KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/491
- Karar no
- 2024/209
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2020
- Numarası
- ... ESAS-... KARAR
- Davacı
- ...-T.C....
- Vekili
- Av. ... - [... ] UETS
- Davalı
- ...-...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 12/02/2024
- Yazım tarihi
- 12/02/2024
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında yıllardır süren ticari ilişkinin bulunduğu, yapılması gereken ödemelerin süresinde yapılmadığı, parça parça ödemeler yapılarak müvekkil tarafın oyalandığı, bu sebeple ... İcra Müdürlüğü’nde ... E. sayılı icra takibinin başlatıldığı, takibe herhangi bir borcumuz yoktur denilerek itiraz edildiği, borçlu taraf itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu belirtilerek, davanın kabulü ile borçlu taraf itirazlarının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacının davasının kısmen kabulü ile ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 76.636,30 TL asıl alacak, 2.895,48 TL işlemiş faizi üzerinden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişki olup davalı tarafça ödemelerin yapılmaması üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davalı tarafın haksız ve kötü niyetle itirazda bulunduğunu, bu durum üzerine itirazın iptali davası açıldığını, ancak mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça dava dosyasına ticari defterler sunulmadığı ve tek taraflı olarak tarafın defterleri incelenerek karar verildiğini, bilirkişi raporunda,
2017 yılındaki defterlerden bahsedilmiş fakat bilirkişi tarafından iş bu defterdeki kayıtlar hiçbir hesaplamaya iş bu defter dahil edilmediğini, taraflarınca iş bu hususa dikkat çekilmiş ve icra takibine konu etmedikleri daha önce yapılan ödemeleri mahsup edlien 2017 yılına ve 2018 yılına ait fatura bulunduğunu beyan edilmiş ise de;
karşı tarafın herhangi bir ödeme iddiası bulunmaması rağmen 2018 yılı defter açılışındaki rakamın kabul edilmesi gerektiği ve bu tarihten sonra yapılan tüm ödemelerin açılış rakamı sonrasından mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilerek takip tarihi itibariyle 76.636,30 TL alacaklı olduklarının tespiti yapıldığını, halbuki bilirkişi raporunda belirtilen ödemeler icra takibine konu edilmeyen 20/04/2017 ile 03/01/2018 tarihleri arasında düzenlenen 30 adet faturaya mahsup edildiğini bu nedenle de bu faturalar icra takibine konu edilmediğini,
iş bu faturaların suretlerini ve davalı tarafından gönderilen ödemelere ilişkin banka kayıtlarını dosya içerisine sunduklarını ancak bu hususta yine aynı gerekçe ile 2017 yılına ilişkin kayıtlar ve ödeme dökümleri incelenmediğini, müvekkili tarafından davalıya düzenli olarak mal verildiğini, verilen mallara ilişkin fatura kesildiğini, iş davalı tarafça verilen malı ve borcunun olduğunu bilmesine rağmen herhangi bir borcum yok diye kötü niyetli olarak borca itirazda bulunduğunu bu nedenle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
bu nedenlerle mahkemece verilen kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılarak tüm defterler üzerinde inceleme yapılarak sonucunda davanın kabulüne karar verilmesini, kötü niyetli davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibarıyla "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
" talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle, müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki kapsamında ödenmeyen borçtan dolayı yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durdurulduğundan bahisle itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiş, davalı şirket vekilince davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelmesi, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesindeki yargılaması sırasında, 07.01.2020 günlü (1) no'lu celsesinde tarafların duruşmada hazır bulunan vekillerine müvekkillerinin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz etmeleri konusunda kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan ticari defterler ve kayıtlar bilirkişi marifetiyle incelendiği, davalı şirketin ticari defterleri ise dosyaya ibraz edilmediğinden incelenemediği anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından. davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlar incelenmek suretiyle düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında, 2018 yılı ticari defterinin 01.01.2028 tarihli açılış kaydında davalı şirketten 17.197,00 TL alacak kaydının bulunduğu, tarafların Bilanço Satış (BS) ve Bilanço Alış (BA) formlarının karşılaştırılmasında 2018 yılında davacı tarafından 29 adet fatura ile KDV hariç 158.526,00 TL tutarlı satış işlemi yapıldığının ve davalı şirket tarafından 30 adet fatura ile KDV hariç 173.217,00 TL tutarlı mal alındığının beyan edildiği, karşılıklı beyanların uyumlu olmadığı,
BS/BA formlarının ticari defter kayıtları esas alınarak hazırlanmış olması ve davacının beyanının davalı şirketin beyanını kapsamış olması nedeniyle davacı defter kayıtlarının hesaplamaya esas kabul edildiği, tarafların 2019 yılına ait BS ve BA formlarında karşılıklı olarak4 adet fatura ile KDV hariç 37.713,00 TL tutarlı alış veriş işleminin yapıldığının beyan edildiği ve tarafların beyanlarının uyumlu olduğu tespitine yer verilmiş,
davacı tarafın ticari defter ve kayıtları esas alınarak davacının davalı şirketten 76.636,30 TL alacaklı olduğu ve bu tutara takip tarihi itibariyle 2.895,48 TL faiz yürütülerek toplam alacak tutarının 79.531,78 TL olduğu hususunda görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede, mahkemece, duruşmanın (1) no'lu celsesinde taraflara usulüne uygun olarak sonuçları ihtar edilmek suretiyle kesin süre verilmesine rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeyen davalı şirketin vekilinin (4) no'lu celsesinde aynı konuda yeniden süre verilmesi talebinin reddedilmesinde usule aykırı bir yön görülmediği gibi,
davacının 2018 yılına ait ticari defter kayıtlarının açılış kaydında davalı şirketten olan 2017 yılından devreden alacağı hesaplamaya dahil edilmek suretiyle davacının kendi ticari defter ve kayıtlarındaki davalı şirketten alacak ve tahsilat tutarları esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamayı içeren bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, ticari alım satımdan kaynaklanan alacağın varlığını ve miktarını belirlemeye elverişli unsurların takip tarihi itibariyle taraflarca bilinebilir ve bu itibarla alacağın likit nitelikte olduğu ve davacı tarafın inkar tazminatı talebinin de bulunduğu gözetilerek İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 76.636,30 TL asıl alacak, 2.895,48 TL işlemiş faizi üzerinden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan 79.531,78.TL alacağın %20'si oranına karşılık gelen 15.906,35.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/491, K. 2024/209, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama