araçların davalı şirkete ait olmadığı belirtilerek davanın kısmi reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesinde veresiye fişlerinin plakalarının yer aldığı araçların kendi şirketlerine ait olmadığı yönünde bir iddia ve talepte bulunmadığını, bu nedenle mahkemece bu yönde yapılan tespit ve değerlendirmeler iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi ve dahi taleple bağlılık ilkesine aykırılık sonucunu doğuracağından kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket kendi adına tescilli olmaksızın kullanmış olduğu araçlar için de müvekkili şirketten akaryakıt aldığını,
şirket çalışanı olmayan kişilere de şirket nam ve hesabına akaryakıt aldırıldığını, bu hususun davalının ticari defterlerinden de açıkça görüldüğünü, taşıma faaliyetinde bulunan şirketlerin kendi araç filoları yetersiz kaldığında 3. şahıslardan ve/veya firmalardan araç kiralama yoluna başvurduğunu ve kiralama ücretinin bir kısmı karşılığında anlaşmalı olduğu akaryakıt istasyonundan akaryakıt aldırması yaygın bir uygulama olduğunu, davalı şirketçe yapılan akaryakıt alımlarının bu uygulamaya dayandığını,
dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda yer alan ve itiraz edilen ancak ek raporda dahi değerlendirilmeyen hususlar bulunmakta olup, bu durumun yargılamanın eksik ve hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirket yetkilisi ...'in imzasını taşıyan 3 adet toplam 3.912,51.TL değerindeki veresiye fişinin dikkate alınmadığını, pompa satış fişleri ile birebir örtüşen akaryakıt veresiye fişlerinin toplam değerinin 9.554,16.TL olduğunu, bilirkişi raporunda bu rakamı 8.911,45.TL olarak hatalı hesapladığını, mahkemece de bu maddi hata gözetilmeksizin hatalı hüküm tesis edildiğini,
vadeli satış usulü müvekkili şirket ile davalı arasında teamül haline gelmiş bir uygulama olduğunu, buna ilişkin de hüküm kurulurken bir değerlendirme yapılmadığını, davalı şirketin muavin defterinde 01/03/2017 tarihli 229,35.TL bedelli akaryakıt satış fişi yer almasına rağmen bilirkişinin her iki görüşte de bu fişi hesaplamaya dahil etmediğini ve mahkemece de bu maddi hata gözetilmeksizin hatalı hüküm tesis edildiğini, 26/07/2017 tarihli 2.498,98.TL bedelli,
24/07/2017 tarihli 1.978.TL bedelli ve 18/07/2017 tarihli 2.665,80.TL bedelli veresiye fişleri hesaplamaların hiçbirinde dikkate alınmadığını ve mahkemece de bu maddi hata gözetilmeksizin hatalı hüküm tesis edildiğini, Bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası üzerinden tesis edilen 16/09/2021 tarihli hükmünün davanın kısmen reddine ilişkin kısımlarının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf talebi ile.
Mahkeme'nin gerekçeli kararını kök bilirkişi raporunda ikinci görüş olarak belirtilen hesaplamaya itibar ederek verdiğini, hükme esas teşkil eden 01.02.2021 tarihli bilirkişi kök raporunun 4. sayfasının B maddesinde bildirilmiş olan 2017 yılına ait davalı şirketin davacıdan 68.911,33.TL’lik akaryakıt alışının olduğunu, söz konusu akaryakıt bedellerinin nakit, peşin olarak ödendiği şeklinde kayıt olduğunu ancak ödemelere ilişkin herhangi bir belgenin tespit edilemediğinin ifade edildiğini,
tahsilat makbuzları ve banka sliplerinden görüleceği üzere 2017 yılı içerisindeki 68.911,33.TL tutarındaki akaryakıt alışına dair tüm ödemelerin davalı şirket tarafından yapıldığını, davalı müvekkili şirket tarafından alınan akaryakıt bedellerinin tamamı ödenmiş olup, davacı tarafa hiçbir borç bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen alacağın belirlenebilir, muayyen ve likit olmadığını, alacağın var olup olmadığı ve var ise ne miktarda olduğunun yargılamaya muhtaç olduğunu, iki defa bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bu incelemeler neticesinde ise davacının alacak talebinin bir kısmının kabul edildiğini,
sadece bu durum dahi davacı lehine hükmedilmiş olan %20 oranındaki icra inkar tazminatının kaldırılmasını gerektirdiğini, davalı şirketin davacıya bir borcu olmadığını, alınan akaryakıt bedellerinin ise ödenmiş olduğunun görüldüğünü, müvekkili aleyhine açılmış olan davada davacı tarafın davasını ispat edemediğini, bu nedenlerle.
İstinaf talebinin kabulünü, Tehiri icra talebinin kabulünü, hatalı, hukuka ve yargıtay İçtihatlarına aykırı olan yukarıda adı geçen kararın istinaf incelemesi ile davalı müvekkili lehine bozulmasını/kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, veresiye fişlerinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, veresiye fişlerine konu yakıtı davalı tarafa teslim ettiğini, teslim fişlerinin altında bulunan kişilerin davalı çalışanı olduğunu, davalı tarafından akaryakıt teslim alınmasına rağmen borcun ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İşbu davada ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, veresiye fişlerine konu yakıtı davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Yakıtın teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dava konusu veresiye fişlerine konu yakıtın tesliminin yapıldığının ispat yükünün davacıda olduğu, davacının incelenen ticari defter ve belgelerine göre veresiye fişlerinin davacı defterde toplu olarak kaydedildiği, tek başına alacağın varlığını ispatlayamayacağı, pompa fişleri ile birebir örtüşen veresiye fişlerinin bulunduğu, bu fişlerin toplam değerinin 8.911,45 TL olduğu,
yine davalı yetkili temsilcisi olan ... tarafından imzalanan veresiye fişlerinin toplamının ise 3.912,51 TL olduğu, bu haliyle davacının davalı tarafa 12.823,96 TL akaryakıt teslim ettiği, geriye kalan akaryakıtın teslim edildiğinin davacı tarafından ticari defter kayıt ve belgelerle ispatlanamadığı, davalı tarafından teslim alınan 12.823,96 TL olan mal bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı nitekim davalı tarafından sunulan bir kısım tahsilat makbuzlarının ve kredi kartı sliplerinin hangi borca karşılık ödendiğinin belli olmadığı,
yine alacağın likit olması sebebiyle kabul edilen alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2479, K. 2024/2133, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama