KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2021
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/792 - 2021/1370
- Dosya no
- 2021/792
- Karar no
- 2021/1370
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... ESAS-... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- AV.
- Davalı
- ...
- Vekili
- AV.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/11/2021
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı aleyhine, davacıya olan borçlarından dolayı Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emri davalı borçluya tebliğ edildiği, davalının icra dosyasına yapmış olduğu ... tarihli haksız itirazlarında, davacıya borçları bulunmadığından bahisle borcun tamamına, asıl alacağa ve işlemiş faize itiraz ederek icra takibinin durdurulduğu, davalının yapmış olduğu itirazında haksız olduğu, bu nedenle 23.431,42.TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki itirazında bulundukları, davalının adresinin Mersin olması nedeniyle davanın Mersin ilinde açılması gerektiği, davacı yanın taraflar arasındaki güven ilişkisinden faydalanıp teslim etmediği ürünlere ilişkin olarak fatura tanzim etmek suretiyle bu faturayı tahsil etme çabasında olduğu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamı incelendiğinde davalının ikamet adresinin Mersin olduğu, taraflar arasında mevcut herhangi bir yazılı sözleşmenin ibraz edilmediği, bu itibarla sözleşmenin ifa yeri konusunda herhangi bir belirleme yapılamadığı, 6100 Sayılı HMK’nın 6. maddesine göre icra takibini yapmaya ve buna bağlı olarak itirazın iptali davasını bakmaya davalının yerleşim yerinde bulunan Mersin İcra Daireleri'nin ve Mahkemeleri'nin yetkili olduğu, dava konusu uyuşmazlık yönünden takibi yapmaya yetkili icra dairesinin Mersin İcra Daireleri olması nedeniyle Adana’da yürütülen icra takibinin geçerli bir icra takibi olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkemece verilen kararın hem yargılama tekniği açısından hatalı olup aynı zamanda usul hükümlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle mahkeme ilamının kaldırılmasını ve dosyanın istinaf incelemesi sonucunda esastan incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibarıyla "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılar arasında iş ortaklığı bulunduğunu ve iş ortaklığının davacı şirkete borcu bulunduğunu, davalıların borcu ödemediklerini ve icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerininden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ... tarihli duruşmada her iki davalı arasındaki davanın tefrik edilerek, davalı ... Akaryakıt Ltd Şti bakımından bu davalının Mersin ilinde ikamet ettiğinden bahisle yetkisizlik kararı verildiği iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri bakımından çözümlenmesi gereken sorun tefrik kararı ve yetkisizlik kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.
İcra takip dosyasının incelenmesinden davalı ... Ltd Şti'nin itiraz dilekçesinde firmalarının ve ... firması ile kurdukları iş ortaklığının davacıya bir borcu bulunmadığı belirtilerek yetki itirazında bulundukları, davalı ...'inde itiraz dilekçesinde ... Ltd Şti ile kurdukları iş ortaklığının davacıya bir borçlarının olmadığı belirtilmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesinin incelenmesinden de davalı ... ile iş ortaklığı kabul edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur.
Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir.
Ortakların, aksine bir sözleşmenin varlığı kanıtlanamadığı takdirde ortaklık borçları ile gelirlerinden eşit oranda hak ve sorumluluk sahibi oldukları kabul edilmelidir. (Yargıtay 3.HD'sinin 2020/11215-6844 EK sayılı kararı, Yargıtay 13.HD'sinin 2016/6603-2018/10443 EK sayılı kararı, Yargıtay 22.HD'sinin 2017/19163-2019/1592 EK sayılı kararları benzer mahiyettedir.)
HMK'nun 7/1 maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Somut dosyamızda davalıların icra takibine itiraz dilekçelerinde adi ortaklık ilişkisini kabul ettikleri, davacının alacağını müteselsil sorumluluk esası uyarınca adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her ikisinden talep ettiği, adi ortaklığı oluşturan diğer davalı ...'in Adana ilinde ikamet ettiği, HMK'nun 7/1 maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğinden, ilk derece mahkemesince her iki davalıya karşı açılan davanın birlikte görülerek sonuçlandırılması gerkirken tefrik kararı verilmesinin ve akabinde davalı ... Ltd. Şti. bakımından yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek hüküm fıkrası aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/792, K. 2021/1370, 24 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama