KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/130
- Karar no
- 2024/2264
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... -...- ...
- Davalı
- ... -...- ...
- Vekili
- Av. ...-
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Bonodan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 25/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/12/2024
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı, davalı alacaklının .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile 105.000,00.TL borçlu olduğu iddiası ile hakkında icra takibi başlatıldığını, alacağa konu 7 senet üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, kendisinin bilgisi dışında sekreteri ve muhasebe işlerine bakan ... isimli şahıs tarafından kendi imzası taklit edilmek suretiyle senet tanzim edilerek alacaklılara verilmiş sahte senetler olduğunu, yapılan senetlerde hem şirketinin borçlu gösterildiğini hem de kendisini müteselsil kefil olarak göstermek suretiyle borç altına sokulduğunu, bu nedenlerle alacağa konu 7 adet senet aslının ....
İcra Müdürlüğü'nden celbini talep ettiğini, kendisinin yazı ve imza örnekleri ile bilgisi dışında sahte olarak senet tanzim eden ... isimli şahsın yazı ve imza örneklerinin mukayesesinin yapılmak suretiyle senetler üzerindeki yazı ve imza örneklerinin kendisine ait olmadığının tespiti ile talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, dava konusu senetlerin kambiyo senedi olup, kambiyo senedi ile ilgili açılan davalar niteliği gereği ticari iş sayıldığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmasının gerektiğini, bu sebeple görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine müvekkil tarafından ciranta olarak icra takibi başlatıldığını, dolayısıyla müvekkilin davacı borçlunun imzasının doğruluğunu ve geçerliliğini kontrol edip bilebilecek durumda olmadığını ancak davacı borçlu tarafından Adana Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine ... soruşturma numaralı dosya üzerinden yapılan incelemede müvekkili aleyhine takipsizlik kararı verildiğini ve dava konusu senetlerdeki imzaların davacı borçlu ...'e ait olduğunun tespit edildiğini,
bu nedenlerle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Adana Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " mahkememiz önündeki uyuşmazlığın takibe konu davacının avalist konumunda bulunduğu bonolar üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle borcun yokluğunun tespitine ilişkin dava olup,
davacı tarafından takip kesinleştikten sonra 058/12/2017 tarihinde borcu kısmen dahi olsa kabul ederek borç nedeni ile ödeme taahhüdünde bulunmuş olmasına göre Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin emsal nitelikli 2016/18076 E 2017/1940 K sayılı ve 2014/14997 E 2015/155 K sayılı ilamlarında da açıkça anlatıldığı üzere borçlu tarafından takibin kesinleşmesinden sonra ve takibin kesinleşmesi nedeni ile manevi cebir unsuru bulunmaksızın icra takibindeki borcun kabul edilip ödeme taahhüdünde bulunduktan sonra iş bu menfi tespit davasının açamayacağı anlaşıldığından davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davaya konu senetteki imzaların kendisine ait olmadığını, örnek imzalarının toplanmasına rağmen Adli Tıp Kurumuna gönderilmediğini, senetlerdeki imzaların yanında çalışan ... isimli muhasebe işlerine yapan bayanın eli ürünü olduğunu, yazı ve imza örnekleri incelendiğinde bu yazıların sonradan yazıldığı ve başka kalemle yazıldığının açık bir şekilde ortaya çıkacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 7 adet bonoya dayanılarak hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, ancak, takibin dayanağı olan bonolar üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığı, bonoların, bilgisi dışında sekreteri olan ... tarafından, imzası taklit edilmek suretiyle düzenlenmiş sahte bonolar olduğu iddia edilerek,
bu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, dava konusu bonolarda ciranta olduğunu, davacının imzasının doğruluğunu ve geçerliliğini kontrol edip bilebilecek durumda olmadığını, bu hususta başlatılan soruşturmada, bonolardaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilerek takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosya ile davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu ile dava dışı borçlular ..., ... Konfeksiyon ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 7 adet bono olduğu ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından, dava konusu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığının iddia edildiği, imzası inkar edilmiş bonolar altındaki imzanın borçlu-davacıya ait olduğunun ispat külfetinin, bonoların hamili olan davalı alacaklıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, .... İcra Müdürlüğü tarafından 08/12/2017 tarihinde yapılan haciz esnasında, davacının ".. Borcun hepsi bana ait değildir, bana ait olan miktarı öderim dedi.
35.000 TL olan miktarına taahhütde bulunurum dedi..." şeklinde taahhütte bulunduğu ve borç nedeniyle ödeme taahhüdünde bulunulmuş olmasından sonra menfi tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu bonoların, davacının dava dışı keşideci ... şirketinin yetkilisi olarak düzenlendiği, ayrıca davacının bonolarda aval olarak imzasının bulunduğu, icra müdürlüğü tarafından 08/12/2017 tarihinde yapılan haczin, dava dışı borçlu ...
Konfeksiyon San.Tic. ve Paz. Ltd.
Şti, yönünden yapıldığı ve verilen ödeme taahhüdünün dava dışı bu borçlu yönünden değerlendirilebileceği, davacının, takibin dayanağı olan bonolarda avalist konumunda bulunduğu ve davacı yönünden yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi, asaleten verilmiş bir ödeme taahhüdünün de olmadığı, davacı tarafından, bonolar üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığının iddia edildiği, menfi tespit davasının dayanağı olan sahtecilik def’i, mutlak def’ilerden olup, kambiyo senedinde imza inkarında bulunandan sonra gelen herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı ise, dava konusu bonoları ciro yoluyla devralmış olup, halen bononun hamili olduğu,
dolayısıyla sahtecilik def'inin, davalıya karşı da ileri sürülmesinin mümkün olduğu, Adana C.Başsavcılığı tarafından, dava konusu bonolarla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan başlatılan ... sayılı soruşturma kapsamında Adana Kriminal Polis Laboratuvarından alınan raporda, bonolardaki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilmiş ise de, davacı tarafından bu rapora itiraz edildiği,
bu nedenle mahkemece, davacının, resmi kurumlarda bulunan ve dava konusu bonoların düzenleme tarihlerinden önceki dönemlere ait mukayese imzalarını içeren yeterli miktarda belge asıllarının getirtilip, mahkemece alınacak davacı imzaları ile birlikte mukayeseye sunularak, uyuşmazlık konusu bonolardaki imzanın aidiyeti yönünde Adli Tıp Kurumundan , Üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi'nden seçilecek grafoloji dalında uzman bilirkişi kurulundan veya bu konuda uzman kurum ya da bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karar kaldırılarak, yeniden karar verilmek üzere, dosyanın HMK'nun 353/1-a-6 maddesince mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/130, K. 2024/2264, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama