KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/540
- Karar no
- 2024/28
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ... TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/01/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - TCK NO: ...
- Vekili
- Av. ..., [... ] UETS
- Davalı
- ... -TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ..., [... ] UETS
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/01/2024
- Yazım tarihi
- 19/01/2024
Karar Metni
1.377 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
.... ... Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeni ile müvekkili tarafından davalı yana verilen mal ve hizmet karşılığında kesilen faturanın davalı tarafça ödenmemesi nedeni ile alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız olarak borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrca borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı açılan davanın, yasada öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkilinin borçlu olduğu iddia edilen faturaya konu malzemenin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin, davacıya bu faturadan dolayı borçlu olmak bir yana, tam tersi davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından gerek davacı ...'a, gerekse onun isteği ile onun tek yetkilisi olduğu ... Teknolojileri Yapı Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye, nakit ve çek olarak ödenen 176.500,00.TL'nin davacının da kabulünde olduğunu beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dosyaya ibraz edilen belgeler ile bunlara dayanılarak alınan bilimsel ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporuna göre davalının defterlerine göre takibe konu faturada dahil olmak üzere toplam 3 fatura karşılığı davacıdan 224.959,92.TL tutarında mal alındığı ve bu mallar karşılığında davacıya toplam 176.500,00.TL ödeme yapıldığı ve halen bakiye 48.459,92.TL borçlarının bulunduğunun belirtilmesine göre davanın kabulü ile davalının ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin davalı yönünden 48.459,92.TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına, alacağın likit olması nedeni ile hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında 9.691,98.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari defterlerini ibraz etmeyenin davacı olduğunu, icra takibine konu edilen faturaya yönelik BS form beyannamelerinde bildirim de yapmadığını, mahkemece kararın yanlış tespitlere dayalı olarak verildiğini, mahkemenin hukuki değerlendirme konusunda bilirkişinin yetki ve bilgi sınırlarını aşarak raporuna yazdığı hususunu sadece raporda yazıyor diye kararına gerekçe yapamayacağını, bu durumun yasal olmadığını, müvekkiline ait ticari defterlerin ibrazını isteyen davacı tarafın bu defterlerdeki kayıtlara münhasıran delil olarak dayandığını, bu kayıtları kabul edeceğini belirttiğini,
ibraz etmiş olunan usulüne uygun tutulan defterlerdeki kayıtlara göre hüküm tesis edilmesi ve müvekkilinin borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin defterlerine münhasıran delil olarak dayanmış olan davacı tarafın artık diğer delillere dayanamayacağını ve ticari defterlerdeki kayıtların aksini ispatlamaya girişemeyeceğini, defterlerin delil olarak kullanılırken bunların dayanağı olan belgelerin de ibrazının şart koşulamayacağını, dosyaya sunulan raporda bilirkişinin müvekkilinin defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının takip konusu faturayı BS form beyannamelerinde bildirim yapmadığını,
müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarına göre muhasebe kayıtlarında borcu olmadığının görüldüğünü belirttiğini, bilirkişinin bütün tespitlerini yaptıktan sonra yasal mevzuata ve geçerli kabullere aykırı olarak müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olan ödemeleri dayanak belgeler ile ispat etmeleri gerektiği yönündeki yanlış hukuki değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkiline karşı açılan davanın zamanaşımına uğradığını,
müvekkilinin borçlu olduğu iddia edilen faturaya konu malzemenin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve fatura konusu malların teslim edilmediğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ...'ye karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 29/05/2018 tarihli,... seri numaralı ve KDV hariç 118.644,00.TL bedelli fatura olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, 2004 sayılı İİK'nın 67/1 maddesindeki açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz(HGK.nın 20/10/2020 tarih, 2020/(19)11- 357 E., 2020/794 K. sayılı ilamı).
Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 10/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun takibe 12/04/2019 tarihine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce 12/04/2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği ancak icra takip dosyasında borca itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Anılan yasa maddesinde açıkça itirazın iptali davasına yönelik hak düşürücü sürenin işlemeye başlaması için itirazın tebliği şartı aranmakta olup, icra takip dosyasında da alacaklı vekiline itirazın tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı bu suretle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebinin haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
6100 sayılı HMK 222/5 maddesi “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir, ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibraz eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” hükmünü taşımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı delillerini, davalının ticari defterlerine hasretmiş, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davalının ticari defterlerine göre kayıtlı ödemeler nedeniyle davalının, davacıya borçlu bulunmadığı, ancak, davalının ödemelerini ispat edemediği mütalaa edilmiş, yargılama sonunda davalının ödemelerini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı, münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmış olup,
davalının usulüne uygun düzenlenen ticari defterlerine göre yapılan ödemeler nedeniyle davalının borçlu olmadığının anlaşılması karşısında ticari defter kayıtlarının dayanaklarının sıhhatli olup olmadığının araştırılması ve bu konuda ispat külfetinin davalıya yükletilmesi mümkün değildir.(Bkz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/2109 Esas, 2019/5728 Karar sayılı kararı) Bu nedenle davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin istinafında haklı olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/540, K. 2024/28, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama